Işte Türk Olmanin Kurallari

Konusu 'Sohbet' forumundadır ve abdulkadir tarafından 24 Nisan 2008 başlatılmıştır.

  1. abdulkadir Well-Known Member


    İşte Türk olmanın kuralları

    Daha birinci telefon zili çaldığında telefonun başına dikilir ama açmak için ikinci kez çalmasını bekler.

    Yeni yapılmış bir binanın yeni takılmış camına beyaz boyayla S harfi yazar.

    Bir dükkana girip, onun bunun fiyatını sorduktan sonra "abi araba beş dakka dursun, ben hemen gelicem" deyip, 2 saat sonra gelir.

    Okul yıllığında kendisi hakkında; okulu kırıyordu, kopya uzmanıydı gibi yazıları arkadaşlarına gösterip bununla övünür.

    Gazete bayiinin önünde durup da asılı olan gazeteleri ayak üstü okur.
    Cebinden çıkardığı paraların içinde en eskisini özenle arayıp bulduktan sonra para üstü verir.

    Günlük gazeteyi alıp evinin bir köşesinde biriktirir ve kuş kafesinin altına sermek için, kışın sobayı tutuşturmak için, bardak çanak sarmak için kullanır.

    Trafikte ambulansın peşine takılarak sıkışıklıktan kurtulup, uyanıklık yaptığını zanneder.

    Kağıt paraların üzerine not alır ve parayı harcadığı için notu kaybeder yada elden ele dolaşacağını bildiğinden komik yazılar yazar. (Paranın ön yüzüne tehlike anında arkayı çeviriniz yazıp anında çevirince de şimdi değil salak tehlike anında yazanlardan bahsediyoruz.)

    Gece aşırı nem ve sıcak olmasına rağmen, üzerini örtmese de yanına yorgan alıp yatar.

    Çocuğu yanlışlıkla elini kestiği veya düştüğü için ağladığında elini kesti veya düştü diye çocuğunu döver.
    Kaldırımda yürümeyip cadde ortasında yürür ve yanından hızla geçen arabaya da "Çarpsaydın bari !" diye tepki gösterir.

    Bir turiste adres tarif ederken bağıra bağıra konuşur.
    Alışveriş merkezlerindeki güvenlik kameralarında saç tarar.

    Birini çağırmak için kapı zilini çalmak yerine evin camına taş atarak amacına ulaşmaya çalışır.
    Fayton, at arabası ve el tezgahına bisiklet kornası takar.

    Evin bir odasının ampülü patladığı zaman fazla kullanmadığı bir odanın ampülünü onun yerine takar.

    Evinde bulunan saksıların dibini kültablası olarak kullanır.

    Dişlerini gazoz açacağı, fındık ve ceviz kıracağı olarak kullanır.
    Tv'de film seyrederken filmin oyuncularıyla muhatap olur (dur oraya gitme öldürecekler seni).
    Uçakta bulunan tanıdıklarına uçak havalandıktan sonra görmeyeceğini bildiği halde el sallar.

    Çiğnediği sakızı daha sonra çiğnemek üzere kafasındaki tülbende yapıştırır.

    Desenlerini çok beğenerek aldığı yeni bir mobilyanın üstünü başka bir örtü örterek kullanır.
    Geçirdiği bir trafik kazasından sonra kanlar içinde çıkıp, çarpılmış arabasına üzülür...
    [​IMG][​IMG][​IMG]
     



Sayfayı Paylaş