İsra ve Miraç Olayı Nedir Kısaca

Konusu 'Sorularla İslam' forumundadır ve EmRe tarafından 10 Ocak 2014 başlatılmıştır.

  1. EmRe Well-Known Member


    Kısaca İsra ve Mi'rac Olayı

    İsra ve Miraç mucizesi, Peygamberimizin en büyük mucizelerinden birisidir.

    İsra, "gece yürüyüşü" demektir. Bununla Cenab-ı Hakkın, kulu ve peygamberi Hz. Muhammed Mustafa(sav)’ya, bir gece Mekke’de bulunan Mescid-i Haram Ka’be’den, Kudüste bulunan Mescid-i Aksa’ya kadar lutfettiği yolculuk kastedilir.

    Miraç ise, yükselmek, yukarı çıkmak veya yukarı çıkmayı sağlayan alet demektir. Bu da, bu yolculuğun ardından, Rasûlullâh’ın yüksek gök tabakalarına çıkması, sonra insan, cin, melek ve diğer mahlukatın bilgilerinin tükendiği sınıra ulaştırılması anlamında kullanılmaktadır.

    İsra hadisesi Kur’an-ı Kerim’in şehadetiyle, mi’rac ise, mütevatir derecesine ulaşmış sünnet ile sabittir. İsra hadisesini inkâr etmek, dinden çıkmayı, mi’racı inkâr ise, fasık olmayı gerektirir. Bu büyük mucizeyi anlatan Kur’an ayeti şöyledir:
    "Kulu Muhammed (sav)’i bir gece Mescid-i Haram’dan, kendisine bir kısım ayetlerimizi göstermek için, çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksa’ya götüren Allah her türlü noksanlardan beridir. Şüphesiz ki O, her şeyi işiten ve her şeyi görendir." [İsra Suresi: 1]

    Buhari ve Müslim gibi Kur’an-ı Kerim’den sonra en kıymetli temel kitaplarımız İsra ve Mi’rac mücizesini uzun uzadıya ve bütün detaylarıyla anlatmışlardır. Biz bütün bu delillerin ışığı altında şuna kattiyetle inanır ve ifade ederiz ki, İsra ve Mi’rac mücizesi bir gecede, Peygamberimiz(sav) uyanıkken ruh ve bedenle gerçekleşmiş ve bu hadise Hicretten bir buçuk yıl kadar önce vuku bulmuştur.
     



  2. isra Guest

    İSRA VE MİRAÇ MUCİZESİ


    İsra, "gece yürüyüşü" demektir. Bununla Cenab-ı Hakkın, kulu ve peygamberi Hz. Muhammed Mustafa(sav)’ya, bir gece Mekke’de bulunan Mescid-i Haram Ka’be’den, Kudüste bulunan Mescid-i Aksa’ya kadar lutfettiği yolculuk kastedilir.

    Miraç ise, yükselmek, yukarı çıkmak veya yukarı çıkmayı sağlayan alet demektir. Bu da, bu yolculuğun ardından, Rasûlullâh’ın yüksek gök tabakalarına çıkması, sonra insan, cin, melek ve diğer mahlukatın bilgilerinin tükendiği sınıra ulaştırılması anlamında kullanılmaktadır.

    İsra hadisesi Kur’an-ı Kerim’in şehadetiyle, mi’rac ise, mütevatir derecesine ulaşmış sünnet ile sabittir. İsra hadisesini inkâr etmek, dinden çıkmayı, mi’racı inkâr ise, fasık olmayı gerektirir. Bu büyük mucizeyi anlatan Kur’an ayeti şöyledir:
    "Kulu Muhammed (sav)’i bir gece Mescid-i Haram’dan, kendisine bir kısım ayetlerimizi göstermek için, çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksa’ya götüren Allah her türlü noksanlardan beridir. Şüphesiz ki O, her şeyi işiten ve her şeyi görendir." [İsra Suresi: 1]

    Buhari ve Müslim gibi Kur’an-ı Kerim’den sonra en kıymetli temel kitaplarımız İsra ve Mi’rac mücizesini uzun uzadıya ve bütün detaylarıyla anlatmışlardır. Biz bütün bu delillerin ışığı altında şuna kattiyetle inanır ve ifade ederiz ki, İsra ve Mi’rac mücizesi bir gecede, Peygamberimiz(sav) uyanıkken ruh ve bedenle gerçekleşmiş ve bu hadise Hicretten bir buçuk yıl kadar önce vuku bulmuştur.[/QUOTE]
     
  3. ZIRT Guest

    [/QUOTE]
     

Sayfayı Paylaş