İslamda Misafirliğin Önemi

Konusu 'Sorularla İslam' forumundadır ve EmRe tarafından 13 Kasım 2013 başlatılmıştır.

  1. EmRe Well-Known Member


    İslam'da Misafirliğin Önemi ve Misafire Davranış Biçimi

    Misafirlere karşı vazifelerimiz

    Misafirleri güzel bir şekilde ağırlamak, Müslümanlığın emirlerindendir. Peygamber Efendimiz, kendisini ziyarete gelenlere elinde bulunan yiyeceklerden bol bol yedirir, hatta ev halkıyla birlikte geceyi aç olarak geçirdiği zamanlar da olurdu. Bir hadisi şeriflerinde şöyle buyurulmakta: "Allah'a ve Kıyamet gününe iman eden kimse, misafirine ikram etsin (Sahihi Buhari)

    Atalarımız kahramanlığı ve dürüstlüğü yanında, misafirperverliği de, sahip olduğu eşsiz üstünlüklerindendir. Bugün yurdumuzun birçok Köylerinde, misafirler için ayrılmış özel yerler vardır. Misafirlerimize karşı olan vazifelerimizden başlıcalar şunlardır:
    1) Misafirleri güler yüz ve tatlı dille karşılamak,
    2) Yediğimiz içtiğimiz şeylerin en iyisini onlara sunmak,
    3) Misafirlerin üzerine fazla düşüp onları sıkmamak,
    4) Misafirlerin yanında çocukları ve hizmetçileri azarlamamak,
    5) Topluluklarda dikkat ettiğimiz önemli noktalara, misafirlerin yanında da dikkat etmek.

    Misafire fazla ikram veya yüksünerek hizmet etmek günah mıdır?

    Cevap: Misafire ikram çok sevabdır. Misafiri nimet bilmelidir. Her nimetin bir külfet karşılığı olduğu unutulmamalıdır! Külfetsiz nimet olmaz. Elbette misafirin sıkıntısı olur. Yüksünmeden hizmet etmelidir. Misafiri ganimet bilmelidir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:

    (Allahü teâlâ, bir kavme hayır murad ettiğinde, onlara hediye olarak misafir gönderir Misafir, rızkı ile gelir-gider Allah da ev halkını mağfiret eder) [Ebu Nuaym]

    Hak teâlânın bir hediyesi olan misafire ikram etmelidir. Misafir gelmezse üzülmelidir. Çünkü hadis-i şerifte (Misafir girmiyen eve melek de girmez) buyurulmuştur.

    Misafir gelmemesini istemek doğru değildir. Çünkü Peygamber efendimiz (Misafir istemiyende hayır yoktur) buyurmuştur. Misafir için fazla ikram ve külfete girmemelidir. Misafir rahatsız olur. Hadis-i şerifte, (Misafir için külfete girmeyin, misafir bundan rahatsız olur. Misafirini küstüren Allahı küstürmüş olur. Allahı küstürene de Allah buğzeder) buyurulmuştur. (İbni Lal)

    Hz. Muhammed (sav) misafirleri nasıl karşılardı?

    Peygamberimiz (sav)'in misafiri hiç eksik olmazdı. Uzaktan yakından pekçok misafiri gelirdi. Bazı devlet ve kabilelerden özel ve resmi heyetler gelir, günlerce kalırlardı. Peygamberimiz (sav) bu misafirlerle bizzat ilgilenir, ağırlar, hizmetlerini görürdü.

    Habeşistan'dan gelen heyete bizzat Peygamberimiz hizmet etti. Sahabîler,

    "Siz bırakın, yâ Resulallah, hizmeti biz görürüz" dediler. Peygamberimiz,

    "Onlar daha önce bizim arkadaşlarımıza ikram etmişlerdir. Şimdi ben de bu hizmetlerinin karşılığını vermekten zevk duyuyorum." buyurdu.
    Taif'ten gelen Sakif heyetini, mescitte misafir etti, ağırladı. Yine hizmetlerini kendisi gördü. Daha sonra onlar hep beraber Müslüman olarak yurtlarına döndüler.

    Peygamberimiz (sav)'in kendi evi misafiri kabule müsait olmadığı zamanlar, Ensardan Remle ile Ümmü Şerik'in evi misafirhane vazifesini görüyordu. Bu kadınlar iyiliksever, cömert kimselerdi. Bazen gelen misafirler o kadar çok olurdu ki, hizmetlerini rahatça görmek için böyle misafir evlerine taksim edilirdi.

    Peygamberimiz (sav) misafir konusunda din ayırımı yapmazdı. Herkese aynı yakınlık ve iyiliği yapar, aynı nezaket ve anlayışı gösterirdi.
     



Sayfayı Paylaş