Irritabıl Bağırsak Sendromu Nedenleri, Belirtileri, Tedavisi

Konusu 'Sağlık-Genel' forumundadır ve elif tarafından 13 Haziran 2008 başlatılmıştır.

  1. elif Moderator


    İrritabl Barsak Sendromu (İBS) Nedir?
    İBS kalın barsakta karın ağrısı, gaz, dışkılama alışkanlıklarında değişikliklerin oluştuğu, geçmeyen veya aralıklarla tekrar eden bir durumdur. Barsağın yapısında bir bozukluk olmamasına rağmen, işleyişi aksamıştır.

    Belirtileri ve seyri nasıldır?
    Hastalığın nedeni tam olarak bilinmemektedir. Aksaklıkların nedeni ile ilgili teoriler öne sürülmüş olsa da, günümüzde bu teorilerden hiçbiri durumu tam anlamı ile açıklayamamaktadır. Nedeni bilinmediğinden korunmak da mümkün değildir. Belirtiler varsa dikkat ederek en aza indirebilir, sık tekrarlamalar önlenebilir. Hastaların çoğunda belirtiler hafif düzeydedir. Çoğu kişi belirtilerinin farkına varmaz. Yine de, doktorların sık karşılaştığı sağlık problemlerinden biridir.

    Kalın barsakta düzensiz, hareketler söz konusudur. Çok şiddetli kasılmaların yanında bazen de barsak hareketlerinde yavaşlama olabilir. Bütün bu değişiklikler dışkılama düzeninin bozulmasına ve karın ağrısına neden olur. İBS; barsak alışkanlıklarındaki değişiklik, geçmeyen veya tekrarlayan ishal, kabızlık veya her ikisinin birden, birbirinin peşi sıra gelmesi şeklinde de olabilir.

    Karın ağrısı genellikle başlangıçta kramp şeklindedir (kramp bir kas grubunun istem dışı, geçici ve ağrılı kasılmasıdır). Ağrı yaygın olarak başlarsa, üzerine çoğu kez karın krampları da eklenir. Ağrı genellikle karnın alt bölgesinde olur. Keskin, künt, gaz benzeri veya tarif edilemeyen ağrılar da seyrek değildir. Ancak ağrının yeri ve şiddeti, farklı zamanlarda aynı kişide bile büyük farklılıklar gösterir. Hastaların şikayetleri uzun sürelidir.

    Hastaları doktora götüren yakınmaların çoğu sindirim sistemi ile doğrudan ilişkisi olmayan yorgunluk, kas ağrısı, uyku ve cinsel faaliyetlerle ilgilidir. Bu belirtiler hastalık ile birlikte görülen veya üzerine eklenen "fibromiyalji", "barsak kistleri" veya "kronik yorgunluk sendromu" gibi durumlara da bağlı olabilir. Ayrıca bel ağrısı veya baş ağrısı gibi belirtiler de görülebilir. İBS belirtileri değişiklik gösterebilir ve bazen de birbirleriyle çelişkili gibi de görünebilirler. Örneğin ishal ve kabızlık ataklarının birbirini izlemesi gibi.

    Risk Faktörleri Nelerdir?
    Cinsiyet, yaş, duygusal sorunlar ve stres, besinlere karşı hassasiyet bazı hastalıklar ve ilaçlar hastalığın sıklığını etkiler.

    Hastalık her yaşta görülmekle birlikte 13 - 49 yaşları arasında daha sıktır. 50 yaşın üzerinde ise oldukça nadir görülür.

    Bazı yiyecekler barsakların faaliyetlerinin bozulmasına neden olabilir. Alkol, kahve, bazı baharatlar, bazı meyve ve sebzeler, süt, bu yiyecek ve içeceklere örnektir.

    Enfeksiyonlarda, başka bir hastalık geçirirken veya kadınlarda adet öncesi dönemde bazen hastalık belirtileri şiddetlenebilir. Kadınlarda hastalık daha sık görülmektedir. Stres, belirtileri artırabilir.

    Bazı kişilerin sindirim yolları süt ve süt ürünlerine, buğdaya, fruktoz (meyve şekeri) veya sorbitol (bir şeker ürünü)'e karşı hassastır. Yağlı besinler, karbonatlı içecekler ve alkol de sindirim sisteminde geçmeyen ve tekrarlayıcı bozukluklara yol açabilir. Bahsedilen besinler bu hastalığa neden olmamakla birlikte, şikayetleri artırabilir.

    Tedavisi nasıldır?
    İrritabl barsak sendromunda, iyi bir düzeydeki doktor-hasta ilişkisi tedavinin esasını teşkil eder. Muayene olmaya gelen hasta güvenmek ve hastalığı hakkında iyi ve geniş bir bilgi almak ister. İrritabl barsak sendromunun gerçek bir hastalık olup olmadığı hekimler arasında tartışma konusu olmakla birlikte çoğu hekim bunu hastalık olarak kabul eder. Hastayı da buna ikna etmeli ve semptomlarının gerçekten var olduğuna inandığını sözleri ve davranışları ile göstermeli, özellikle hastalığının hayatını tehdit etmediğine ve kansere sebep olmayacağına inandırmalıdır. Belirtilerin zaman zaman şiddetlenip, kaybolacağını ama hastalığın ömür boyu süreceğini kesinlikle söylemelidir.

    Hastanın vereceği bilgiler tanıda çok önemli bir yer tutar. Senelerdir devam eden karın ağrısı, ishal ve kabız dönemlerinin birbirini takip edişi, genel durumun bozulmaması önemlidir. Hastanın geceleyin karın ağrısı veya ishal ile uyanmaması organik bir barsak patolojisinden bizi uzaklaştırır.

    Hastalığın tanısında kolonoskopinin yeri yoktur. Kolonoskopi ve diğer laboratuvar tetkikleri hastaların klinik durumuna göre diğer hastalıkların ayırt edilmesi amacıyla kullanılır. Bu kararı verecek kişi hastanın doktorudur.

    Tedavi semptomatiktir. Yani belirtiler tek tek ele alınarak hastasına göre uygulanır. Doktora danışmadan kendi kendinize tedavi yöntemleri denenmemelidir. Her tedavi her hastada aynı etkiyi göstermeyebilir.

    İshalde diyetteki küçük değişiklikler bile fayda sağlayabilir. İshal için en iyisi suda eriyebilen lifli yiyeceklerdir. Bunlar sindirim sisteminde daha uzun süre kalır. Bu gıdalar için örnek olarak yulaf ekmeği ve meyvelerin etli kısımları (kabukları değil) verilebilir.

    Yapabilecekleriniz...
    Bol su içmek de yararlıdır. Suyun özellikle yemekten 1 saat önce içilmesi de önerilir. Çünkü yemekle birlikte içilen su, sindirim sistemini daha hızlı terk eder.

    Kişiyi hangi yiyeceklerin olumsuz etkilediğinin not alınması ve doktoruna bu kayıtlara göre bilgi verilmesi yararlı olur.

    İlaçların direkt ya da dolaylı olarak barsak üzerine etkileri olabilir. Bu nedenle ilaç kullanmadan önce mutlaka doktora danışılmalıdır. Birçok hastalıkta olduğu gibi stres hastalığın şiddetini arttırabilir.turkeyarena.net Bu nedenle "davranış terapisi" denilen ve stresle baş etme yollarından birisi olarak kabul edilen yöntemler, bazı hastalarda etkili olmaktadır. Bu yöntemler psikoterapi, bilişsel davranış terapisi, relaksasyon (gevşeme) terapisi gibi farklı uygulamaları içermektedir.

    Hastalığın en önemli kısmı ayırıcı tanının doğru yapılmasıdır. İBS korkulacak bir hastalık değildir. Takip edilerek rahat, kaliteli bir yaşam sağlamak mümkündür.

    Hastalık her zaman olduğundan farklı bir hal alırsa, şikayetler değişir ya da kötüye giderse ayrıntılı tetkikler uygulanır. Yaşa ve cinsiyete bağlı rutin tetkiklerin dışında hastalığın normal seyrinde müdahaleye gerek yoktur.
     



Sayfayı Paylaş