İradecilik-İrrasyonalizm(Akıldışıcılık)

Konusu 'Felsefe' forumundadır ve EjjeNNa tarafından 25 Eylül 2007 başlatılmıştır.

  1. EjjeNNa Administrator


    İradecilik
    Varlığın bir irade ürünü olduğunu savunan öğretilerin genel adı. İradecilik, antikçağ Yunan felsefesinde stoacılıkla başlar. Stoacılar, iradeci bir görüşle Platon'un idelerini gerçekdışı sayarlar. Doğa, evrensel iradedir. Bu yüzdendir ki, doğru ve iyi olan, onun buyruğuna uygun olandır.

    Stoacılıktan birçok şeyler taşıyan Hıristiyanlıkta da sürüpgiden iradecilik, XIX. yüzyılda Arthur Schopenhauer (1788-1860) ve Friedrich Nietzsche (1844-1900) öğretileriyle yeniden önemsenmiştir. Nietzsche'ye göre insanüstü insan iradesiyle yaratılacaktır.

    Schopenhauer'e göre her olgu bir iradenin ürünüdür. Varım, çünkü var olmak istedim. İri dişler parçalamak isteğinin, çevik bacaklar kaçmak isteğinin, kocaman gözbebekleri karanlıkta görmek isteğinin, uzun gagalar sürüngenlerle beslenmek isteğinin ürünüdür. Bu irade, bu istek hangi yöne çevrilmişse yaratma ona uygun olmuştur. Varlaşmak, olaylaşan (hadise haline gelen) irade'dir. İradecilik bu anlamda mekanizme karşıt bir öğretidir. Mekanizm nasıl doğal yasayı tekneden sayıyorsa, iradecilik de insan iradesini tekneden saymaktadır. Daha açık bir deyişle, mekanizm salt bir zorunluluk, volontarizm salt bir özgürlüktür.

    Mekanizmde insan zorunlulukla davranır, volontarizmde özgürlükle davranır. Mekanizmde insan, örneğin Vogt'un dediği gibi, ne yerse odur, volontarizmde insan, örneğin Schooenhauer'in dediği gibi, ne dilerse odur. Diyalektik maddecilik, her iki düşüncenin güçsüzlüğünü gidererek doğayla insanın karşılıklı etkileriyle (ilişki) birbirlerini oluşturduklarını göstermiştir.

    Gerçekte insan ne bir köle ne de bir Tanrıdır, doğasal zorunluluğa bilinçli olarak katılan ve o zorunluluğu bilinciyle etkileyen gerçek anlamda bir insandır. İradecilik, idealist ve bilimdışı bir anlayıştır ve bütün idealist öğretilerin ortak yanılgılarını taşır. Pratiktevse faşizmin düşünsel temeli olmuştur.
    İrrasyonalizm (Akıldışıcılık)
    Bilgi'de, aklın ikinci derecede rol oynadığını ileri süren öğreti.

    İrrasyonalizm öğretileri iki temel sınıfa ayrılabilir. Birinci sınıfta yer alan öğretiler, gerçekliğin bilinemeyeceğini veya ancak bir bölümünün bilinebileceğini ileri sürer. Çünkü, gerçekliğin bilinebilmesi imkânsızdır (septiklerin, sofistlerin, pozitivistlerin, agnostiklerin ve öznel idealistlerin öğretileri).

    İkinci sınıfta yer alan öğretiler de, aklın, gerçekliği kavrayamayacağını veya ancak, bir bölümünü bilebileceğini ileri sürer. Ama bu öğretilere göre, gerçeklik, ancak akıldan farklı bilgi tarzları (özellikle sezgi) tarafından bilinebilir (Eflatun'un, mistiklerin, nesnel idealistlerin ve Bergson'un öğretileri). Ayrıca, «irrasyonalizm» denince, genel olarak, aklın herhangi bir alandaki rolünü küçültmek amacını güden bütün eğilimler anlaşılmaktadır. Meselâ bilimlerdeki «irrasyonalizm» akımı, rastlantı ve belirlenmemişliğe yer veren bir görüştür.
     



Sayfayı Paylaş