İntrazonal Topraklar Türkiyede Nerelerde Görülür

Konusu 'Coğrafya' forumundadır ve RüzGaR tarafından 22 Aralık 2014 başlatılmıştır.

  1. RüzGaR Super Moderator


    İntrazonal Topraklar Dünyada Nerelerde Görülür

    İntrazonal toprakların oluşumunda özellikle yer şekilleri ve ana materyal etkili olmaktadır. Bu topraklarda çoğunlukla sadece A ve C horizonları bulunmaktadır.

    Halomorfik topraklar: Halojen grupları içeren bu topraklar, kurak ve yarıkurak bölgelerde havzaların tabanlarında yer alır. Buralarda suda çözünür hâle gelen çeşitli tuz ve karbonatlar, suyun buharlaşması ile toprağın yüzeyinde veya muhtelif derinliklerinde birikerek toprağın çoraklaşmasını sağlamıştır. Toprakta soda (Na2C03), kalsiyum karbonat (CaC03), çeşitli sülfatlar (H2S04, MgS04, K2S04), klorürler (NaCI, CaCI, MgCI) ve diğer tuzlar bulunur. Bu toprakların gelişmesinde hâkim olan pedojenik süreç tuzlaşma (salinizasyon)dır. Bu topraklar iki büyük toprak grubuna ayrılır.

    Tuzlu topraklar (Solonçak ya da beyaz alkali topraklar): Klorür, sülfat, karbonat, sodyum bikarbonat, kalsiyum, magnezyum ve potasyum tuzları ihtiva eder. Toprak yüzeyi üzerinde tuzlardan ibaret beyaz kabuk görülür; ayrıca tuz çökelleri toprak profilinin muhtelif katlarında da yer alır. Bu topraklar bitki örtüsü yönünden son derece zayıftır.

    Tuzlu-sodik (alkali) topraklar:
    Yüksek miktarda çözünebilir tuzlar ihtiva eden bu topraklar, kurak ve yarıkurak bölgelerde drenajın yetersiz olduğu alanlarda yaygındır. Yüksek miktardaki sodyum miktarı ile diğer topraklardan ayrılır.

    Sulama ile toprakların çoraklaşması: Daha önce bahsedildiği gibi, kurak, yarı kurak bölgelerde toprağın üst kısmından yıkanan çeşitli tuzlar ve karbonatlar, alt toprak katında birikir. Bu topraklar fazla sulama sonucu su ile doygun hâle geldiğinde toprağın alt kısmında birikmiş olan karbonatlar suda çözünür hâle geçer. Aşırı buharlaşma sonucunda sular kapilarite ile yüzeye gelerek buharlaşır. Bu durum, tuzların alt topraktan üst toprağa taşınmasına neden olur. Böylece toprağın üzerinde ve muhtelif derinliklerinde beyaz benekler hâlinde tuz birikimi görülür. Fazla miktardaki çeşitli karbonat ve tuzlar, zehir etkisi yaparak bitkilerin kurumalarına ve en azından verimlerinin azalmasına yol açar. Bu olay, İndus Nehri’nin aşağı mecrasında ve Gediz Havzası, İç Anadolu’nun kapalı havzalarında ve Güneydoğu Anadolu’da Ceylânpınar Ovası’nda meydana gelmiştir. Hâlen sulanmaya başlayan Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ndeki topraklarda çoraklaşma olayının önlenmesine çalışılmaktadır.

    Hidromorfik topraklar: Bataklık, sazlık gibi suların biriktiği sahalarda, toprak devamlı olarak su altında kaldığı için oksijensizlik şartları hâkim duruma geçer. Bataklık bitkilerinden hasıl olan organik artıklar, su altında birikerek toprağın organik madde yönünden zenginleşmesini sağlar. Ayrıca toprak, su ortamında hidrojen iyon konsantrasyonunun artmasından dolayı asitleşir. Bu topraklar, tektonik kökenli olukların çukur kısımlarındaki taban suyu seviyesinin yüksek olduğu alanlarda, dağların yüksek kesimlerindeki yerel çukurluklarda görülür. Ülkemizde hidromorfik topraklar, Çukurova, Kızılırmak ve Gediz deltalarının sık sık taşkına uğrayan kesimlerinde ve Büyük Menderes, Muş ve Erzurum ovalarının tabansuyu seviyesinin yüksek olduğu çukur sahalarında bulunur. Göle ve Ardahan ovalarında da organik maddece zengin hidromorfik topraklar görülür. Hidromorfik topraklar, başta iyi havalanmadığı için tarım ürünlerinin yetişmesini engeller.

    Kalsimorfik topraklar:
    Yumuşak kireçtaşı ve killi kireçtaşı (marn) depoları üzerinde oluşan bu topraklar, kireç yönünden zengindir. Organik maddenin kille birleşerek organo-mineral kompleks yapması, toprakların üst kısmının koyu renkli olmasını sağlar. Genel olarak A horizonuna sahip ve taneli yapı gösteren bu topraklar, tarıma uygun olan alanları oluşturur. Bu gruba giren belli başlı büyük toprak grupları şunlardır:

    Vertisoller: Killi ve kısmen de kireçli olan depolar üzerinde gelişen bu topraklar, ağır bünyelidir, bu nedenle işlenmesi zordur. Kurak dönem esnasında killi olan bu topraklarda, 1 m kadar derine inen birkaç cm genişliğinde çatlaklar oluşur. Bu çatlaklara, üst topraktan organik madde bakımından zengin toprak parçacıkları dökülür. Toprak kışın su ile doygun hâle geldiğinde şişer ve yüzeyden gelen toprak ise bu şişmeye uygun olarak alttan üste doğru itilir. Böylece toprağın kuruyarak çatlaması, şişerek genişlemesi ile ait toprağa taşınan topraklar tekrar yüzeye çıkarak toprak olduğu yerde döner. Bundan dolayı bu topraklara dönen toprak anlmına gelen vertisol ismi verilmiştir. Topraklardaki bu şişme ve yaparak bitkilerin kurumalarına ve en azından verimlerinin azalmasına yol açar. Bu olay, İndus Nehri’nin aşağı mecrasında ve Gediz Havzası, iç Anadolu’nun kapalı havzalarında ve Güneydoğu Anadolu’da Ceylânpınar Ovası’nda meydana gelmiştir.

    Hidromorfik topraklar:
    Bataklık, sazlık gibi suların biriktiği sahalarda, toprak devamlı olarak su altında kaldığı için oksijensizlik şartlan hâkim duruma geçer. Bataklık bitkilerinden hasıl olan organik artıklar, su altında birikerek toprağın organik madde yönünden zenginleşmesini sağlar. Ayrıca toprak, su ortamında hidrojen iyon konsantrasyonunun artmasından dolayı asitleşir. Bu topraklar sürekli taşkına uğrayan taşkın ovalarında, tektonik kökenli olukların çukur kısımlarındaki taban suyu seviyesinin yüksek olduğu alanlarda, dağların yüksek kesimlerindeki yerel çukurluklarda görülür. Ülkemizde hidromorfik topraklar, Çukurova, Kızılırmak ve Gediz deltalarının sık sık taşkına uğrayan kesimlerinde ve Büyük Menderes, Muş ve Erzurum ovalarının tabansuyu seviyesinin yüksek olduğu çukur sahalarında bulunur. Hidromorfik topraklar, başta iyi havalanmadığı için tarım ürünlerinin yetişmesini engeller.turkeyarena Ancak suyun aktıldığı yerlerde toprak organik madde bakımından zengin olduğundan verimli tarım sahasına dönüşür.

    Rendzina (Rentzina): Bu topraklar genel olarak yumuşak kireçtaşları üzerinde gelişme gösterir. Genellikle koyu renkli olan bu toprakların alt kısmında kireç birikimi mevcuttur. Kireçtaşlarının parçalanmasından dolayı da toprak içinde bol miktarda çakıl bulunur. Ülkemizde bu topraklar, hafif dalgalı neojen killi-kireçli ve yumuşak kireçtaşından ibaret arazilerde özellikle Ege, Marmara ve Akdeniz bölgeleri ile yer yer iç ve Doğu Anadolu bölgelerinde de görülür.
     



Sayfayı Paylaş