İnsanın İç Dünyası

Konusu 'Kitap Özetleri' forumundadır ve RüzGaR tarafından 21 Ekim 2007 başlatılmıştır.

  1. RüzGaR Super Moderator


    TurkeyArena

    KİTABIN ANA BÖLÜMLERİ :

    1. Bölüm : Davranışımızın Kaynakları

    2. Bölüm : Ruh Sağlığımız

    3. Bölüm : Alışkanlıklar nasıl gelişiyor ?

    4. Bölüm : İnsan ve Toplum

    5. Bölüm : Değişik Konularda insanlar

    DAVRANIŞIMIZIN KAYNAKLARI : Yazar bu bölümde insan davranışlarına kaynaklık eden güdüleri (dürtüler) çeşitli psikologların sınıflandırmalarından yararlanarak FİZYOLOJİK, RUHSAL VE TOPLUMSAL güdüler olarak tariflerini yapmıştır. Engelleme (Frutration), çatışmalar, uyma ve savunma mekanizmalarını açıklayarak örnekler vermiştir.

    RUH SAĞLIĞIMIZ : Ruh sağlığı, ruh sağlığını korumak için neler yapmak gerektiği, Ruh sağlığının yerinde olduğunu gösteren belirtiler, uyum bozuklukları, nevroz ve psikozlar tanımlanarak ruh sağlığı kavramına dikkat çekilmiştir. Çevremizde ve kendimizde gözleyebildiğimiz rahatsızlıklar için ruh sağlığı uzmanına danışılması tavsiye ediliyor. Her davranış bozukluğu mutlaka bir nedene dayanmakta; bu neden bulunmadıkça uyumsuz davranışların kolay kolay değiştirilmeyeceği belirtiliyor.

    ALIŞKANLIKLAR NASIL GELİŞİYOR? : Bu bölümde beslenme, içme, uyku, temizlik, giyim, konuşma, iletişim, verilen sözü tutma, mali, insan ilişkileri, eğlenme ve dinlenmeyle ilgili alışkanlıklar tanımlanarak, olumlu yönde alışkanlıklar edinmenin kuralları veriliyor.

    İNSAN VE TOPLUM : Çevrenin insan üzerine etkileri, insanlarla sağlıklı ve dengeli ilişkiler kurup sürdürmenin, lider olmanın yolları; liderlik tipleri ve özellikleri açıklanıyor. Sağlıklı toplumsallaşmanın kuralları ve görgü kurallarının gerekliliğinden bahsediliyor.

    DEĞİŞİK KONULARDA İNSANLAR : TRT Ankara radyosu, Cumhuriyet ve Umut gazetelerinde 1970’li yıllarda yazarın yayınlanan kadının toplumdaki yeri, içki ve insan, kumar, yaşlılık korkusu, insanlarda yaş dönümü dönemi, çocuk ve gençlik problemleri, çocukların psikolojik gelişimleri, meslek seçimi gibi konularda özellikle ebeveynlere ve eğitmenlere yönelik konuşmaları yer alıyor. Bu bölümlerde yazar, çocuk ve gençlik problemlerine dikkat çekiyor. Sağlıklı bir toplum yaratabilmek için eğitimin önemini vurguluyor.

    SONUÇ :

    A. KİTABIN ANA FİKRİ :

    İnsan davranışlarının kaynaklarını, davranışların oluşumunda etkisi olan nedenleri bilen bir insan ,önce kendi ruh ve beden sağlığını koruması yönünden yaşamını güvence altına almış olur. Ruh sağlığına gereken önem verilmeli, çevremizdeki insanlardaki uyum bozuklukları ve rahatsızlıkları gözlemleyip; bunların altında yatan nedenleri incelemeliyiz. Alışkanlıklarımızı değerlendirerek, kötü alışkanlıklarımızı değiştirip yeni iyi alışkanlıklar edinmeliyiz. Toplumda uyum sağlanabilmesi için görgü kurallarına uymak gerekir. Eğitimin insan davranışları üzerinde çok büyük etkisi vardır. Sağlıklı bir toplum için çocuklarımız ve gençlerimiz ile ilgilenmeli; ilgilenebilmek için de onların psikolojilerini çok iyi tahlil ederek, sorunlarına çözüm bulmalıyız. Bir insanı tanımak için davranışlarını, davranışlarının altında yatan nedenleri çok iyi bilmek gerekiyor. Sağlıklı bir toplum yaratmak için sağlıklı bireyler yetiştirmek gerekir.

    B. KİTABIN GETİRDİĞİ YENİLİKLER :

    Yazarın 1970’ li yılların sonunda insanların davranışların değerlendirirken kullandığı yaklaşım 1990’larda hayli popüler olan EMPATY (Kendini karşısındakinin yerine koyma) kavramına hayli yakındır.

    C. KİTAP HAKKINDA GENEL DEĞERLENDİRME VE TEKLİFLER :

    Yazar pedagoji eğitim almış bir öğretmen olarak, insan psikolojisi ile ilgili kaynaklar ve bilim adamlarının görüşlerini derleyerek, ortalama kültürel düzeyde bireylere ayrıntıya girmeden hazır bilgiler vermektedir. Bu eserde insanları psikolojiye ve davranış bilimlerine ısındırabilecek başlangıç esasları yer almaktadır. Sıkılmadan kısa sürede okunabilen bir kitap olarak Mng. ve Ks. K. larına insan psikolojisinin tanıtımında ve liderlik eğitimlerinde faydalı olabilir. İki binli yıllara girdiğimiz özellikle toplumsal hareketliliğin hızlandığı, yoğun kentleşme sürecinin yaşandığı, bireysel sorunların ve ihtiyaçların farklılaştığı, bilim ve teknolojinin süratle ilerlediği bu günlerde bilimselliği ve araştırmacılığı yüksek bilim adamların eserlerin okunmasının entelektüel düzeyde çok daha faydalı olacağı değerlendirilmektedir.
     



Sayfayı Paylaş