İngilizce Aşk Sözleri

Konusu 'Aşk Sözleri' forumundadır ve Seçkin tarafından 28 Mayıs 2015 başlatılmıştır.

  1. Seçkin Well-Known Member


    İngilizce Yazılı Aşk Sözleri

    To love someone takes a day – but it takes a lifetime to forget someone.
    (Birini sevmek 1 gününü alir – ama unutmak bir ömür.)

    I love you like a fat kid loves cake.
    (Seni bir obur cocugun pastayi sevdigi gibi seviyorum)

    If loving you is wrong, I don’t wanna be right
    [Seni sevmek suc ise dogruyu istemiyorum]

    Love is like war:: Easy To Start Difficult To EndAnd Impossible To Forget!!
    [Ask savas gibidir:: Kolay baslarZor biteramaUnutmasi imkansiz!!]

    Love Is More Than Just A Kiss
    [Ask sadece bir öpücük degildir]

    NeVeR TeaSe YouR BeLoved’s (L)HeaRT BcOz u r LivinG in THat.
    (Hic bir zaman sevgilinin kalbiyle dalga gecme cünkü orda sen varsin.)

    Aren’t you tired? You’re walking for hours in my head!
    [Daha yorulmadinmi beynimin icinde saatlerdir geziyosun!]

    Love for all, hate for none, live for all, and die ONLY for one.
    (Herkesi sev, kimseden nefret etme, herkes icin yasa, ve sadece Bir kisi icin canini ver)

    No one can understand the meaning of love without being in.
    (kimse asik olmadan askin anlamini anlayamaz.)

    | loVe the sUn for days, the mOOn fOr niGhtS aNd yOu fOreveR.
    (Günesi gün icinde seviyorum, ay’i geceleri seni sonsuz)

    Why does a rose represent love, when a rose always dies?
    (Neden bir gül hep ¨soldugu halde aski temsil ederki ?)

    To the world you are just one person but to one person you may be the world
    [Dünya icin sadece bir insansin ama bir kisi icin bütün dünyasin]

    Is that a gun in ur pocket or are you just happy to see me?
    [Cebindeki bi tabancami yoksa beni gördügüne mi sevindin sadece?]

    Don’t hate the player, hate the game
    [Oyuncudan nefret etme oyundan nefret et]

    Do you belive in love at first site, or should I walk by again?
    [Ilk görüste aska inanirmisin yoksa tekrarmi geceyim?]

    You never get a second chance to make a first impression
    (Hic bir zaman 2. bir sansin olmaz birinci izlenim icin)

    Honk if you love (name), then drive your car into the nearest tree!
    [Hönk, eger (isim) seviyorsan arabani git ve en yakin agaca carp!]

    I’m not smiling at you, I’m just trying not to laugh!
    [Ben senin haline gülümsemiyorum, sadece kahkaha atmamaya calisyorum]

    Love make you blind. I know, because you don’t see me
    [Ask kör eder biliyorum, cünkü beni görmüyosun]

    Never forget me, forget me never! But when you forget me, forget me forever!
    (Beni asla unutma, unutma beni asla! Ama beni unutursan sonsuza dek unut)

    Love is like war: easy at the begin and hard at the end
    aşk savaş gibidir.kolay başlar ve zor biter(süpermiş bu)

    Love is like a bird of golden wings – that flies in to your heard and sings
    aşk altın kanatlı kuş gibidir.kalbine uçar ve şarkı söyler.

    You are someone in the world, but for someone you are the world!
    dünyadaki herhangi birisin,ama herhangi biri için sen dünyasın

    Love is difficult to find, wonderful to have, easy to lose and hard to forget!
    aşkı bulmak zor,sahip olmak harika,kaybetmek kolay ve unutmak zor.

    To the world you are just one person but to one person you may be the world
    [Dünya icin sadece bir insansin ama bir kisi icin bütün dünyasin]

    Is that a gun in ur pocket or are you just happy to see me?
    [Cebindeki bi tabancami yoksa beni gördügüne mi sevindin sadece?]

    Don’t hate the player, hate the game
    [Oyuncudan nefret etme oyundan nefret et]

    Do you belive in love at first site, or should I walk by again?
    [Ilk gørüste aska inanirmisin yoksa tekrarmi geceyim?]

    I’m not smiling at you, I’m just trying not to laugh!
    [Ben senin haline gülümsemiyorum, sadece kahkaha atmamaya calisyorum]

    Love make you blind I know, because you don’t see me
    [Ask kör eder biliyorum, cünkü beni görmüyosun]

    Aren’t you tired? You’re walking for hours in my head!
    [Daha yorulmadinmi beynimin icinde saatlerdir geziyosun!]

    No one can understand the meaning of love without being in
    (kimse asik olmadan askin anlamini anlayamaz)

    I loVe the sUn for days, the mOOn fOr niGhtS aNd yOu fOreveR
    (Günesi gün icinde seviyorum, ay’i geceleri seni sonsuz)

    Why does a rose represent love, when a rose always dies?
    (Neden bir gül hep ¨soldugu halde aski temsil ederki ?)

    To love someone takes a day – but it takes a lifetime to forget someone
    (Birini sevmek 1 gününü alir – ama unutmak bir ömür)

    I love you like a fat kid loves cake
    (Seni bir obur cocugun pastayi sevdigi gibi seviyorum)

    If loving you is wrong, I don’t wanna be right
    [Seni sevmek suc ise dogruyu istemiyorum]

    Love is like war:: Easy To Start Difficult To EndAnd Impossible To Forget!!
    [Ask savas gibidir:: Kolay baslarZor biteramaUnutmasi imkansiz!!]

    Love Is More Than Just A Kiss
    [Ask sadece bir öpücük degildir]

    You see that shackle? I’m Your sLavee…!
    (Kelepcelerı Goruyormusun ? Ben senın KöLenim)

    I’ve become so numb , i cant feeL you theree
    (Çok hissizleştim , senin burda olduğunu biLe hissedemiyorum! )

    Things I loved before, are now for saLe
    (önceden sewdiğim hersy şimdi satılık)

    Here is a little story that I made up So Let’s make believe
    ( benım uydurduğum bir hikaye bu,o zaman kendımızı ınandıralım)

    Don’t be scared of your shadow You can’t hide from your sorrow
    ( Gölgenden korkma , kaderinden saklanamazsın )

    I lie and I lie and I lie till there’s no turning back;I don’t know why
    (Yalan söylüyorum yalan söylüyorum dönüşü olmayana dek;Bilmiyorum neden)

    oh tonight you killed me with your smile so beautiful and wild so beautiful
    (bu gece gülüşünle beni öldürdün öylesine güzel ve vahşiceki öylesine güzel)

    No longer waiting, remove illusions;No more complaining, forget confusion
    (uzun beklemeler yok,ilizyonları kaldır;daha fazla yakınmak yok,karışıklığı unut)

    I don’t know who to trust no surprise;Everyone feels so far away from me
    (Bilmiyorum kime güveneceğimi şaşırmadan;Herkes benden uzaktaymış gibi geliyor)

    I tried so hard;And got so far;But in the end;It doesn’t even matter
    (O kadar çok denedim;Ve o kadar uzaklaştım;Ama en sonunda;hiçbir önemi kalmadı)
     



Sayfayı Paylaş