İbn-i Sina Sözleri

Konusu 'Diğer Mesajlar' forumundadır ve Seçkin tarafından 4 Haziran 2015 başlatılmıştır.

  1. Seçkin Well-Known Member


    İbn-i Sinanın Ünlü Sözleri

    Açıktır ki, önce var olmayıp sonra var olan her şey, kendinden başka bir şeyle belirlenir.

    Aletlerin en faydalısı kalemdir. Bir şişe mürekkep bir külçe altından hayırlıdır.

    Avam gördüğüne duyduğuna, havas her şeye inanır. Hassül havas ise inandıklarını yaşar.

    Ben öküzden korkarım, çünkü onun silahı var ama aklı yok.

    Bildim ve anladım ki hiçbir şey bilinmemiş ve hiçbir şey anlaşılmamıştır.

    Bilim ve sanat takdir edilmediği yerden göç eder.

    Bilim ve sanat uyuşamadığı ülkeyi terk eder.

    Bilimde her şey vardır, her şey bilimdir.

    Bir kimse kendisinin ne olduğunu bildikten sonra, turkeyarena kendisini bilmeyenlerin onun hakkında söylemekte oldukları sözlerin onun nazarında hiçbir önemi ve etkisi yoktur.

    Cahil bir hekim ölüm kampının yardımcısıdır.

    Cehalet ilacı bilgidir. Bilen güvenir. Güvenen saadet yolunu bilir ve o yola girer. Doğru yola giren mutlaka gayesine ulaşır.

    Dünya bir eğlence ve oyun yeri değildir.

    Dünya harcını kendisi alan padişah benden daha mutlu ve hiçbir bey de benden bahtiyar değildir; fakat siz bu zevki bilemezsiniz. Dünya hırsı peşinde olanların gözleri bunları seçemez, onlar tek gözlüdür.

    Dünya, aklı olup, dini olmayan adamlarla ve dini olup, aklı olmayan insanlar olarak ayrılmıştır.

    Faziletler alışkanlık haline gelince saadet doğar.

    Hayatın genişliği, uzunluğundan daha önemlidir.

    Her kalbi kuvvetli olan çok sevinen olmadığı gibi, her çok sevinçlinin de kalbi kuvvetli değildir.

    Hiç kimse görmek istemeyen kadar kör değildir.

    İhtiyarlığın rengi benim sakallarımın yanında bir ihtar nişanıdır ki bana yolsuz davranışlar, kötü işler yapmaya meydan kalmadığını bildirir. Bana bu akları boya diyenler oldu. Ben de onlara şöyle dedim: Ben bu ihtiyarlığı, bu ak saç ve sakalı diri olarak üzerimde taşımak istemiyorum. Bir de onları siyah boyaların altına gömüp ölü olarak nasıl taşıyayım.

    İnsanın ruhu kandil, bilim onun aydınlığı ve Tanrısal bilgelik de kandilin yağı gibidir. Bu yanar ve ışık saçarsa o zaman sana "diri" denilir.

    Kendinin ne olduğunu bilen insan, bazı kendini bilmezlerin, onun hakkında söylediklerinden etkilenmez.

    Şifasız hastalık yoktur; irade eksikliğinden başka. Değersiz bitki yoktur; tanınmamasından başka.

    Tıb ilmi ki beyte sığdırılmıştır. Ve söylemenin güzeli de kısa söylenmesindedir. Az ye! Yedikten sonra hazmoluncaya kadar başka bir şey alma! Zira şifa yemeğin hazmolunmasındadır. İnsanın sağlığını bozan yemek üzerine yemek yemektir. O yüzden tıpta, hastalık ve sağlığın sebeplerini bilmemiz gerekir.

    Tıp, insan vücudunun, hangi araçlarla iyileştiğine ve hangi müteharrikin insan vücudunu sağlıktan uzaklaştırdığını araştırır.
     



Sayfayı Paylaş