Hz. Yusuf Şiirleri

Konusu 'Dini Şiirler' forumundadır ve OrKuN tarafından 31 Mayıs 2014 başlatılmıştır.

  1. OrKuN Well-Known Member


    Hz. Yusuf Aleyhisselam'ı Anlatan Şiirler

    Hz Yusuf


    Onbir yıldız rüyada ayla secde duruyor,
    Bu nasıl bir rüya ki düşündükçe yoruyor.

    Sakın söyleme Yusuf bu haller çok derindir,
    Duymasın kardeşlerin Allah Rahim Kerimdir.

    Kıssanın en güzeli işte böyle başladı,
    Kıskançlık girdi işe zaman hızlı işledi.

    Pusu kurdu kardeşler her şey güzel giderken,
    Kan gömleğe bulaştı teslimiyet kaderken.

    Attılar bir kuyuya aman babam bilmesin,
    Diyelim kurt yemiştir sakın bizden bulmasın.

    inanmasa daYakup haber çabuk ulaştı,
    Mahsun bir davetçiye kardeş kini bulaştı.

    Gözleri yaşlı Yakup ne acıdır bu durum,
    Hakka havale saldı mahşerliktir bu sorun.

    Yusuf’un hasretine dayanmadı gözleri,
    Âmâ artık dünyaya dinlenmiyor sözleri.

    Su bulurum diyerek yanaştırıldı kervan,
    Kuyudan su diye nur yağdırdı o an.

    Görenin aklı şaştı bu ne güzel bir çocuk,
    Alalım da kervana güzel gitsin yolculuk.

    Yusuf kanlı gömleğin söyle neyle tartılır,
    Bir Allah’ın yaveri pazarlarda satılır..

    Ve bu kutlu yolculuk mısırdadır nihayet,
    Sağ salim getirildi köle diye emanet.

    Züleyha’nın gözleri takılınca usulca,
    Dedi Hak’tan korkarım sakın bana sokulma.

    Tarihte az görülmüş bir edebin örneği,
    Yok deyince harama yırtılıyor gömleği.

    Züleyha’dan geriye zindan kalıyor miras,
    Çile dolu yılları başlatıyor ihtiras.

    Zindan medrese olur çekilen kutsal çile,
    Bu yol gidilmeli ki tez varılsın menzile.

    Firavun rüyasında görünce çok karmaşa,
    Boş değil tüm olanlar düşer hemen telaşa.

    Haber salar dört yana bana gerçek söylesin,
    Kim bilirse getirin rüyam tabir eylesin.

    Derler bu işin ehli anlayan bir Yusuf var,
    Bu sır gibi rüyadan anlarsa Yusuf anlar.

    kurtulurlar kıtlıktan bolluk bereket gelir,
    dünya açlık çekerken mısır suhulet bulur.

    sen yüce bir insansın doğru dersin ahkamı,
    bize çok gereklisin hak ettin bu makamı.

    her şey yerli yerince otururken yerine,
    içinde yanan hasret işlemekte derine.

    Yakub’un oğulları Mısır yolununa düşer,
    Halimiz çok perişan bize biraz erzak ver.

    Sönmüştü on bir yıldız boyunları büküktü,
    Doldurdu çuvalları affetmek büyüklüktü.

    Yusuf’un kokusunu alınca ama gözler,
    Visalin ateşinden titrer ihtiyar dizler.

    Kavuşmuştur her şeye ana baba ve de yar,
    Yinede bir hasret var olunmuyor bahtiyar.

    Anlıyor ki bu dünya aldatıcı bir meta,
    Ben Hakk’ı istiyorum gerek yok şatafata.

    Allah aşkı Yusuf’un benliğini bürüdü,
    Gerekmez dünya diye Mevla’sına yürüdü.
     



  2. OrKuN Well-Known Member

    Hazreti Yusuf Aleyhisselam

    Toprağı tanıdım, yürüyen kimdir,
    Nurun zindanına Yusuf hakimdir.

    Güneş, yıldızlar ve ay, göğe sığar,
    Secdede bir emir bir de gönül var.
    İbretin dağından ölüm yağar,
    Nurun yasına doğdun mu Yusuf’um.

    Kan, kardeş, kurt ve dağlar,
    Fesatta bir nefs, bir de şeytan var,
    Yusuf’un nurunu kör kuyu mu boğar,
    Yakub’un gözyaşına atıldın mı Yusuf’um.

    Bilemez Züleyha, sinesinde kurulu pazar,
    Sevdada bir şer, bir de hayır var,
    Belli ki pahanın aklı önceden dar,
    Haddinin onuruna satıldın mı Yusuf’um.

    Yankıdır Yusuf, güzel düşleyen seste,
    Gözleri amadır namusa esir nefeste,
    Korkup girdiğin kanadın kadar kafeste,
    İftira kilidine vuruldun mu Yusuf’um.

    Kerim olan Rahman’dır, Rahman’ın adı Rahim,
    Canı yok cefanın, yaşayan sabr-ı selim,
    Yalandan ölürken yeminli hekim,
    Vebanın ipine asıldın mı Yusuf’um.

    Sana söyledi, sana ağladı hatip,
    Kıtlıkta gülen yazmadı, sensiz, katip,
    Hatrına yedi yıl sererken Sahip,
    Fakirin gönlüne kapandın mı Yusuf’um.

    Akda kara arayan sultan-ı mecnun,
    Getirin dedi, emri ne bilir Firavun,
    Gençliğin sırtında yaşlanırken oyun,
    Sabrının bahtına inandın mı Yusuf’um.

    Yangın bahtta var, O duadan memnun,
    Sabır tahtta var, yoksa Yusuf suskun,
    Akılların zamanı kalınca ateşten mahsun,
    Çağlara öğüt için yakıldın mı Yusuf’um.

    Dileyen ne büyüktür ve nasıl Kerim,
    Bir damla Yusuf’tan düşen azim,
    Güzelliğin içinde solunca güller, yetim,
    Muhammed’in yoluna gittin mi Yusuf’um.
     
  3. OrKuN Well-Known Member

    Peygamberler Sofrası 12 Hz. YUSUF

    Kör kuyular deyince,
    Yusuf düşer aklıma.
    Dağlar boyun bükünce,
    Yusuf düşer aklıma.

    Yusuf seni tuttular,
    Kuyulara attılar,
    Yakub’a anlattılar,
    Yusuf düşer aklıma.

    Kuyuya düşen hâle,
    Nail oldu Cibril'e,
    Mısır'a düştü köle,
    Yusuf düşer aklıma.

    Yusuf seni görenler,
    Ya del olur yahut kör,
    Efkar tutsa türküler,
    Yusuf düşer aklıma.

    Firavun nic'eyledi,
    Rüyasını söyledi,
    Yusuf’u tac eyledi,
    Yusuf düşer aklıma.

    Sanmam kemik ve ettir,
    Yusuf bir melakettir,
    Bakışı berekettir,
    Yusuf düşer aklıma.

    Mihrap mıdır gözlerin,
    Ay pâresi yüzlerin,
    Hayran eder sözlerin,
    Yusuf düşer aklıma.

    Yıllar öncesi rüya,
    On bir yıldız alaya,
    Secde ederler aya,
    Yusuf düşer aklıma.

    Yusuf bir işarettir,
    Serdara esarettir,
    Ay, yüzüne hasrettir,
    Yusuf düşer aklıma.

    Serdar Akkoç
     

Sayfayı Paylaş