Hz.Eyüp (a.s)'ın Hayatı

Konusu 'Dini Sohbet' forumundadır ve serseri_aşık tarafından 24 Haziran 2008 başlatılmıştır.

  1. serseri_aşık Well-Known Member


    Hz. Ibrahim soyundan gelen bir peygamber.
    Eyyûb (a.s.)'dan Kur'an'da dört yerde bahsedilir ve sabir örnegi olarak takdim edilir (en-Nisâ, 4/163; el-En'âm, 6/84; el-Enbiyâ, 21/83; Sâd, 38/41). Tevrat'ta da "Eyûb" adiyla müstakil bir kitap, Hz. Eyyûb'un kissasina tahsis edilmistir.

    Islâm kaynaklarina göre Havrân bölgesinde yasayan ve çok zengin olup, sayisiz mali-mülkü, birçok oglu kizi bulunan Eyyûb (a.s.), kendi toplumuna peygamber olarak gönderilmistir. Sabah-aksam ümmeti ve Allah'a ibâdetle mesgul olan Hz. Eyyûb, Rabbinin bir imtihânina mârûz kalmis, bütün servetini, çocuklarini kaybettigi gibi seytanin kendisine musallat olmasi neticesinde kalbi ve dili hâriç bütün vücudunda çibanlar çikmis, iltihapli yaralar açilmis, yaralarina kurtlar dolmus ve vücudu bozulup kokmaya baslamisti. Bu durumda kocasina hizmete sebât eden esi "Rahmet" hariç hiç kimse onun yanina yanasmadigindan cemiyetten çekilmek mecburiyetinde kalmis, fakat hiçbir zaman sabrini ve Cenâb-i Hakk'a bagliligini kaybetmemistir. Farkli rivâyetlere göre 3, 7, 13 veya 18 sene gibi epey uzun süren bu sikintili dönemden sonra sabriyla imtihâni kazanan Eyyûb (a.s.) Cenâb-i Hakk'in lütfu ve emriyle ayagini yere vurmus, fiskiran su kaynagindan yikanip içerek eski sihhati ve güzelligine kavusmustur. Ayrica kendisine yeniden birçok servet ve çocuk da ihsân edilmistir.

    Genellikle kabul edildigine göre bu imtihana ugradigi sirada yetmis yasinda olan Hz. Eyyûb, sifâ bulduktan sonra yirmi yil daha yasamis, diger bazi rivâyetlere göre ise hastaligindan önceki kadar daha ömür sürmüstür. Kendisinden sonra Bisr adindaki bir oglu, kavmine peygamberlik yapmistir

     



  2. OrKuN Well-Known Member

    Hz.Eyyüp AS, Hz. İsahak`ın oğludur. Nesep sülalesindendir. Muhterem annesi Hz. Lut neslindendir. Hanımı Rahme Hatun ise Hz. Yusuf`un oğlu Efrahim`in kızıdır.

    Hz. Eyyüp AS yaklaşık MÖ 1740 yılında tarihinde, Şam bölgesindeki Bessiye de dünyaya geldi.Gençliğinde güzel huyu ve dürüstlüğü tartışılmazdı. Allah-u Teala O`nu güzel vasıfları sebebiyle Kuran-ı Kerimde Medhu Sena buyurdu. ”Biz O`nu (belalara) hakikatten sabırlı bulduk O ne güzel bir kuldu. Şübhe yokki, O tamamen Allah`a dönen (bir zat)idi. (Sad Suresi 44)” Eyyup AS Şam`ın kuzey bölgesinde bulunan Rom bölgesinde yaşayan insanlara peygamber oldu. Onları Allah-u Teala'ya iman ve ibadete çağrdı.Bu uğurdu pek çok zahmet çekti. Daha sonraları malı evladı ve bedenini ile imtihan edildi. Hz. Eyyüp çok büyük sıkıntılara göğüs gerdi. Sabrı kullukta kusur etmeyip şikayette bulunmayışı ve başka vasıfları ile ibadet ahline ve ve akıl sahiplerine örnek oldu İlahi vahiye mazhar bir peygamber olduğu, Kuran-ı Kerim`de mealen şöyle bildirilmektedir. ”Nuh`a ve ondan sonraki peygamberlere vahy ettiğimiz ve İbrahim`e İsmail`e İshak`a ve Yakub`a evlatlarına,İsa`ya Eyyube,Yunus`a Harun`a ve Süleyman`a vahy eylediğimiz ve Davud`a Zebur verdiğimiz gibi (Habibim) sübhesiz sanada biz vahy ettik (Nisa Süresi 163)”

    “Biz O`na İshak ile (İshak`ın oğlu) Ya`kub`u ihsan ettik.Ve her birini hidayete erdirdik. Daha evvelde Nuh ve O`nun neslinden Davud`u Süleyman`ı ,Eyyub`u Yusuf`u, Musa`yı ve Harun`u hidayete kavuşturduk. Biz iyi hareket edenleri işte böyle mükafatlandırırız.(En`am Süresi-84)”

    Hz.Eyyub AS Allah-u Teala, Dedesi Hz.İshak`ın duası bereketi ile çok mal ve servet verdi. Sürülerle, hayvanlarla, bağlar bahçeler ve çok evlat ihsan etti. Bugünkü adı ile Eyüp Nebi Beldesi`nde kurmuş olduğu çiftliklerden binlerce insan çalışırdı. Bu kadar servetin çokluğu, O`nun Allah yolundan alıkoymadı. Çok ibadet ederdi.

    İMTİHAN DEVRESİ;
    Hz. Eyyüp`un başına gelen her türlü bela Meş şeytanın sebebiyle oldu Eyyup AS Allah-u Teala`yı andığı zaman göklerde bulunan melekler, O`na selatu ve selam ederdi. Cenabı Hak Hz. Eyyub`u imtihan etmey, murad etti. Hz.Eyyub`un malları çeşidli vesilerler elinden aldı. Koyunları sel ile ekinleri rüzgar ile telef oldu. Şeytan`da çoban suretinde, ağlayarak Eyyub AS`nin yanına geldi. Eyyub AS o esnada insanlarla vaaz ve nasihatla meşkul idi. ” Ey Eyyub şaşılacak bir gaflet oldu. Allahu Teala malını ve mülkünü helak etti” Hz. Eyyub bu haber karşısında hiç bir şikayette bulunmayarak, Allah-u Tealaya hamd olsun ve şükürde bulundu, ve Şetana dedi ki ” Üzülme o malı O verdi” Hz. Eyyub`un bu hali ve sözleri şeytana muthiş samar oldu. Allah-u Teala Hz. Eyyub`un hocaları ile ders okuyan çocuklarınıda deprem ile canlarını aldı.

    Bunları gören şeytan hoca şekline girip feryat ve figan ile Hz. Eyyubun yanına geldi. Başına topraklar serpip gözlerinden kanlı gözyaşları akıttı. “Çocukların öldü. Her biri parça parca oldular. Bağırışmaları inlemeleri dayanılacak gibi değildi” dedi. Öyle bir anlatti ki Hz.Eyyub`un mübarek gözlerinden yaş geldi. Şeytan Hz.Eyyub`un üstünü başını yırtıp feryat ve figan etmesini bekliyordu. Fakat onda ki sabır ve tevekülü görünce hiddetlendi ve konuşmaya başlayaçağı sırada Hz. Eyyub “Ey mel`un sen iblis`sin beni rab`ıma isyana teşvik etmek istiyorsun. Şunu bil ki Evlatlarım birer emanet idi. Rab`ıma nicin inciyeyim.Rab`ıma hamd ederim” diye buyurdu.

    Allah-u Teala Eyyub AS`nin bedenine hastalık vererek imtihan etmeyi murad etti. O`na hastalık verdi. Hastalığı gün geçtikçe şiddetlendi. Akrabaları komşuları ve başkaları yanına uğramaz oldular.Yalnız sadakat ve şefkat misali Rahime Hatun onu terk etmedi.O`na hizmete devam etti. Hz.Eyyub bu hastalık halindede şikayet ve feryadda bulunmayıp şüküretmeye devam etti. Sabır gösterdi.Hasta olması ve sebebi Kuran-ı Kerim Sad suresi 41. ayeti kerimesinde mealen şöyle bildirilemektedir. “(Ya Muhammed) Eyyub`u hatırla O rab`ına (Ya rabbi) Şeytan beni yorgunluğa ve azaba(hastalığa) uğrattı” diye dua ve nida etti. Burada Hz. Eyyub edebi göstererek duasında yorgunluğu ve hastalığı şeytana nispet etti.Çünkü şeytan zenginliğine evladına ve çok ibadet edişine haset etip musallat olmak istemişti. Gerçekte Eyyub AS herşeyin Allah-u Teala`dan olduğunu bilirdi.Şeytan bu defada Hz. Eyyub`un bulunduğu yüre halkına vesvese vererek “Aman Rahime Hatun`la görüşüp O`na yardımcı olmayın Eyyub hastalığı sizde geçebilir. O`nu bölgenizden kovun” dedi. Yöre halkı Rahime Hatun`a haber göndererek Eyyub`u alıp burada gidiniz yoksa sizleri taşlayarak öldürürüz! tehditinde bulundular.Rahime Hatun gizlice Eyyub AS`yi sırtına alıp oturdukları yereyakın büyük bir kayanın aldında saklandı.Altına kumlar kuyup taştan yastık koydu.Sonrada saptan küçük bir külübe yaptı ve hizmete devam etti. Hz. Eyyub şehir dışındaki külübesinde rahatsızlığına rağmen gelip geçen insanlara Allah-u Teala`yı hatırlatıyor. Sabır ve şükrü tavsiye ediyordu. İş ve üzüntüden yorgun düşen hanımı Rahime Hatun`da yüredeki hanımlara iplik eğirmekle meşkul idi.Bir ara Rahime Hatun efendisine “Senin için Allah-u Teala`dan sıhhat ve afiyet isterim” dedi.Eyyub AS`de “Ey Rahme, Allah-u Teala bizlere nimetler verirken biz ondan gelen belalara niçin sabr etmeyelim” diye buyurdu.Hz. Eyyub 7 yıl dert ve bela içinde kaldı.Halinden hiç şikayet etmedi.Rahime Hatun bir gün O`na “Cenabı Hak`a dua etsende bu dertleri senden alsa” diyince O “Ey Rahme sıhhat ve mesut günlerimiz ne kadar zamandı?” diye sordu. Rahime Hatun “80 yıl idi” dedi. Hz. Eyyub: ”Şiddet ve bela zamanı sıhhat ve bela süresi ne kadar olmadan Cenab-ı mevlaya bela için şikayet etmekten huyu ederim” buyurdu.Tahamül gücü üstünde bir sabır gösteren Hz.Eyyub Kuran-ı Kerim Sad Süresi 44. ayeti kerimesinde meth edildi.Hadisi Şeriftede “Hz.Eyyub insanların en uysalı, en sabırlısı ve en çok öfkesini yenen idi” buyuruldu. Hakka rızası tam ve kusursuz idi.

    Şeytan bir gün Doktor süretinde Rahime Hatun`,un karşısına çıktı. “Sen her halde hasta olan Eyyub`un hanımısın “dedi.Rahime Hatun “Evet” diyince “Ben onu yakalandığı hastalıktan kurtarmayı düşünüyorum lakin şartlarım var” dedi.Rahime Hatun “Nedir?” deyince “Kolay,Eyyub şarap içicek ve benim içinde şifayı sen yarattın diyecek o kadar” dedi. Daha sora ayrıldı Rahime Hatun olan olayrı Hz. Eyyub`e anlattı.” Ondan sakın ol” buyurdu. Hz. Eyyub`un hastalığı çok şiddetlendi O`nun bu hali beden kalb ve lisanı ile yaptığı kulluk ve peygamberlik vazifetlerini iyice zorlaştıryordu.O zaman Allah-u Teala`ya dua ve niyazda bulundu. Kuran-ı Kerim`de bu husuta mealen şöyle bildirilmektedir. “Bana gerçekten hastalık isabet etti. Sen merhamet edenlerin en merhametlisin(Enbiya Süresi 83)” Hz. Eyyub`un bu şekilde dua etmesinin sebebi değişik şekillerde anlatılmakdatır.

    HASTALIKTAN KURTULMA;
    Hz.Eyyub şehrin dışındaki kulübesinde yaşıyordu.Birgün karısı Rahime Hatun yiyecek aramaya çıkmıştı.ikinde vakti Allah-u Teala`dan lütuf müjdesi ulaşdı. Cebrail AS çıka geldi ve Allah-u Teala`dan “Ey Eyyub bela verdim sabrettin şimdi ben sıhat ve nimet vereceğim” haberini getirdi. Bu husus Kuran-ı Kerim`de şöyle bildirilmektedir. ”Ey Eyyub ayağını yere vur çıkan sudan gusl eyle ve soğuğundan iç (Sad suresi 42)” Bunun üzerine “Hiç gücüm yok ki” der,Bunun üzerine “var olan gücünle vur” emrini alır.Bu ilahı emir üzerine Eyyub AS ayağını yere vurur. Bu ilk pınardan su fışkırır.Bu su sıcak olup bedenini yıkayı verir. İkinci pınar ise kırk adım doğuya doğru sayarak tekrar ayağını vurur. Soğuk bir pınar oluşur ve sudan da içer şifasını bulur. Diğer bir rivayete göre Eyyub peygamber rahatsız bir halde iken, Rahime Hatun Eyüp Nebi Beldesiin güneyinde bulunan Tel-Goran köyünde yiyecek aramya gider. Yiyecek karşılığındada saçlarından bir örük vererek bir parça ekmek aldıktan sonra Eyyub peygamberin yanına gelir.Hasta ve bitkin olan Eyyub AS bunun farkına varır :” Ya rahme Hatun senin saçlarınına ne oldu?” diye sorar.Rahme Hatun`da “Ben bu ekmek karşılığında verdim Ya Eyyub” der. Hz.Eyyub AS ” Ya Rahme git bu paröa ekmeği geri ver saçlarını getir” der. Rahime Hatun tekrar Tel-Goran`gider,
    ekmeği verir saçlarını alır.Tekrar geri döner. Eyyub AS bu sureçte Cebrail AS tarafından gelen emirle çıkan hem pınardan içmiş hemde bedenini yıkamış sıhhatın kavuşmuştur. Eyyub AS nin hastalığı geçmiş taze bir genç olmuştu.Cebrail AS ona Hülle(elbise) giydirdi.Başına tac koydu.Üzerine altın parçacıkları saçıldı.Bir süre sonra dönen Rahme Hatun Eyyub`u tanıyamadı. Kaybolduğunu zannetti. Ağlamaya başladı Cebrail AS Eyyub peygambere “Rahme Hatun`u çağr gönlünü hoş eyle” buyurdu. Hz.Eyyub “ey hanım kimi kimi çağırır kimi ararsın” diye seslendi. Rahime Hatun ” Bir hastam vardı. hayat arkadaşımdı” dedi. Eyyub “ismi neydi” Rahme Hatun “Sabırlı Eyyub idi ” Eyyub AS “Nasıl bir kimse idi?” Rahme Hatun “sağlıklı iken sana benzerdi ” deye cevap verdi.Eyyub AS “Ey Rahme o hasta Eyyub benim” buyurup kendini tanıttı.”Allah-u teala sıhhat verdi” dedi ve her ikisi ağladı. Daha sonra Rahme Hatun aynı sudan yıkanıp içtikden sonra o da gençleşti.Bu halden sonra hanımı ile beraber eski yerlerine doğru yola çıktılar. Eski köyüne dününce köhne evinin yenilenmiş olduğunu gördüler. Elinden alınan malları geri gelmişti. Başka bir rivayete görede ölen evlatları dirilmişti.

    Hz. Eyyub kendi ismi ile anılan ,Eyub Nebi Beldesinde kabirleri bulunmaktadır. Bu bölgede Hz.Eyyub peygamber, Hz. Rahime Hatun ve Hz. Elyaseh peygamberlerin türbeleri bulunmakdadır. Ayrıca Tel-Goran köyünün tam arkasından Eyyub AS bir evladının mezarı bulunmaktadır. Gerek türbeleri ,Gerek mağarası, gerek şifalı suları ,gerek rahatsızlık döneminde belini dayadığı ve orda yaşam sürdüğü büyük kaya parçası bugün bile büyük birer anıt olarak sapa sağlam durmaktadır.
     
  3. Misafir Guest

    hz eyüp ün hayatı
     
  4. Misafir Guest

    hz.eyyüp ün hayatı ve sabır örnekleri
     

Sayfayı Paylaş