Hüseyin İnan

Konusu 'Biyografiler' forumundadır ve RüzGaR tarafından 6 Şubat 2008 başlatılmıştır.

  1. RüzGaR Super Moderator


    Hüseyin İnan

    1949’da Kayseri’nin Sarız ilçesine bağlı Bozhüyük köyünde doğdu. İlk ve orta okulu Sarız’da, liseyi Kayseri’de okudu. 1966’da ODTÜ İdari Bilimler Bölümü’ne kayıt oldu. Sosyalist Fikir Klubü (SFK) ve bu derneğin bağlı olduğu Dev-Genç’e üye oldu. Bu arada, TİP’e de katılarak, bu partinin de etkinliklerinde yer aldı. Aynı dönemde, gerek İstanbul ve Ankara, gerek İzmir ve diğer yörelerde anti-emperyalist eylemlere katıldı; ABD 6. Filosuna yönelik eylem ve mitinglerin içinde bulundu. Toprak işgalleri, kırsal yörelerdeki mitingler vb. etkinliklere katıldı. 1966-1967 öğretim yılında, gerçekleşen ODTÜ Hazırlık boykotunun örgütlenmesine önderlik etti.
    Hüseyin İnan, 1968’de, TİP ve daha sonra MDD içindeki ayrılıklarda, giderek belirginleşen gizli ve dar örgütçülük fikri etrafında çekirdek bir grup oluşturup, kır gerillası yoluyla anti-emperyalist mücadele verme fikrini geliştirmeye çalıştı. Ankara’da özellikle ODTÜ kökenli olan ve temelini İnan’ın attığı bu grup, daha sonra THKO’nun çekirdek kadrosunu oluşturacaktı. Aynı yıl İdari İlimler Fakültesi’nden çıkarılan Hüseyin İnan, ODTÜ yurtlarında kalmaya devam etti.
    14 Ekim 1969’da, grubun önemli bir kesimiyle birlikte Suriye üzerinden Ürdün’e, FKÖ’nün asıl gücünü oluşturan El Fetih kamplarına gitti. Burada FKÖ’nün yanında İsrail’e karşı savaştı. İsrail içlerindeki karakol baskınlarında bizzat yer aldı. Şubat
    1970’de Türkiye’ye geri döndüğünde, Diyarbakır-Antep yolunda bir otobüste yakalandı. Diyarbakır’da devam eden yargılama sonunda, Ekim 1970’de tahliye oldu.
    İnan Ankara’ya döndüğünde, kafasındaki kır gerillası fikri iyice berraklaşmıştı. Benzeri düşünceler taşıyan ve aynı eylem çizgisini benimseyen, başlarında Deniz Gezmiş’in yer aldığı İstanbul grubuyla biraraya gelerek THKO’yu kurdu. İnan, kitle hareketleri içinde hemen hiç tanınmayan biri olmakla birlikte, örgütleyici niteliği, insanlarla ilişki kurma becerisi ve kararlılığıyla grup içinde sivrilmişti. O dönemlerde önemli ölçüde karizması olan Deniz Gezmiş, Sinan Cemgil ve Cihan Alptekin’in de yer aldığı THKO’nun tartışmasız önderi haline geldi.
    Daha sonra, yaygınlaşan silahlı eylemlere önderlik etmekle kalmadı, bütün eylemlerin bizzat içersinde oldu: 29 Aralık 1970’de, Dev-Genç üyelerinden İlker Mansuroğlu’nun öldürülmesi üzerine, THKO’nun örgüt olarak kendini ortaya koyduğu Kavaklıdere Polis Karakolu’nun kurşunlanması, 1 Ocak 1971’de Türkiye İş Bankası Emek Şubesi soygunu, Amerikan askeri tesislerinin basılarak bir Amerikalı’nın kaçırılması ve daha sonra 4 Amerikalı’nın kaçırılması eylemlerinde gösterdiği gözüpek tavrı ve kararlılığıyla THKO’nun varlığında büyük etken oldu.
    24 Mart 1971’de Kayseri’nin Pınarbaşı ilçesinde yakalanarak, Deniz Gezmiş ve Yusuf Arslan’la birlikte Ankara 1 No’lu Sıkıyönetim Askeri Mahkemesi tarafından 9 Kasım 1971’de idama mahkum oldu. İdamlarının önlenmesi için gerek Meclis’te, gerek kamuoyunda ve gerekse örgüt arkadaşları tarafından çeşitli girişimlerde bulunulmasına rağmen Deniz Gezmiş ve Yusuf Arslan’la birlikte 6 Mayıs 1972’de idam edildi.
     



Sayfayı Paylaş