Hümeze Suresi Meali (Türkçe Anlamı)

Konusu 'Kuran-ı Kerim' forumundadır ve OrKuN tarafından 9 Şubat 2008 başlatılmıştır.

  1. OrKuN Well-Known Member


    Hümeze Suresi Meali
    (Elmalılı Hamdi Yazır)
    [FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]1 - 2 - Mal toplayıp onu tekrar tekrar sayan, insanları arkadan çekiştirip, kaş göz hareketleriyle alay edenlerin (hümeze ve lümezenin) vay haline! [/FONT]

    [FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]3 - Malının, kendisini ebedi yaşatacağını sanır. [/FONT]

    [FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]4 - Hayır, andolsun ki, o hutame (cehennem)ye atılacaktır. [/FONT]

    [FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]5 - Hutame'nin ne olduğunu bilir misin? [/FONT]

    [FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]6 - 7 - O, kalplerin içine işleyecek, Allah'ın tutuşturulmuş bir ateşidir.[/FONT]

    [FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]8 - 9 - Cehennemlikler, dikilmiş direklere bağlı oldukları halde, o ateşin kapıları üzerlerine kapatılacaktır. [/FONT]
     



  2. OrKuN Well-Known Member

    Kur’an-ı Kerimde 104 sure olan Hümeze Suresi 32. Sure olarak Mekke’de inzal edilmiştir. 9 ayet, 30 kelime 130 harftir.

    Sure insan haysiyet ve şerefini korumayı amaçlamaktadır. Bu sebeple ismini insanı gıybet ve arkadan çekiştirerek onun haysiyet ve şerefini lekedar etmek anlamındaki “Hümeze” kelimesinden almıştır. Yüce Allah bu surede malı ile övünen, insanları arkadan çekiştiren ve alay edenleri büyük bir azap ile tehdit etmektedir. “Hümeze” kusur saymak, “Lümeze” ise alay edip küçük düşürmek anlamına gelmektedir. (V. Zuhaylî, Tefsiru’l-Münir, 15:624)

    Kur’ân-ı Kerimin ortaya koyduğu hükümlerde genel kural şudur: “Sebebin hususiliği lafzın umumiliğine zıt değildir.” Yüce Allah hususi sebepler tahtında ayetini inzal buyurmuştur; ama ayetler umumiyet ifade ederler ve kıyamete kadar geçerli olan umumi kuralları vazeden hükümler ortaya koyarlar.

    NÜZUL SEBEBİ
    Velid b. Muğire, Ümeyye b. Halef, Ahnes b. Şüreyk hakkında inzal edildiği rivayet edilir. (İbn-i Kesir, Tefsir, 4:450) Onlar zengin ve önde gelen kimselerdi. Bütün işleri malları ve kendileri ile övünmek ve mallarını biriktirip saymak ve peygamberle alay etmek, mü’minleri ayıplamak, dilleri ile ve işaretlerle alay etmekti. Peygamberimizi (sav) ve sahabeleri gıyabında gıybet ederler, yüzlerine karşı da dilleri ile ayıplayarak incitirlerdi. Bu durum müşriklerin ileri gelenlerinin çoklarında vardı.
     

Sayfayı Paylaş