Honda CR-V sürüş izlenimi

Konusu 'Honda' forumundadır ve OrKuN tarafından 5 Ocak 2008 başlatılmıştır.

  1. OrKuN Well-Known Member


    Önce şehirli, sonra 4x4

    [​IMG]
    SÜRÜŞ İZLENİMİ : Honda'nın üçüncü nesil olarak piyasaya sunduğu popüler 4x4'ü CR-V, şehirli karakteri ağır basan bir araç

    Japon üretici Honda, CR-V’yi ilk çıkarttığında, markanın tutkunu olanlar önce ufak bir şaşkınlık geçirmişlerdi. Zira Honda, o zamana kadar özellikle Türk tüketicisinin gözünde bir 4x4 araçla özdeşleşmemişti. Ancak geçen zaman, aracın yollarda daha çok görünür olmasıyla birlikte CR-V lehine işledi. Türk tüketicisi, tıpkı Avrupalı ve Amerikalılar gibi bu modeli bağrına basmış, sevmişti.
    Mühendislerinin de söylediği gibi ilk nesil CR-V, şehir hayatında 4x4 kullanmak isteyen tüketiciler hedef alınarak, otomobil temelleri üzerine küçük SUV kasası oturtulmuş bir araçtı. İkinci nesil CR-V, biraz daha iriceydi. Yine şehiriçi kullanıma uygun olmakla birlikte biraz daha yerden yüksek ve genişti. Bu araç da, CR-V tutkunlarının kalbini çalmakta geç kalmadı.
    Pratik özellikleri ağır basan CR-V, arka bagaj tabanında gizlenen portatif masası, ön koltukların arasında konumlanan, istenildiğinde küçük bir sehpaya dönüşebilen detayları, direksiyon arkasında bulunan Amerikanvari vites koluyla dikkat çekiyordu. Ve sonunda üçüncü nesil CR-V de geldi çattı...

    Tam bir değişim

    Aracın resimleri ilk basına dağıtıldığında meraklı gözler, daha farklı bir araç ararken, minivan ile coupe arası tasarıma sahip, eskisinden daha alçak tavanlı, saldırgan görünümlü bir CR-V ile karşılaştılar. Zira Honda, üçüncü nesilde CR-V için farklı bir rol biçmişti. O, bir arazi aracından çok, tüm dünyada ve özellikle de Amerikan pazarında beliren son eğilimlere uyup, “crossover” halini almıştı.

    [​IMG]

    CR-V, bu çerçevede dinamik, ancak eskisine oranla biraz daha kısalmış boyutlara kavuşurken, geniş iç mekan, pratiklik ve en önemlisi dört tekerlekten çekiş sisteminden ödün vermemişti. Bununla birlikte değişim, onda alışılmış bazı donanımların artık ortadan kalkması anlamına geldi. Azzz sonraaa...
    Önce aracın etrafında küçük bir gezinti yapıp, yorumları sıralayalım. CR-V, önden tamamen farklı görünüme sahip. Motor kaputuyla tek bir parçaymış gibi duran iri farlar, bir "V" biçimli radyatör ızgarasıyla tampondan ayrılmış. Yandan, arkaya doğru tam bir coupe havası estirirken, tavanın basık duruşu dikkatlerden kaçmıyor.
    Arkadaysa ön bölümün aksine yumuşak çizgiler görüyoruz. Arka tamponun altındaki mat kısım, tıpkı aracın yanlarında, kapı altlarındaki plastik şeritle birlikte aracın arazide zarar görmemesi için yapılmış.
    Bu arada birkaç küçük özelliğini kaybettiğini söylemiştik. Onlardan biri, yedek lastiğin artık dışarıda bulunmayışı. Daha şehirli hale gelen CR-V’nin yedek lastiği, artık bagajda. Tabii bagajdaki o küçük portatif masa da sizlere ömür!

    Otomobil konforu

    Yeni CR-V, binek otomobil sürüş özellikleri ve konforu sunmak için tasarlanmış. Nitekim iç mekana girildiğinde, bunu fark etmemek imkansız.
    Direksiyon simidi, sportif bir Honda modelinde rastlanabilecek türden. Bu direksiyon, iri göstergeler ve göstergelerin ortasındaki bilgi ekranıyla (yol bilgisayarı) desteklenmiş. Ancak yol bilgisayarının verilerini değiştirmek, maalesef gösterge panelinin içindeki bir düğmeyle yapılıyor.

    [​IMG]

    Vites kolunun konsola entegre edilip, orta bölüme alınması, CR-V tarihinin bir başka yeniliği. Elbette kullanım kolaylığı artmış. İki koltuk ortasında ise bardak tutucular, portatif küllüğün yuvaları, sürgülü kapaklı derin eşya bölmesi ve en önemlisi ilk bakışta vites koluyla karıştırılma ihtimali yüksek ancak çok şık tasarımlı el freni bulunuyor. İki torpido gözü olması "artı" hanesine eklendi...
    Arka koltuklar üç parça. Tek tek katlanabiliyor, ileri-geri gidebiliyor, sırtlıkları geriye yatırılabiliyor. Arkada hatırı sayılır diz mesafesi var. Bagaj ise, istenildiğinde ikiye bölünebiliyor. Böylece hafif eşyaları, kolayca alabileceğiniz şekilde üste koyabilirken, ağır olanları alt kısma yerleştiriyorsunuz.
    Tüm bunların yanında iç mekanın hayli sessiz olduğunu söylememe gerek yok…

    Takdir toplayan motor

    Honda'nın kullandığı 2.0 lt 150 HP benzinli motor, pek çok yönden takdir toplayacak nitelikte.
    Nitekim, beş ileri ve akıllı otomatik şanzıman, motorla uyumlu çalışarak, 1.5 tonun üzerinde ağırlığa sahip aracı hantal bırakmıyor. Vites seçimlerini yol durumu ve performansa göre kendisi yapabilen şanzıman, motora çevik sayılabilecek bir karakter kazandırıyor. Ancak şanzıman bazen vites küçültmede isteksiz davranabiliyor. 0-100 km/s hızlanması 12.0 sn civarında. Azami hızıysa 177 km/s.
    Tçüm bunlara karşın araç, makul yakıt tüketimiyle dikkat çekiyor. 58 lt depoyla, ara sıra performanslı kullandığımız halde, 550 km yol katettik. Bu değer, 100 km'de 10 litreyi bile bulmuyor. Tabii sürekli performanslı kullanınca, bu değeleri aşmak şaşırtmasın!
    Çok yumuşak olmayan, ancak yolculara da eziyet etmeyen süspansiyon, aracın yol tutuşunu başarılı hale getiriyor. Bunda Araç Denge Kontrol Sistemi'nin (VSA) katkısı yok değil. Aracın yerden yüksekliğinin azalması ve ağırlık merkezinin yere yaklaşmasıyla da alakalı. Tabii bu da, CR-V'nin "arazi" sınırlarının zorlanmaması anlamına geliyor. Fiyatı, 75 bin YTL dolayında.

    * Neleri var?

    ABS, VSA, Römork Denge Kontrolü Sistemi, ön, yan ve perde hava yastıkları, otomatik ve çift bölgeli ayarlanabilir klima, elektrikli katlanabilen yan aynalar, elektrikli ayarlanabilen sürücü koltuğu, ısıtmalı ön koltuklar, panoramik cam tavan, deri döşeme, ön ve arka park sensörleri, xenon farlar ve diğerleri...
     



Sayfayı Paylaş