Her hâliyle bizlere en güzel örnektir

Konusu 'Peygamber Efendimiz(SAV)' forumundadır ve abdulkadir tarafından 22 Mayıs 2008 başlatılmıştır.

  1. abdulkadir Well-Known Member


    Her işe besmele ile başlardı. “Besmele ile başlamayan işin hayrı ve bereketi
    kesiktir” buyurmuştu.

    Herkese selam verirdi “Allah katında insanların en değerlisi
    karşılaştıklarında önce selam vermek için ha-rekete geçendir” buyururdu.

    Boş sözlerden kaçınırdı. “Malayani şeyleri terk etmesi, bir kişinin
    Müslümanlığının güzel olmasındandır.” buyurmuştu.
    Evine selam vererek
    girerdi.
    Çocuklarla şakalaşırdı.
    Bir evin kapısını en fazla 3 kez
    çalardı.
    İsteyeni reddetmezdi. “Bana infak etmem ve yoksulluktan korkmamam
    emredildi” buyurmuştu.
    Karnı acıkmadan yemezdi
    “Karnınız iyice acıkmadan
    yemeğe oturmayın; tam doymadan da kalkın” buyurmuştu.
    Güzel kokular
    sürünürdü.
    Misafire ikram etmeyi severdi. “Allah’a ve Kıyamet gününe iman
    eden kimse, misafirine ikram etsin”buyurmuştu.


    Hasta ziyaretini ihmal etmezdi.
    Cenaze namazlarına
    katılırdı.
    Irkçılık yapanları sevmezdi.
    Namazları cemaatle
    kılardı.
    Hep hayrı tavsiye ederdi.
    Yemekten önce ve sonra ellerini
    yıkardı.
    Elbisesini sağdan giyerdi.
    Alış-verişte sağ elini
    kullanırdı.
    Ölmüş kişileri hayrla yad ederdi.
    Yemeğin sonunda
    şükrederdi.
    İnsanlara hediye verir ve hediyelerini kabul
    ederdi.
    İnsanların en mütebessimiydi.

    İnsanlara latife yapardı.
    Ondan asla kaba bir söz
    duyulmamıştı.
    Temizliğe çok önem verirdi.
    İşçinin emeğinin
    karşı-lığını hemen verirdi. “İşçi-nin ücretini alnının teri kurumadan veriniz.”
    buyurmuştur.
    Esnaflara dürüst olmayı tavsiye ederdi.
    Komşu
    ilişkilerinde çok hassastı.
    Evleneceklere yardım ederdi.
    Hz. Ömer (ra)
    adaleti ondan öğrenmişti.
    Ben kral değilim derdi. Karşısında titreyen bir
    adama, Korkma! Ben kral değilim. Kureyş’ten kuru ekmek yiyen kadının oğluyum.”
    demişti.
    Hayvanlara iyi bakılmasını ister, aşırı yük yüklemeyi
    yasaklardı.
    İyilikleri asla unutmazdı.
    Ayıpları yüze vurmazdı.
    Aksi
    bilinmedikçe hüsnü zan yapardı. “Başkası hakkında bana kötü bilgi getirmeyin;
    ben yanınıza hakkınızda iyi düşünerek selim bir kalple gelmek isterim” buyurarak
    hüsn-ü zannın esas olduğunu belirtmişti.
    Allah Rasulü’nün hayatında istikrar
    önemli bir yer tutar. “İbadetlerin en hayırlısı az da olsa devamlı olanıdır.”
    buyurmuştu.
    Her konuda güvenilir bir insandı. “Dürüst ve güvenilir tüccar
    kıyamette peygamberler, sıddîkler ve şehitlerle beraber” olarak
    diriltilecektir.” buyurmuştu.
    Ashabının hal ve hatırını sorardı.
    Çok
    nazikti, kimseyi rahatsız etmezdi.
    Herkese iltifat ederdi.
    Dişlerin
    bakımına önem verirdi.
    İlim öğrenenlere destek verirdi.
    Evlenenleri
    tebrik ederdi.
    İşkenceye hiçbir mazeret olamaz derdi. Allah Rasulü, savaş
    halinde bile kadın ve çocukların öldürülmesini, hatta ölünün cesedine bile
    eziyeti yasaklamıştı.
    Allah Rasulü, yatmadan önce avuçlarını birbirine
    birleştirir. İhlas, Felak ve Nas sûrelerini okur, sonra da başından başlayarak
    mübarek vücudunu meshederdi.
    Ashabıyla tokalaştığında karşısındaki elini
    çekmedikçe Kendisi çekmezdi.
    Hapşırdığında eliyle ağzını
    kapatırdı.
    Sohbetleri insanları usandıracak kadar uzun değildi.

     



Sayfayı Paylaş