Hayat İle İlgili Şiirler

Konusu 'En Güzel Şiirler' forumundadır ve SeçiL tarafından 15 Mart 2016 başlatılmıştır.

  1. SeçiL Well-Known Member


    YalanDünya Şiir

    Boşa üzülmüş ,boşa gülmüşüm
    Hepsi hayalmiş,rüya görmüşüm
    Boş yere sana değer vermişim
    Yalan dünya;boşa aldattın beni

    Aldandım sözüne,düştüm peşine
    Malına ,mülküne,güzelliğine…
    Uysaydım keşke hakkın sözüne
    Yalan dünya; boşa aldattın beni

    Ne ana kaldı,ne baba; nerede evlat?
    Her şeyi aldın , ettin mi rahat?
    Görmedim gerçeği bende kabahat
    Yalan dünya; boşa aldattın beni

    Verdiğin bu muydu, bu nasıl yatak?
    Doldurdun gözümü taş ile toprak
    İster ağla , ister gül halime bir bak
    Yalan dünya; boşa aldattın beni


    Bir Hayatın Anatomisi


    Hayat dediğin oyun üç,bilemedin beş perde
    Kural yoktur tınısı hep aynıdır her telde
    Açılışı dünyaya gelmekle yaparsın
    Sonra zamanı saati kendin göre kurarsın
    Dünyaya gelerek başlattığın diriliş
    Onbeşsene sonra olurmu sana bir serpiliş
    Farkında değilsindir yaşıyorsundur en güzel günleri
    Karşına çıkan ilk kızı sanarsınki bir huri
    Heyelana kapılmış kaya misali geçer zaman
    Birden yapaylnız kalırsın nedenini anlamadan
    İşte ilk perde tam burda kapanır
    Sınav denilen illetle ikinci perde aralanır
    Hazırsan geçersin sınavı ilk seferde
    Eğerki değilsen sayarsın olduğun yerde
    Aşılmayacak engel yoktur atlatırın bunuda
    Artık kendine güvenirsin sözlerin kalmaz havada
    Sahneye bi çıkarsın karşında kocaman kitle
    Kendince düşünürsün işte budur kapalı gişe
    Tadını alamadan elvedda derin mutlu günlere
    Çıkarsınsabah yeliyle uzun bir sefere
    Şafak saymakla geçermi dörtyüzaltmış gün
    Onbeş aydan daha yoksun kalır kısacık ömrün
    Onbeş aydan sonra hiç bozmadan kafiyeyi
    Kapatırsın uzun bir aradan sonra perdeyi
    Herkes gibi kurmak istersin mutlu mesur bir yuva
    Bu arada bir perde daha katılır kuyruğa
    Artık benimde olsun dersin bir kaç çocuk
    Derken anlarsınki kolay değilmiş yoksulluk
    Dertler belini büksede bunlarıda atlatırsın
    Hepsini bir bir katlayıp cebinde saklarsın
    Bundan sonra kalmamıştır ben diye birisi
    Sende anlarsın yalanmış aileden gerisi
    Yıllar birbirii kovalarken dört nala
    Yavrunda düşüverir uzun bir yola
    Çok geçmeden alırsın kucağına bir iki torun
    Onlar için herşeyi yaparsın dinlemezin hiçbir kanun
    Artık birşey düşünmezsin dalmadan önce uykuya
    Yüreğinde yer yoktur en ufak korkuya

    Altmış beş senelik hapisten sonra hayat
    Açıklar kararını artık;'hakkın beraat'
    Yakan yapışır alaşağı eder ölüm ummadığın yerde
    Tam burada anlarsın açılmıştır artık son perde
    Önünden geçek üzeredir ayrılık treni
    Bir telaş başlar duymadan son sireni
    Şehadet getirerek çıkarsın dönüşü olmayan yola
    Yoktur artık hiçbir durakta bir nefeslik mola
    Ağır ağır uzaklaşırken kıpırdayamadan yerinden
    El bile sallayamazsın buğulu pencerenden
    Cenazende okunan senin içindir bu son beste
    Kimse bulamaz artık seni herzamanki adreste.!


    Sonsuza Kadar

    Güz gülleri gibi ömür olmasa
    Engelleri aşsak sonsuza kadar
    Gök ekinler biçilerek solmasa
    Baharlar yaşasak sonsuza kadar

    Yürek yangınları acıtır teni
    Ateş hâleleri henüz çok yeni
    Derin acılara atmayın beni
    Huzura kavuşsak sonsuza kadar

    Gönül güzelliği olmalı her an
    Yürek sesleriyle geçmeli zaman
    Hoyrat bakışları istemem aman
    Kemale ulaşsak sonsuza kadar

    Gülistan içinde güller açmalı
    Nefisten, şeytandan hemen kaçmalı
    Hakikati bulup her dem uçmalı
    Hikmeti konuşsak sonsuza kadar

    Sureti cemali seyretmek güzel
    Âşıklarla olmak arife özel
    Bülbül gülü için şakıyor gazel
    Cananla buluşsak sonsuza kadar.


    Ömür Dediğin

    Debelenip dursun akıl ‘niçin’de,
    Bir varmış bir yokmuş ömür dediğin.
    Gönül sanki zindan, zindan içinde,
    Bağrımdaki okmuş ömür dediğin.

    Gel seyre dal bir ırmağın başında,
    Çölün ortasında, dağın başında,
    Bir gurbet ki gözlerinin yaşında,
    Ne yaman firakmış ömür dediğin.

    Adım adım menziline yürüyen,
    Gece-gündüz damla, damla eriyen,
    Bahtımın yeline düşüp titreyen,
    Bir sarı yaprakmış ömür dediğin.

    ‘La rahate’..bitmez dertler, çileler..
    Şeytanda tuzaklar, ‘ben’de hileler,
    Yüzümde gül olup açsın haleler,
    Ahiri toprakmış ömür dediğin...


    Hayat Devam Ediyor

    Hayat yaşamaksa bir lokma nasılsa gelir.
    Bir bak doğaya.
    Kelebek bile doyuyorsa eğer.
    Ezdim diye sevinme üzül bence.
    Ezildiğinde bile yemdir birilerine.
    Bilen bilir bilmeyen inler dercesine.
    Hayat devam ediyor.

    Ne çağlayanlar dayanamadı kurudu.
    Bir bak doğaya.
    Karıncalar bile doyuyorsa eğer.
    Basıp ezdiğine üzülme sevin bence.
    Ölüsünü bile diğerleri ambara taşır.
    Yaşam biri için biterken.
    Öteki için yeniden başlamaktadır.
    Hayat devam ediyor.

    Hani Harun’dan kalan mallar.
    Karşındakinde büyük mal var.
    Bitirmen mümkün değil.
    Yüklen ezdim diye sevin..
    Ye yiyebildiğin kadar.
    Öyle bir yürek ki bitiremezsin.
    Kendini geleceğine bırakmış zaten.
    Hayat devam ediyor.

    Neler çaldın dünyada görebildin mi?
    Çantana bakma bulamazsın.
    Aldıklarını sende bırakacaksın.
    Bırakmasan bile alacaklar elinden.
    Ağlama o zaman.
    Bir bak doğaya hepsi geçiciydi de.
    İşte o zaman iş işten geçmiştir.
    Hayat devam ediyor.

    Bütün kalbimle her şeyi vereceğim.
    Dönülmez yolda bende yalnız gideceğim.
    Hissetmekse acıyı sende bileceksin.
    Doğduğumda yalnızdım ya.
    Ben o yalnızlığıma geri döndüm.
    Yürü artık sen git gidebiliyorsan.
    O anılarla maddiyatınla mutlu ol yeter.
    Geriye bir söz kalır.
    Hayat devam ediyor.


    Hayat Yolu


    Zaman çizgisinde kaybolan yollar,
    Yürümen içindir durmadan yürü.
    Sağından solundan uzanan eller,
    Üstüne kirini sürmeden yürü.

    Dört yana dizilmiş kahpeler mertler,
    Karşında sıralı çileler dertler.
    Arkandan kuyuyu kazar namertler,
    Sırrını düşmana vermeden yürü.

    Hayal mi gerçek mi düşün bir kere.
    Nefsine hükmeden düşer mi yere?
    Yüreğin mahkûmsa bitmez kedere,
    Mutluluk düşleri kurmadan yürü.

    Sevdanı nadasa bırak yaşasın,
    Hasreti bitirmez arttırır yasın.
    Deryada fırtına ortasındasın,
    Dümeni meçhule kırmadan yürü.

    Haritan çizildi doğmadan önce,
    Düzenin kuruldu inceden ince.
    Çıkmayan sokağa gafil girince,
    Kadere hesabı sormadan yürü.

    Durağı bulunmaz ömür yolunun,
    Zannetme hayatı bitti ölünün.
    Üstüne eğilen rahmet dalının,
    Köküne baltayla vurmadan yürü.

    Sevdanın çamurlu bataklığında,
    Ürkek bir ceylanın ataklığında,
    Masum meleklerin yüz aklığında,
    Ruhuna kirleri sarmadan yürü.

    Hakkın huzurunda çıktın sefere.
    Geçici mekânın adı yerküre.
    Er geç döneceksin geldiğin yere,
    Günah kuyusuna girmeden yürü.

    Kimseye olmadan ne borç ne diyet,
    Onurlu yaşamak ömre meziyet.
    Yunus’un yolundan gitmekse niyet,
    Kötülük sırrına ermeden yürü.
     



Sayfayı Paylaş