Hapishanelerin Suçluluk Üzerindeki Caydırıcı Etkisi Nedir?

Konusu 'Sosyoloji-Psikoloji' forumundadır ve RüzGaR tarafından 15 Ekim 2007 başlatılmıştır.

  1. RüzGaR Super Moderator


    Hapishanelerin Suçluluk Üzerindeki Caydırıcı Etkisi Nedir?

    17.yy dan önce hapishaneler günümüzdekilerle çok farklıdır bunların başında özgürlük konusundaki serbestlik ve genel anlamda hapishanelrin gevşekliği gelmektedir.ögürlük konusndaki serbestlikleir de günümüzdeki hapishanelrdeki özgürlük gibi denetim altındada değildi...ziyaretçi sınırlamasının ve saatinin olmadığı suçluların partiler düzenleyebileceği kadar dersem snaırım daha fazla açıklamaya gerek kalmaz.Ayrıca suçlu kategoriside bu günki gibi değildi genellikle sarhoşlar ve akıl hastalarını barındırmaktaydı ve hapishaneler mahalli özelikteydi.

    17.yy dan sonra bunun caydırıcı olmadığı tespit edilerek ''işlikler''açılmıştır.bu işlikler suçluların sosyal hayata kazndırılma amaçlı olan ve suçluların cezaevinde farklı işlerde çalışması için kurulan cezaevleridir.Fakat çok zamn geçmeden buralarda suçlulara eziyet verecek kadar ağır işler yüklenmesi ile işlevini kaybetmiştir ve amacına ulaşamıyarak fazla uzun sürmedn kapanmıştır.

    19.yy da hapishanelerde ve suçluluk konusundaki düşüncelerde, hapsihanelerin büyük genele hitap etmesi ve en büyük suçun insan haklarıın gelişmesi ile adam öldürmek olduğu belirlenmesi gibi büyük değişimler olmuştur.özelliklede hapishanelerin değişiminin başında suç potansiyeli taşıyan kişiye en caydırıcı yöntemin ''özgürlüğünün kısıtlanması'' olduğu tespit edilmiştir ve eski hapishanelerdeki gevşek ve özgür ortam kaldırılarak özgürlüklernin kısıtlandıkları bir ortam hazırlanmıştır.

    Fakat tüm bunlar hapishanelerin suç konusundaki caydırıcılığını sağlamakta başarılı olamamıştır.Evet belki özgürlüğü kısıtlanması kişiler için gerçekten caydırıcı gibi gözüksede başka problemler ortaya çıkmıştır.Çünkü ''özgürlük sevgiyi,baskı şiddeti doğurur''Bu problemlerde hapsihanelerdeki ıslah çabaları eksiklğinden kaynaklanmaktadır.hapisten çıkan kişilerin ortalama 4 yıl içinde tekrar suç işlemeleri de bunun kanıtı olmaktadır.Bu bahsettiğim ıslah çabalarıınn yetersiz olmasının temel sebebide suçluların hapishanelerde hayatın normlarından uzak kalarak hayattan soyutlanmış olmalarıdır,hayattan soyutlanmak demeklede onların orada aile hayatından ve birçok kişisel eşyasından uzak kalması,normal şartlarda iletişim kurmalarının engellenmesi(sabah uyandığında tramvaya binerken görevli ile iletişimi gibi),heteroseksüel ilşkilerinin engellenmesi gibi özelliklerden mahrum bıraklımasıdır.

    Doğal olarakta bu soyutlanma sonucunda hapishaneden çıktıklarında hayata uyum sağlayamadıklarından ve tabi etiketlemeninde(o adam katil suç işlemiş bizim aramızda işi yok gibi cümleler) etkisiyle yeniden suç işlemektedirler.tabi suç işlemelrinin diğer bir nedeni de sürekli suçlu olanlarla bir arada kalmaları onları olumsuz yönde etkileyerek bilinçaltlarına suçun yerleşmesidir.

    Son zamanlarda yetkililer çözüm olarak şartlı tahliye,ceza indirimi gibi yöntemler öne sürmüşlerdir şartlı tahliye kişinin belirli aralıklarda yerini ve sağlık durumunu bildirerek normal yaşamını sürdürmesi,ceza indirimi ise hapishane içindeki iyi hali göz önünde bırakılarak ceza süresinin kısaltılması şeklinde bir ödüllendirme şeklindeki ıslah çabaları olmaktadır.Bu son öne sürülen ıslah çabalarıın caydırıcılıkla ters düşmemesi için çözümler aranmaktadır.
     



Sayfayı Paylaş