Hamilelikte Kızamıkçık Hastalığı Nedir

Konusu 'Gebelik ve Doğum' forumundadır ve elif tarafından 10 Temmuz 2014 başlatılmıştır.

  1. elif Moderator


    Hamilelik Öncesi Kızamıkçık Testi

    Gebe olma durumunuz var veya hamilelik sırasında kızamıkçık aşısını yaptırmayın çünkü bebeğe kızamıkçık virüsü bulaşabilir.

    Kızamıkçık enfeksiyonuna hamilelik döneminde, özellikle de ilk trimesterda maruz kalmak, düşüklere ve organların gelişmemesi nedeniyle bebekte sakatlıklara neden olmaktadır. Genellikle, bebekte görme ve işitme kaybına, kalp ve kafa anomalilerine ya da zihinsel geriliğe yol açtığı bilinmektedir.

    Çocuk yapmayı düşünen tüm anne adayları, hamile kalmadan önce bir kan testiyle kızamıkçık geçirip geçirmediğini tespit ettirmelidir. Eğer hastalık daha önce geçirilmediyse, anne adayının mutlaka aşılanması gerekmektedir. Kızamıkçık önlenebilen bir hastalıktır ve önlemenin tek yolu aşılamaktır. Aşı temel olarak cilt altına 1 kez yapılmaktadır ve aşı sonrasında kalıcı bağışıklık gelişmektedir. Aşı uygulandıktan sonra en az 3 ay süreyle hamile kalmamaları önerilir. Çünkü aşı virüsü de plasentayı geçebilmektedir. Aşının hemen sonrasında hamile kalmanın zararları konusunda, sakatlık ya da ölüm gibi net bir bilgi yoktur. Ayrıca, bağışıklık sistemi zayıf veya aşı içeriğine alerjisi olanlara da aşı yapılmamalıdır.

    Hamile kaldıktan sonra kızamıkçık taraması yapılan ve bağışıklığı olmadığı saptanan kadınlarda ise aşı yapılamaz. Böyle bir durumda kişi hamileliği süresince kızamıkçık geçiren kişilerden uzak durmalıdır. Özellikle ilk 3 ay, yenidoğan bebekler ve kreşlerden, döküntülü hastalık geçiren çocuklardan uzak durmalı, doğumdan hemen sonraki aylarda da aşısını yaptırmalıdır.

    Kızamıkçığın bilinen bir tedavisi yoktur. Tek yapılacak şey bu virüsten korunmaktır. Bu da aşı ile sağlanmaktadır. Eğer hamileliğin 3 ile 10. haftaları arasında anne kızamıkçık geçirirse, yapılan testler sonucunda hamileliğin sonlandırılması söz konusu olmaktadır. Daha sonraki haftalarda geçirilecek enfeksiyonda da sakatlıklar ve anomaliler mümkündür.

    Bütün bunlara önlem olarak yapılması gereken, tüm kız çocuklarının okul öncesinde aşılanmasıdır. Eğer bu yapılmadığı taktirde, hamilelik planlı yapılmalı ve 3 ay öncesinden bu plana aşı dahil edilmelidir.

    Kızamıkçık (Rubella, German measles) ateş ve döküntüler ile seyreden bir virüs enfeksiyonudur. Yüzden başlayıp vücuda yayılan tipik döküntü, hafif ateş, lenf bezlerinde şişme, iştahsızlık, baş ağrısı ve eklem ağrısı gibi belirtileri vardır. Bu şikayetlerin hepsi her zaman olmaz, örneğin %5 oranında döküntüler görülmeden geçirilir. Kızamıkçık hasta kişinin öksürük ve hapşırması ile havaya yayılan virüsler ile bulaşır.

    Hasta olan kişi döküntü orataya çıkmadan 1 hafta öncesi ile döküntüyü takip eden 4 günlük süre içinde bulaştırıcılığa sahiptir. Kızamıkçığın kuluçka sürsi 14-21 gün arasında değişir. Enfeksiyonu geçiren kişiler yada aşı olan kişiler hayat boyu sürecek bağışıklık kazanırlar ve bir daha bu hastalığı geçirmezler. Kanda yapılan Rubella IgG tahlili pozitif ise kişi hastalığa karşı bağışıklık kazanmıştır. Bağışıklık kazanmamış ve aşı olmamış çok az sayıda erişkin hastalığı geçirebilmektedir.

    Gebelik düşünen herkese gebelikten önceki kontrolde kızamıkçık yani rubella IgG testi yapılarak bağışık olup olmadığı öğrenilmelidir. Bağışıklık kazanmamış kişilere mutlaka kızamıkçık aşısı yapılmalıdır. Aşıdan sonra 1 ay gebe kalınmaması önerilir fakat bu süre içerisinde gebe kalanlarda bir problem oluştuğu görülmemiştir. Bu yüzden erken gebelik döneminde gebe olduğunu bilmeden kızamıkçık aşısı yapılan kişilerde gebeliğin sonlandırılması önerilmez.

    Kızamıkçık aşısı canlı aşıdır, gebelik sırasında yapılamaz. Emzirme döneminde aşı yapılabilir.

    Virüsun fetusa geçişi gebeliğin ilk 12 haftasında geçirilen enfeksiyonda %90 oranında olurken, 13-16 haftalar arasında %50′dir, 16. haftadan sonra fetusa geçiş azalır %35′lere iner ancak gebeliğin son 2 ayında tekrar artar hatta 36. haftadan sonra oran %90′lara çıkar.

    Hamileliğe etkileri
    Gebelikte geçirilen enfeksiyon bebekte çeşitli sakatlıklara (anomalilere) hatta ölüme ya da düşüğe sebep olabilir.

    Gebeliğin ilk 12 haftasında geçirilen enfeksiyon en az %50 gibi yüksek bir oranda bebeği etkiler. Bunların bir kısmı düşükle sonuçlanırken bir kısmında anomalilere sebep olur. Bu yüzden özellikle ilk 12 haftada geçirilen enfeksiyonlarda gebeliğin sonlandırılması gerekir. Gebeliğin sonlandırılmasını istemeyenlerde immun globulin verilebilir, immunglobulin annedeki enfeksiyonu hafifletebilir fakat bebeği koruyucu etkisi yoktur.
    13-16 haftalar arasında geçirilen enfeksiyonların %50′sinde bebekte işitme problemine rastlanır.

    17. gebelik haftası ve sonrasında görülen enfeksiyonun ise fetusa zarar verme riski çok düşüktür o yüzden gebeliğin mutlaka sonlandırılması gerekmez.

    En sık karşılaşılan anomaliler göz problemleri, işitme kaybı, kalp ve zeka problemleri, menenjit, karaciğer ve dalak büyümesi, öğrenme güçlüğü, anemi, beslenme güçlüğü, düşük doğum ağırlığıdır. Bebekte oluşan problemlere “konjenital rubella sendromu” denir.turkeyarena.net Konjenital rubella sendromunun klasik triadı katarakt, sağırlık ve kalp anomalileridir.

    Kızamıkçık enfeksiyonu geçirilen gebeliklerin %4-9′unda düşük, %2-3′ünde ölü doğum görülür.

    Annede enfeksiyonun tanısı:
    Şüpheli gebeliklerde tanı Rubella IgM’in pozitif saptanması veya şikayetlerin başlaması ile 15 gün sonrasında bakılan IgG titresinde 4 kattan fazla artış olması veya gebelik başlangıcında bağışık olmadığı bilinen kişide gebelik sırasında antikorların pozitif saptanması ile konur.

    Fetusta enfeksiyonun tanısı:
    Fetusta enfeksiyon tanısı fetus kanındaki IgM antikorlarının ya da amnion sıvısında ya da koryon villusunda virüsün gösterilmesi ile konabilir. Bu testler fetusa enfeksiyonun geçtiğini gösterse bile fetusta oluşacak hasarların derecesi hakkında fikir veremez. Ayrıca bu testlerin negatif çıkması da her zaman enfeksiyonun olmadığını garanti edemez.

    Gebeliğin sonlandırılması:
    Gebeliğin ilk 12 haftasında fetusun yüksek oranda etkilenme riskinden dolayı gebeliğin sonlandırılması önerilir. 13-16 hafta arası dönemde fetusa enfeksiyonun geçtiğini gösteren tanı yöntemlerinden faydalanarak ona göre karar verilebilir. 16. gebelik haftasından sonra fetusun etkilenme riski düşüktür fakat aile riski göze almak istemezse gebelik sonlandırılabilir.
     



Sayfayı Paylaş