Hacda Şeytan Taşlanan Yerin Adı Nedir

Konusu 'Sorularla İslam' forumundadır ve EmRe tarafından 18 Kasım 2013 başlatılmıştır.

  1. EmRe Well-Known Member


    Hacda şeytan taşlama görevinin yapıldığı yer neresidir

    Mina dağında Şeytan neden taşlanır

    Haccın şartlarından birisi de şeytan taşlamadır. Taşlama, Hz. İbrahimin kendine engel olmaya çalışan şeytanı kovmak amacıyla ona taş fırlatmasını sembolize eder. Bir Peygamber olarak ona şeytan gözükmüş ve o da Rabbi ile arasına girmek isteyen, kendisini engellemek isteyen şeytanı taşlamıştır. “Hacca ilişkin görevlerinizi benden alınız.” (Nesai, Menasik, 220) buyuran Allah Resulü de, bu işlemi bizzat yapmış, onu insanlara da bizzat öğretmiştir.

    Taşlama, bir anlamda şeytana karşı girişilen bir savaşı sembolize eder. Attığı her bir taşı, nefsine, şehvetine ve şeytana karşı fırlatır. Kendisini çeşitli hatalara, günahlara sürükleyen bu farklı cepheleri bir bir yok etmeye çalışır. Sahip olduğu her şeyi Allah için feda erme yolunda, karşısına şeytan nereler de çıkıyorsa, hangi silahları ve cepheleri kullanıyorsa oraları bertaraf etmelidir. Gurur, kibir, mal, mülk, mevki, rütbe, şan, şöhret, benlik, gençlik, evlilik, çoluk-çocuk… Kulluğun ve sorumluluğun önde engel olan şeyler her ne ise…

    Günümüzde hacı, taşlama yaparken, Hem Hz. İbrahimin rolünü oynamakta, hem de Hz. Peygamberin sünnetine uymaktadır. Ancak bu rolü oynayan Hacı, sembolik olarak taşlarını şeytanı temsil eden taş yığınlarına fırlatsa da, hakikatte kendisini şeytan hangi zayıf noktalardan aldatıyorsa, o tarafı düşünerek atmalıdır. Herkes kendi ayıbını, açığını ve günahını kendi daha iyi bileceği için, attığı her bir taşla nefsini, şehevi arzusunu, kendisini günaha sokan dürtülerine atmalıdır taşları. Orada sembolik olarak ilk gün yedi, sonraki günler kırk dokuz veya yetmiş taş atar. Bu çokluktan bir kinayedir. Bunun anlamı, artık şeytana karşı sürekli teyakkuz halinde olmalı, yüzlerce defa karşısına çıksa, ona fırlatacağı binlerce taşı olmalıdır. Artık öteden beri tekrarladığı “Taşlanmış şeytanın şerrinden Allaha sığınırım!” şeklindeki “istiaze” yani “Euzü billahi mineşşeytanir racim” i sadece sözüyle değil, daha bilinçli bir şekilde özüyle yapmalıdır. Kimden kime sığındığını fark etmelidir. “Racim” olan şeytandan “Rahim” olan Allaha sığındığını kavramalıdır. Şayet bunu kavrayamaz ve sadece sembolde, şekilde takılır kalır da, bunun anlam ve hikmetini idrak edemezse “şeytanı taşladığı” vehmiyle bir kez daha aldanır o kadar! Çünkü şeytan orada sembolize edildiği gibi dışarıda değil, Hz. Peygamberin benzetişiyle “Kanın damarlarda dolaştığı gibi insanın içinde dolaşır” (Buhari, İtikaf 11-12)

    Minâ’da şeytan taşlamak için üç yer vardır: bunlara cemerât denir. Bu yerler Minâ’da üç alâmetle tayin olunmuştur. Minâ tarafından sırayla şunlardır:

    Birinci cemre (küçük şeytan): Şeytanın İbrahim (a.s.) a üçüncü olarak görülüp taşlandığı yerdir. Bayramın birinci günü, 1. ve 2. şeytana taş atılmaz.

    İkinci cemre (orta şeytan): Şeytanın İbrâhim (a.s.) a ikinci olarak görülüp taşlandığı yerdir.

    Üçüncü cemre (Cemretü’l Akabe “Büyük Şeytan”): Şeytanın İbrâhim (a.s.) a birinci olarak görülüp taşlandığı yerdir. Bayramın 1. günü yalnız büyük şeytan taşlanır.
     



Sayfayı Paylaş