GÜNLÜK gündelik !

Konusu 'Konu Dışı' forumundadır ve pult tarafından 18 Mayıs 2011 başlatılmıştır.

  1. pult Well-Known Member


    Offf ne çok ses çıkardı şu bakıcı kadın,sabahtan beri mutfakta tangır tungur.Oince ve tiz bir o kadarda gıcık sesiyle imreeeeee beiiiyyy kalk çocuğu hazırladım spora götüürr.Gıcık etti beni,hiç kalkasım yok vücudum bir örs gibi ağır ama kalkmam lazım,istemeye istemeye doğruldum oturdum yatağın kenarına,yan odada oğlum koltuktan masaya sıçramakla meşgul üfffff hiç rahat duramazmı şu insanlar hiç ses çıkarmadan konuşup boş boş gevelemeden yapamazlarmı,ayaklarımı sürüye sürüye banyonun yolunu tuttum,2 günlük sakal var yüzümde,hiç kesmeye niyetim yok olmadığı gibide manyak bir erinme var bünyemde,diş fırçası çok ağır geldi elime nedense,aynadaki solmuş benizim ve tepesi artık kelleşmeye başlamış kafama anlamsız anlamsız baktım.

    Elbiselerimi yavaşca giyinmeye başladım oğlum sırtında kırmızı spor çantası ayakkabıları giydirilmiş halde hadi babööö diye mırıltı horultu arası seslenmekteydi.

    Nihayet asansördeyiz oğlumla düğmeye basma pazarlığından sonra inebildik nihayet,dışarda keskin bir güneş var,mübarek bu gün çok güzel parlıyor ama bende hiç keyf elametleri yok,evladın elini tutarak arabanın kapsını açtım arka koltuğa yerleştirdim koltuğaaa basmaaaa diyerek gırtlağımda ve burnumda hafif bir homurtu çıkageldi,bu gün cumartesi yollarda otomobiller az,haki renkli bir tozlu kamyon üzerindeki taş yığınıyla önümüzde toz duman savurarak geçti,ortalığı kesif bir egzos dumanının kokusu sardı.

    Sağı solu inşaat olan yollardan geçtik şehir merkezine doğru yol alıyoruz,bazı yerlerde kanalizasyon kapakları açık küçük işaretler koymuşlar,neden işlerini bitirip şu kapakları kapatmazlar hele şu inşaatlar 8 yıldır bitmedi gitti.

    Jimnastik okulundayız babalar anneler telaş içerisinde minik yavrularının ellerinden tutarak çekiştire çekiştire okula götürüyorlardı,evladı bir çırpıda değiştirdim dar ve rahatsız taytını ve onun kadar dar olan üzerini giyindirdim,streç film sarılmış sandöviç gibi oldu,dudak ucuyla gülümsedim kerataya.

    Bekleme salonundayım bir buçuk saat bekleyeceğim evladı,kitabımı açtım Khalid Husseini adlı bir afgan yazarının çok güzel bir kitabı olan uçurtma avcısı adlı kitabı,çok ama çok güzel bir kitap,çevremi unutup kitabıma konsantre olmaya çalışmaya başladım,bu sırada iki sıra yan tarafımda oturan yaşlıca bir amca kapıdan her girip çıkana kapıyı kapatın lütfen deyişine takıldı zihnimin bir parçası,abartısız bu amca 50 defa bu sözü söyledi,gerildim çıktım dışarı zaten zamanda dolmuştu.

    Benzin ibresi bir hayli düşmüş arabanın,her gördüğümde sinirlendiğim o portakal renkli boş depo uyarısı az sonra yanacak gibi,arka kaltukta oturmakta olan hafif yorulmuş ve susamış olan kerata küçük meyve suyunu üç dört çekişte bitiriverdi,bitmiş kutucuktaki fırrtk furrrt diye bipet sesi son damlaları çekiyordu.

    Cd çaları açtıp içinde en sevdiğim sanatçı olan mübarek şahsiyet Feridun Düzağaç abimin cd'si vardı ''bir adada olalım mesela,akşam üstü olsun zaman,durmuş olsun aşkımıza takılmış asık yüzlü yelkovan,sen bakıyor ol mutlu mahçup yüzüme''ne güzel şarkıdır bu be şarkıya eşlik etmeye başladım,biraz keyfim açılır gibi oldu,ana yoldan çıktım mahalle aralarında zig zaglar çizerek şarkının tadını çıkara çıkara eve doğru yol almaya başladık.14 mayıs cumartesi 2011..............
     



  2. ot-gu Genel Sorumlu

    Zevkle okudum birazda beni anlatıyor gibi. Günlük yazacak vakit bile yok ama yazılanları okumaya çalışacağım. Günler yetmiyor artık 24 saat değil 36 saat olsa bizde biraz rahat yüzü görcez ama imkansızı istiyoruz rahat bir gün geçirmek için. Artık otomatiğe bağladım vücut kendi kendine hareket ediyor adeta ne yapacağını biliyor. Kapitalist dünya insanları son teknolojik robot yapıyor...
     
  3. pult Well-Known Member

    Sağol Oğuz,inanki o kadar doluyumki bunları anlatacak yanımda yöremde hiç kimseler yok,milyonların yaşadığı bir şehirde yalnız kalmış kimsesiz kalmış gibiyim,iş ev ve aile meseleleri hep aynı şeyler,evet benzer hayatlar yaşıyoruz,sıradan ve alabildiğine çok benzerlerimizin olduğu dünyada,şu beş milyarı aşkın dünyada ilerideki nesillere bir eser bıarkacak bir buluş yapacak çok az insan çıkacak,sadece doğup öleceğiz bu süre içerisinde nesil devamı için mücadele edeceğiz.

    19/05/2011

    Bu sabah biraz geç kalktım,saat 11:00 eski eşyaların satıldığı pazardan gözüme ilişen ve alıp biraz parlattığım çıngıraklı bir saat,hani bazılarımızın evinde olan içinde bir tavuğun her saniyede yerdeki yemi yeme gibi bir eylemi olan parlak çınırağı olan o saat kendini yırtarcasına çaldı.

    Akşam yatmadan önce telefonun sesini kısmıştım bir baktım göz ucuyla,tam 12 arayan var hiç olmamıştı bu kadar yoğun arayan,arayanların listesinden patronun adını görünce biraz toparlandım,hemen aradım patron şirkete git bir ölüm olayı olmuş dedi,irkildim,apartopar giyinip koşarcasına çıktım,yarım saat kadar sonra işe geldim,bir panik havası var şirkette,insanların yüzünde bir hüzün ve burukluk havası,güvenlik emre bey bilgi işlemdeki slavik dün gece ölmüş dedi,vurulmuşa döndüm,6 yıldır benim birimimde çalışan ve çok başarılı olan Vaçislav slavik Şipilov ölmüştü,dondum kaldım,neden dedim ne olmuşta ölmüş,alkol komasına girmiş gece hastahaneye kaldırmışlar ve gece fenalaşıp ölmüş.
    Patron ve tüm şirket çalışanları toplanıp kiliseye gittik basit bir törenden sonra Slavik arkadaşımızı toprağa verdik,ve herkes evinin yolunu tuttu.
    Eve geldiğimde bir türlü üzerimden atamadım bu olayı nereye baksam Slavikin yüzü var karşımda,daha 2 gün önce parmağına batan küçük tornavidaya sövüp duruyordu,sevimli bir yüzü vardı kibar biriydi,ve yıllardır tanıyordum,kabullenmek çok zordu ve halada zor.

    Bu gün eşimin doğum günü çok buruk ve tatsız geçti,küçük kızımın yaptığı şaklabanlıklar azda olsa gülümsetti bizi.

    Hayat devam ediyor......

    Toprağın bol olsun sevgili iş arkadaşım ve dostum Slavik,seni gerçektende çok özleyeceğim,hepimizin yolu olan bu yolu sen biraz acele gittin,görüşmek üzere........
     
  4. ot-gu Genel Sorumlu

    Ne var bukadar içecek ama ömrü bukadarmış diyecek başka birşey yok Toprağı bol olsun.

    Eşinizinde doğum günü kutlu olsun.
     
  5. pult Well-Known Member

    Teşekkürler oğuz.

    Malesefki her 10 rustan birinin başına gelen haldir bu,çok yerler gezdim,çok memlekteler gördüm ukrayna moldova romanya rusya gibi içkiyle bu kadar dos bir memleket daha görmedim.

    Dediğin gibi ömür bu kadar biçmiş yaradan.
     

Sayfayı Paylaş