Güneşle Mücadele Rehberi

Konusu 'Cilt Hastalıkları' forumundadır ve sabunkopugu tarafından 31 Ağustos 2015 başlatılmıştır.

  1. sabunkopugu Banned


    Yağmurlu, kapalı havalarda ne kadar karamsar bir ruh haline giriyorsak, güneşle birlikte o kadar mutlu oluyoruz. Güneşin yaşam sevinci aşıladığını kim inkar edebilir ki? Bu durumun bilimsel bir dayanağı elbette var. Güneş ışınları vücuttaki D vitamini üretimini sağlıyor. D vitamini, beyin faaliyetlerini yönlendirerek morali yükseltmeye yarayan, mutluluk veren “serotonin” ve “noradrenalin” hormonlarını yükseltiyor. Maalesef güneşin bu güzelliklerinin yanında kötü bir yüzü de var. O da herkesçe bilinen zararlı ışınları. Bu zararlı ışınlar, güneş lekesinden kılcal damar çatlamasına, kırışıklıklardan cilt kanserine kadar birçok olumsuzluğadavetiye çıkartıyor. İşte bu yüzden yazın güneşin faydalarından yararlanabilmek için çıplak tenle güneşlenmek değil, güvenli güneşlenmek önem kazanıyor.

    Güneş, erken yaşlanmayı nasıl tetikliyor?
    Güneşin zararlı etkilerine maruz kalmak için illa güneşlenmek gerekmiyor. Bir 10 yıl öncesiyle günümüz arasında büyük fark var. Artık yazlar eskiye oranla daha sıcak geçiyor, çevresel faktörler nedeniyle güneşin zararlı ışınları daha artıyor. Bu da günlük yaşantımız dahi, yolda yürürken ya da arabada direksiyonun başında otururken güneşin zararlı ışınlarına maruz kaldığımız anlamına geliyor. Cilt, ışığı oluşturan bazı yapıtaşlarına karşı hassas ve güneş ışınları cilt yaşlanmasının yüzde 80’inden sorumlu. Güneşlenirken “serbest radikaller” adı verilen moleküller çoğalıyor ve bu moleküller, cilt hücrelerine zarar veriyor. Ayrıca ciltte lekeler oluşuyor, yoğunluk kaybı ve foto-yaşlanma meydana geliyor.

    Güneş koruma faktörü en yüksek kaç olmalı?
    Amerikan Dermatoloji Akademisi, güneşten korunmak için SPF30 olan bir güneş kremini günlük olarak uygulamayı yeterli görüyor. Outdoor spor yapanlar ise SPF50 kullanabilirler.

    UVA ve UVB tam olarak nedir?
    Güneş ışığının sadece belli bir kısmını görebiliyoruz. Enfraruj (kızılötesi) ve ultraviyole (morötesi) ışınlarını ise gözümüz seçemiyor. Güneş enerjisinin yüzde 90’ını enfraruj ve güneş ışığının gözle görülen kısmı oluşturuyor. Geriye kalan yüzde 10 ise bu yüzde 90’dan daha önemli. Çünkü ultraviyole ışınlarının yüzde 10’unu UVA ve UVB ışınları oluşturuyor. UVA ışınları, ozon tabakası tarafından filtrelenmeyip yeryüzüne ulaştığı için oldukça tehlikeli ve UVB ışınına göre 1000 kat daha yoğun bulunuyor. UVB ışınlarının ise büyük bir bölümü hiç olmazsa ozon tabakası tarafından filtreleniyor. Fakat yine de geri kalan kısmı yeryüzüne ulaşarak UA gibi cilde zarar veriyor. UVA, derinin alt tabakasına etki ettiği için bronzlaşmayı sağlarken erken yaşlanmaya da neden oluyor. Aynı zararı UVB ışınları da veriyor. Hatta bu ışınlar, cilt kanserine bile yol açabiliyor.

    Cilt tipinizi tanıyor musunuz?
    Kullanacağınız güneş koruyucu kremleri cilt tipinize ve fototipinize göre seçmelisiniz. Fototip; bir kişinin güneş ışınlarına verdiği tepkinin kalitesi anlamına geliyor. Ten rengi, saç rengi, çiller, güneş yanığı eğilimi ve bronzlaşma kapasitesine göre belirlenmiş 6 adet fototip bulunuyor.

    • Fototip I: Çok açık, çok çilli cilt. Hiç bronzlaşmaz ve ciltte her zaman güneş yanığı olur. • Fototip II: Açık cilt, çilli cilt. Bazen hafif bronzlaşmasına rağmen her zaman güneş yanığı meydana gelir.
    • Fototip III: Açık ve buğday tenli cilt. Fototip 1 ve 2’ye göre daha şanslı olan bu kişiler, orta seviyede bronzlaşır ve bazen güneş yanığı olurlar.
    • Fototip IV: Buğday tenli cilt. Yoğun bir şekilde bronzlaşır, hiç güneş yanığı olmaz.
    • Fototip V: Koyu cilt. Hiç güneş yanığı olmaz, çok yoğun bir şekilde bronzlaşır.
    • Fototip VI: Çok koyu cilt. Hiç güneş yanığı olmaz.
    doğal makyaj
    Sizin SPF’niz kaç?
    Her güneş koruyucu krem, farklı koruma derecelerinde satışa sunuluyor ve bu kremler, 6 koruma faktörden 50+’ya kadar uzanıyor. 6-10 faktör, fototip 5 ve 6 gibi düşük korumaya uygun cilt tipleri için tavsiye edilirken, orta koruma sağlayan 15-20-25 koruma faktörünü ise fototip 4 grubuna girenler tercih etmeli. Yüksek koruma özellikli 30-50, fototip 3’e uygunken, fototip 1 ve 2 grubuna giren, yani güneş yanığı tehlikesi altında bulunan çok açık tenliler ise üzerinde 50+ yazan güneş koruyucu kremleri kullanmalılar. Ama şöyle bir gerçeği de göz ardı etmemek gerek: FDA (Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi), 50+ koruma faktörlü ürünleri yanıltıcı kabul ediyor ve bu ürünlerin, insanları daha çok güneşte zaman geçirmeye davet ettiğini iddia ediyor.
    pudra
    Doğru güneşlenmek için öneriler1- Eskiden uzmanlar sadece 12.00-14.00 saatleri arasında güneşlenmeyin derdi. Ama şimdi güneşin zararlı etkileri iyice arttı. Artık 11.00-16.00 saatleri arasında güneşlenmekten kaçınmak gerekiyor.
    2- Güneş kremini kulaklarınızın arkasına, burnunuza ve ayaklarınızın üst kısmına sürmeyi ihmal etmeyin. Çünkü deri buralarda daha hassas olduğu için güneşten çok etkilenir.
    3- Dudaklarınız için güneşe dayanıklı bir dudak kremi kullanın. Parlatıcılardan ise uzak durun.
    4- Hiçbir güneş kremi yüzde 100 koruma sağlamaz. Bunun için güneş kremini bir kere sürmekle yetinmeyin. Güneş koruyucu kreminizi 2 saatte bir yenileyin.
    5- Suya dayanıklı bir güneş kremi seçin. Çünkü denize ya da havuza giriyorsunuz diye, güneş sizi koruyacak değil.
    6- Ciltte oluşabilecek lekelerden korunmak istiyorsanız güneşlenirken parfümlerden ve deodoranlardan uzak durun.
    7- Güneşlenirken geniş kenarlı bir şapkanız ve UV korumalı gözlüğünüz olsun.
     



Sayfayı Paylaş