Güç Disiplin

Konusu 'Kitap Özetleri' forumundadır ve RüzGaR tarafından 21 Ekim 2007 başlatılmıştır.

  1. RüzGaR Super Moderator


    TurkeyArena

    KİTABIN YAZARI
    George W.BALL
    YAYIN EVİ VE ADRESİ

    BASIM TARİHİ
    1970 / 1998
    KİTABIN YAYIM MAKSADI
    A.B.D.nin dünya güç merkezleri hakkındaki yaklaşımını incelemek.




    KİTABIN ÖZETİ :

    KİTABIN ANA BÖLÜMLERİ :

    1. Yeniden değerlendirme gereği

    2. Değişen dünya kuvvet yapılanmasının büyüyen etkileri

    3. Avrupa sisteminin çöküşü

    4. Birliğe yöneliş

    5. Avrupa Birliği ve Atlantik ortaklığı

    6. İngiltere’nin özel nitelikli problemleri

    7. Özel İlişkinin dezavantajları

    8. General De Gaulle’ün faaliyetlerindeki politik sonuçlar

    9. Tarihi ve Politik kararı

    10. Diğer uluslara etkileri

    11. Küresel güç denkleminde Uzak Doğu

    12. Kuzey güney ilişkilerinin biçimi

    13. Demir perdenin parçalanışı

    14. Versay’dan Vietnam’a

    15. Bir özetleme

    1. YENİDEN DEĞERLENDİRME GEREĞİ :

    Bu bölümde A.B.D. ile dünya çapında güttüğü politikanın; Nükleer silahlar, teknoloji, nüfus ve sosyal hareketler, ekonomik güçlerde meydana gelen değişimler nedeni ile yeniden gözden geçirilmesi ve A.B.D.’nin sorumluluklarını ancak bu yolla yerine getirebileceği belirtilmektedir. Buna göre güç yapısı yeniden şekillendirilecektir.

    2. DEĞİŞEN DÜNYA KUVVET YAPILANMASININ BÜYÜYEN ETKİLERİ :

    Bu bölümde başta coğrafi ve ekonomik faktörler gözönüne alınarak, 1 ve 2 nci dünya savaşları sonunda dünyada meydana gelen ekonomik ve siyasi değişiklikler üzerinde durulmaktadır. oluşan güç merkezleri, Avrupa devletlerinin bu güç merkezlerine göre durumu açıklanmakta ve coğrafyalarına göre Asya-Avrupa-Afrika-Amerika ülkelerinin durumları sergilenmektedir.

    3. AVRUPA SİSTEMİNİN ÇÖKÜŞÜ :

    Avrupanın 16 ncı yüzyıldan itibaren durumu anlatılmaktadır. Avrupa Birliğine uzanan yolda Fransa-İngiltere-Almanya ve İtalya’nın faaliyetleri ve sorumlulukları açıklanmaktadır. Yazara göre tarihin bu bölümü Avrupa iç savaşı olarak adlandırılmakta ve Avrupa’da en önemli güç olarak İngiltere ile Fransa görülmektedir.

    4. BİRLİĞE YÖNELİŞ :

    Bu bölümde Avrupa birliğinin kurulmasına giden ilk anlaşma ve faaliyetler açıklanmaktadır. Örgütün ve Avrupanın birleşmesinin temeli Avrupa Kömür ve Çelik Birliği’nin kurulmasına dayanmaktadır. Avrupa Birliğin’de Almanya’nın politikası nedeni ile şüphe oluşturan bir devlet olduğu vurgulanıyor.

    5. AVRUPA BİRLİĞİ VE ATLANTİK ORTAKLIĞI :

    Bu bölümde Avrupa birliğinin kurulmasının önemi ve dünya barışına getireceği katkılar üzerinde durulmaktadır. General De Gaulle’ün ve Fransa’nın katkıları anlatılarak A.B.D. Avrupa işbirliği için birleşmiş Avrupanın önemi ve nedenleri anlatılmaktadır.Güç ve denge ancak stabil ortamlarda barışa katkıda bulunacaktır. Avrupa şüphe ve endişelerinden sıyrılmalıdır.

    7. ÖZEL İLİŞKİNİN DEZAVANTAJLARI :

    İngiltere, AB. içerisinde liderlik yönünden A.B.D. tarafından mali kaynaklar ve nükleer silahlanma yönünden desteklenmektedir. Ancak nükleer teknoloji desteği Fransa’yı kışkırtarak liderlik yarışını ve nükleer dengeyi değiştirmekte, güç disiplinini bozmaktadır. A.B.D.nin yarattığı bu özel ilişkinin esas sebebi İngilterenin temeli sağlam olan demokrasisi nedeniyledir. Bu destek İngiltereyi batı’nın yüksek çıkarlarına uygun olmayan bir tavır sergilemek için cesaretlendirmiştir.

    Nükleer teknolojinin sınırlandırılması konusunda A.B.D.’nin getirdiği düzenlemeler İngilizleri kendi başına bir nükleer program yapmaya itmiştir. Ancak ekonomileri bunu uygulamaya yeterli değildir. Sınırlamalar 1 AĞUSTOS 1946’da Mc MAHON yasası ile getirilmiştir. Ancak yasa 1958 yılında değiştirilmiştir. Bu A.B.D. için nükleer silahlanma yarışında yapılan bir hatadır ve bu hatayı Skybolt (Füze) projesi ile Nassau konferansı hataları izlemiştir. Fransa, İngiltere’ye tanınan bu destekleri tepkiyle karşılamış ve nükleer silahlanma yarışında kendi programını uygulamaya yönetmiştir. Bu güç disiplinini bozmaktadır. Çünkü nükleer güç, elde bulunduran tarafa kabul edilebilir süper güç olmak hakkını tanımaktadır.

    İngiltere mutlaka AB. de yeralmalıdır ve Avrupa’nın lideri olmalıdır. Aksi taktirde Alman-Fransız sürtüşmesi Avrupanın bütünleşmesini engeller, dengeler bozulur. A.B.D.– İngiltere bütünleşmesi ise Avrupa’da daha büyük dengesizliklere yol açar. Barışı tehdit eder.

    8. GENERAL DE GAULLE’ÜN FAALİYETLERİNDEKİ POLİTİK SONUÇLAR :

    Bu bölümde esas olarak General De Gaulle’e ait olmak üzere Fransanın Avrupa’daki bütünleşme için gösterdiği çabalar, Fransızların niyetleri ve Güç elde etmek için, lider olma eğilimlerine yönelik uyguladıkları taktikleri anlatılmaktadır.

    Fransızların politikasındaki yanlışlık, onların milli menfaatlerini avrupa menfaatlerinin üzerinde tutma eğilimlerinden kaynaklanmaktadır. Liderlik uğruna Alman birliğinin bozulması, nükleer güç olmak istekleri A.B.D. nin politik anlayışına ters düşmektedir. Oysa Fransa, istikrarsız politika ve yetersiz mali kaynakları ile süper güç olmaktan uzak ve AB.nin lideri olamayacak bir ülkedir.

    9. TARİHİ VE POLİTİK KARARI :

    Almanya, gelecekte AB.nin liderliğini üstlenecek şekilde çalışarak teknoloji, ekonomi, nüfus ve askeri güç yönünden neredeyse en güçlü ülke durumun da olmasına rağmen tarihi olaylar onun AB. nin lideri olmasını engellemektedir.

    10. DİĞER ULUSLARA ETKİSİ :

    Bu iki bölümde; Almanyanın tarihi gelişimi açıklanmakta dünya politikasındaki yanlışlıkları ile 2 nci dünya savaşındaki olaylar özellikle anlatılmaktadır. Yeni Alman neslinin bu tarihi olaylardan sorumlu tutulmasının yanlışlığı vurgulanarak ülke’ye şans tanınması uygun olacaktır.

    ABD. özellikle Sovyet tehditi altındaki Avrupa ‘da, Almanya’nın önemini görmektedir. Fransa ise Almanya ile olan rekabeti dostluğa dönüştürmekte ve tarihsel korkularını silmeye çalışmaktadır. Avrupanın bütünleşmesi yolunda Almanya ile kurulacak dostluk Almanya’yı tehlike olmaktan çıkaracaktır.

    11. KÜRESEL GÜÇ DENKLEMİNDE UZAK DOĞU :

    Bu bölümde süper güç olma yolunda ilerleyen uzakdoğu ülkelerinin durumları ve politikaları açıklanmaktadır. Özellikle Çin, Japonya, Taywan, Kore, Endonezya ve diğer uzakdoğu ülkeleri teknoloji ve ekonomi yönünden değerlendirilmektedir. Bu ülkeler içerisinde, Çin ekonomi ve dışa açılım yönüyle Japonya ise coğrafya ve hammadde yönüyle nüfuslarına veya teknolojik gelişmelerine rağmen süper güç olmayabilir. Çin’in dünya barışı için Birleşmiş milletler dahilinde, Japonya ve diğer ülkelerle kontrol altında tutulması gereklidir.Ayrıca komünizm tehlikesi ile Sovyetler Birliğinin ile ortak tehdit oluşturmasını engellemek için Çin’i kapalı tutmak yerine dünya’ya kazandırmak gereklidir. Ekonomik paketler vasıtası ile Asya-uzakdoğu ülkeleri gelişmelerini hızlandırarak batı ülkeleri ile denge durumuna geleceklerdir. Bu ülkelere yardım gereklidir.

    12. KUZEY GÜNEY İLİŞKİLERİNİN BİÇİMİ :

    Bu bölüm; dünyadaki coğrafi ayrımların oluşturduğu toplulukları açıklamakta ve barışı tehdit eden sorunun ekonomiye dayandığını vurgulamaktadır. ABD. nin Afrika ülkelerine ve az gelişmiş toplumlara ve ülkelere bakış açısı anlatılmaktadır. Özellikle Portekiz ve sömürgeci olan Avrupa devletleri ile Güney Afrika Cumhuriyetinin durumu ve batılı ülkelerin Afrikada oluşturdukları sömürge yönetiminin zararları ve Afrikanın kalkınması yolunda atılması gereken adımlar açıklanmaktadır. ABD., Irkçı faaliyetlere son verilmesi ve Afrika’nın kendi insanları tarafından yönetilmesi görüşünü desteklemektedir.

    13. DEMİRPERDENİN PARÇALANIŞI :

    ABD.’nin demirperde’ye bakışı açıklanarak komünizm tehlikesinin ancak güçlü ve istikrarlı ekonomi politikası ile durdurulabileceği açıklanmaktadır. Sovyet yayılmacılığını durdurmak için bu ülkelerle yapılacak ticaret esas unsur olacaktır.Ticari ambargo bu ülkelerin kendi kendilerini geliştirmelerinden başka birşey sağlamayacaktır.Teknolojiyi onların hizmetine sunmak onları rahatlatacak ve sovyet baskısının etkisini en aza indirecektir. Bu parçalanma Avrupa Birliğinin kurulması ile çabuklaşır. Aksi taktirde Alman-Sovyet yakınlaşması veya ABD-Sovyet yakınlaşması dünya barışına bir katkı sağlamayacaktır. Tam tersine kutuplaşmayı arttıracaktır.

    14. VERSAY’DAN VİETNAMA :

    Bu bölümde; Vietnam’da Sovyet ve Çin politikalarının etkileri ve savaşın nedenleri üzerinde durulmaktadır.

    ABD.’nin Vietnam’da düşmüş olduğu zor durumu ve bundan kurtulmak için aradığı çareler, askerlerin çekilmesi, hava bombardımanlarının olumsuz etkileri anlatılarak, yapılan hatalar sergilenmektedir. Güç disiplini olmamasından kaynaklanan hataların, ABD.’ni ne kadar zor bir duruma düşürdüğü ifade edilmektedir. Hedefin uygun belirlenmemesi, menfaat alanı sınırlarının tespit edilmemesi Amerika’yı çıkmaza sokmuş olup geri adım atmak ABD için prestij kaybına, savaşı sürdürmek ise dünya kamuoyu’nun baskılarına neden olacaktır. Vietnam harbi gücün yanlış kullanılmasının nelere sebep olabileceğini göstermiştir.

    15. BİR ÖZETLEME :

    Bu bölüm güç disiplinini açıklamakta ve dünya barışı için Avrupanın bütünleşmesinin gerekli-liğini vurgulamaktadır.

    Ülkeler; güçlerinin sınırlı, menfaatlerinin ise sınırsız olduğunu unutmamalıdır. Güç özellikle nükleer güç kullanımında büyük sınırlamalar ve disiplini gerektirir. ABD. süpergüç’tür. Esas menfaat bölgesi kuzey yarı kürededir. Kendi gücünü sınırlandırmamak için dünyadaki sorumluluklarını devralması gerekir. Ortadoğu Avrupa devletlerinin, Afrika ise Sovyetler Birliğinin hayati menfaatlerinin olduğu bölgelerdir. Afrika ve Güney Amerika ne kadar gelişirse gelişsin Asya ve Ortadoğu’da oluşan kapalı bir sisteme dahil olamaz. Ticaret, teknoloji ve ekonomide kapalı sistemler dünya barışını tehdit eder. Yoksulluk ve cehalet ile savaşmak tüm ülkelerin ortak faaliyet alanı olmalıdır. Sömürge oluşturma, hiristiyanlığı yaymaya çalışmak az gelişmiş ülkelerin tepkisini çeker ve barışı tehdit eder. Avrupanın bütünleşerek iki kutup arasında (SSCB ve ABD) “Denge” rolünü oynaması şarttır. Barış ancak bu şekilde sağlanır.

    SONUÇ :

    A. KİTABIN ANA FİKRİ :

    Devletler “Menfaat Alanları’nı” çok iyi belirleyerek, ticari-ekonomik-siyasi ve askeri güçlerini bu alanlarla orantılı olarak kullanmalıdır. Dünya barışı ancak ülkelerin toplu olarak gelişmeleri ile sağlanabilir. Avrupa’nın bütünleşmesi bunun için şarttır. Güç ancak onu barışçıl amaçlarla kullanacak ve bu gücü idame ettirebilecek yapıya sahip devletlerin ellerinde bulundurulmalıdır. Sınırları belirlenmemiş güç, devleti çıkmaza sokabilir.

    B. KİTABIN GETİRDİĞİ YENİLİKLER :

    Ülkelerin birleşerek süper güç oluşturmaları dünya barışını sağlamak için denge unsuru olacaktır. Bu ülkeleri teşvik etmek gerekmektedir.

    C. KİTAP HAKKINDA GENEL DEĞERLENDİRME VE TEKLİFLER :

    Kitapta incelenen konular genel hatlarıyla yazarın kişisel yorumlarına dayanmaktadır. Olması gereken olay ve kurallar anlatılmakla beraber uygulanmayan olay ve gerçekler üzerinde durulmamaktadır. Güç disiplini gelişmekte olan ülkeler için olayları yorumlamada yeni bir bakış açısı olarak görülebilir.
     



Sayfayı Paylaş