Görmeyen Ressam

Konusu 'Konu Dışı' forumundadır ve abdulkadir tarafından 10 Mayıs 2008 başlatılmıştır.

  1. abdulkadir Well-Known Member


    Adı Eşref Armağan...

    Amâ bir ressam...

    Gözleri görmüyor ama, yüreği apaydınlıktı.

    Onunla röportaj yaptım ve çok sevdim.

    Ben sadece gözleri görmediği halde, resim yapan bir adamla konuşacağımı sanmıştım ama, harika bir insanla tanıştım.

    Bir kere, hiç şikayet etmiyordu..

    Bizim gözlerimiz görüyor, elimiz ayağımız tutuyordu ama onun kadar hayat dolu değildik.

    Neşeliydi, keyifliydi, halinden memnundu. Mızmızlanması yoktu. Sinirlenmesi, kızması yoktu...

    Hatta “Ne güzel... Dünyanın kirlendiğini söylüyorlar ama ben görmüyorum. Görenler düşünsün” diyebiliyordu.

    Size ondan dinlediğim birkaç hatırayı nakletmek istiyorum.
    ..........
    - Birgün yolda yürüyorum. Biliyor musunuz ben çevremdeki yolları ezbere bilirim. Kazara birine çarpsam veya yönümü değiştirsem, zorlanırım. Yolda yürürken, birşeye bastım... Yuvarlak ve yaylı birşey... Korktum... Dengemi kaybedip düştüm. Meğerse bastığım şey, bir kanalizasyon işçisinin kafasıymış... Adam çok kızdı. Bana “kör müsün be adam?” diye bağırdı. “Evet” dedim... Çok utandı.

    Neyse, kalktım, üstümü başımı silkeledim. Özür diledim. Yönümü kaybettiğim için işçiye sordum. “Postaneye nasıl gidebilirim?”

    Adam durdu, durdu ve “Su sarı tabelayı görüyor musun?” dedi, “‹şte ordan sağa dön, yukarı!”

    ...........
    Bir seferinde de evimize misafir gelmişti. Gecenin üçünde kalktım, canım sıkıldı, resim yapıyorum. Misafirimiz sıkışmış, kalkmış. Lavaboya doğru yürürken bana çarptı. Uyku sersemliğinden olacak çok korktu.

    “Yahu ne yapıyorsun bu saatte?” dedi.

    “Resim yapıyorum.”

    “Allah akıl fikir versin. Işığı yaksana.”

    Derin bir iç geçirdim. “Kırk yıldır hiç aklıma gelmedi” dedim.
    ...........
    Başka bir gün, bankada oturmuş sıramı bekliyorum.

    Yanımdaki adam: “Merhaba” dedi. “Merhaba efendim” dedim.

    “Bak, yarın saat 10’da burda olacaksın tamam mı? Yoksa fena yaparım!”

    “Ben mi?”

    “Tabi ki sen! Kiminle konuşuyoruz?”

    “E, pardon niye geleceğim?”

    “ Bak hâlâ konuşuyor. Ben gel deyince geleceksin. Yoksa sıkarım ayağına!”

    Korktum “Peki gelirim” dedim.

    Adamın konuşmalarının çoğuna cevap verdim...

    Ama sonradan kendime çok güldüm.

    “Neden güldünüz?”

    “Meğer adam cep telefonu ile görüşüyormuş iyi mi?”


    Kaynak: (Herkesin Bir Hikayesi Var) , Ahmet Sırrı Arvas.
     



Sayfayı Paylaş