Geyik Avı Türküsünün Hikayesi

Konusu 'Masal ve Hikayeler' forumundadır ve CAN tarafından 15 Temmuz 2016 başlatılmıştır.

  1. CAN Well-Known Member


    Ben de gittim bir geyiğin avına
    Geyik çekti beni kendi dağına
    Tövbeler tövbesi geyik avına
    Siz gidin kardaşlar kaldım kayada
    Siz gidin kardaşlar kaldım burada

    Öykümüz Toroslar’da geçer.Gavur Dağlarında. Vakti zamanında ela gözlü cerenler, çatal boynuzlu geyikler, kınalı keklikler cirit atarmış dağlarda.Ve peşlerinde gözü avdan başka bir şey görmeyen yiğit avcılar.

    Halil dal gibi bir genç.Avcı mı avcı.Ünü bütün Toroslar’a , Çukurova’ya yayılır.Aldı mı tüfeğini omzuna ver elini gavur Dağları.Bir hafta, on beş gün avın peşinde , dağlarda Halil.Geride bir anacığı, bir de nişanlısı var Halil’in.Anası ve nişanlısı ne kadar uğraşırlarsa uğraşsınlar vaz geçiremezler Halil’i geyik avından.Hep bu son diye söz verir ama avın sonu bir türlü gelmez.

    “Oğul , mademki inat ediyorsun bari yavru geyiklere, yavrulu geyiklere kurşun atma” diye yalvarırlar.

    Bir gün Halil, dağ bayır dolaşır, ne bir geyiğe rastlar, ne bir geyik vurabilir.Artık yorulur, bir ağacın gölgesine çöker.Tam karşısında şimdiye kadar hiç görmediği kadar güzel ve alımlı bir geyik belirir.Hemen tüfeğine davranır.Geyik kaybolur.Günler süren bir kovalamaca başlar.Geyik bir görünür, bir yok olur.Tek bir kurşun bile atamaz.Döner köyüne.

    Yine ava çıkar Halil.Dağın yamacında bir yavru alageyik görür.Daha boynuzları çıkmamış.Tüyleri pırıl pırıl.Acemi , ürkek.Basmış tetiğe.Sırtlamış yavruyu. Köye dönerken ala geyik yine görünmüş.Yine bir tek kurşun atamamış Halil geyiğe.

    Derken Halil’in düğün günü gelmiş.Davullar vurulmuş, şölen başlamış.Üçüncü gün damat tıraşı yapıp Halil’i gelinin yanına salmışlar.Halil’in kulaklarında bir uğultu, gözlerinde bir karaltı, alageyiğin sesini duymuş.Halil bu dayanamamış, almış tüfeği , fırlamış dışarı.Kimse de engel olamamış Ses dağlara doğru çekilmiş.Halil sesin peşinden gitmiş.bazan sesini duymuş, bazan kendisini görmüş geyiğin.Sonunda bir kayanın üzerinde görmüş geyiği.Üç yanı uçurummuş.Tüfeğini doğrultmuş.Tam tetiğe basacağı sırada geyik sıçramış ve vurduğu çifte ile Halil’i uçurumdan aşağı atmış

    Köylüler günlerce Halil’i aramışlar, dağlarda.Sonunda Halil’in cesedini bulmuşlar.Nişanlısı da atmış kendisini uçurumdan.Halil’in yanına.

    Her yılın ilkbaharında Halil’in düştüğü yerde tan yeri ağarırken iki tek çiçek açar.Biri kırmızı, biri mavi.Tam büyüyüp birbirine kavuşacakken ötelerden bir geyik gelip çiçekleri yer.Geyik, yavrusuna; çiçekler birbirine kavuşamaz.

    Ben giderken kaya başı kar idi.
    Yel vurdu da erim erim eridi.
    Ak bilekler taş üstünde çürüdü.
    Siz gidin avcılar kaldım burada
    Siz gidin avcılar kaldım kayada
     



Sayfayı Paylaş