Gelecekteki Savaş

Konusu 'Kitap Özetleri' forumundadır ve RüzGaR tarafından 21 Ekim 2007 başlatılmıştır.

  1. RüzGaR Super Moderator


    TurkeyArena

    1. SAVAŞIN EVRELERİ :

    Endüstri çağının başlamasından bu yana, teknolojik savaş, değişimin bütün diğer dinamiklerini perdelemektedir. 19 ncu yy ortalarında, endüstriyel üretim yükselmiş, teknoloji değişim yapılarına egemen olmaya başlamıştır. Buna bağlı olarak otomatik atış yapan makineli tüfekler ve hızlı atış yapan sahra topları ölümcül etkili bölgeleri arttırmıştır. Böylece, Amerikan İç Savaşı sonlarına doğru, savunmanın yerinden oynatılması için geçilmesi gereken mesafe 150 metreden 1000 metreye çıkmıştır. Otomatik silahların kitlesel olarak artmasıyla isabet ve yoğunluğun doğurduğu ölümcüllük, bu bölgeyi geçmedeki riski de arttırmıştır. Böylece , teknoloji savunanın tarafını tutmuştur.

    I nci Dünya savaşından sonra içten yanmalı motorların geliştirilmesi ve motorize zırhlı araçların devreye girmesi, Almanların daha 1918 yılında ortaya koydukları konseptin uygulanmasını sağlamıştır. Pratik bilimin savaşta uygulanması çarkı ters çevirmiş ve üstünlüğü taarruz edene vermiştir. Motorize zırhlı araçlar, taarruz bölgesinin hızla ve korunmuş olarak geçilmesini sağlamıştır. Büyük birlikler hızla düşman gerisine sarkarak düşman savunmasının ağırlık merkezini vurabilirken, onun kuvvetli cephe taarruzlarından kurtulmuştur.

    II nci Dünya Savaşından sonra geliştirilen teknoloji, tam isabet ve uzun menzilli silahları üretmeyi başarmış, “Mikroçip Teknolojisi” imha bölgesini arttırmak için gerekli araçları sağlayarak hedeflerin bulunmasını, takip ve yok edilmesini kolaylaştırmıştır. Böylece üstünlük bir kez daha savunan tarafa geçmiştir. II nci Dünya savaşında, 800 metre mesafedeki bir tankı tahrip etmek için ortalama 18 atım gerekiyordu, 1973 Arap-İsrail Savaşı esnasında , bu 1200 metre mesafede ortalama iki atıma , Çöl Fırtınasına kadar da 2400 metre mesafede yalnızca bir atıma düşmüştür.

    Gelecekte, az zayiat ile, çabuk ve kesin zaferler kazanmak için, savaşı hızla icra etmeye ve açıkça sona erdirmeye yarayan araçlara sahip olunmalıdır ki, bu tercihen ateş gücünün şok etkisinin en büyük olduğu zamandır.

    Muharebenin hakim şekli olan taarruzun yeniden ortaya çıkması, savaşın dördüncü safhasının ortaya çıkması ile oluşacaktır. Bu safha makine çağının eski kalıntılarından çok enformasyondaki yeni devrim ile tanımlanmaktadır. Öyle bir manevra kuvveti düşünün ki çok büyük bir doğrulukla istihbarat yapabilsin, düşman imkan ve kabiliyetlerini % 100 doğrulukla tahmin edebilsin, eşsiz bir hıza sahip olsun ve korkunç bir harekat temposu tuttursun. Böyle bir güç, zarar görmeden taarruz bölgesini geçecek, en az zayiatla ve hızla sona erecek imha harekatıyla harekatta sonucu belirleyen güç olacaktır. Sürat gelecekteki Kara Kuvvetleri gücünün en gerekli unsuru olmalıdır. Geçmişte hafifliğin ve süratin önündeki en önemli engel olan lojistik ağırlıktan arındırılmış bir kuvvet oluşturularak, süratin sağlanmasında başarılı olunabilir.

    2. 21 NCİ YÜZYILDA SAVAŞA HAZIRLIK :

    1950’lerin “Yeni bakış“ açısında ifadesini bulan ve konvansiyonel askeri kabiliyetlerin yerine ileri teknolojiyi koymayı öngören öneriler, kitabın yazarına göre Amerikalıların bilimin insanlarla ilgili karmaşık sorunlara basit çözümler üretme yeteneğine olan inancını yansıtmaktadır. Ancak Vietnam’da kanıtlandığı gibi, teknolojik üstünlük her zaman askeri başarıyı garanti etmez. Gelecekteki olayları önceden kestirememe, savaşın doğasında olan bir güçlüktür. Bu nedenle, savaşta başarıyı elde etmek için elde bulunan güçlerden herhangi birine aşırı şekilde ağırlık verme eğilimine şiddetle direnilmesi gerekmektedir. Amerika’nın bundan sonra yapacağı savaşın, daha öncekiler gibi, karada kazanılacağı veya kaybedileceği değerlendirilmektedir.

    3. KENDİNİ YENİ DURUMLARA UYARLAYAN DÜŞMANLAR. 2010 SONRASI STRATEJİK TEHDİTLE MÜCADELE :

    Harp tarihi bize her zaman “her süper gücün sonuçta karşısında bir güç bulacağını” hatırlatmaktadır. ABD, 50 yılı aşkın bir süredir, mevcut askeri gücünü, teknolojik yenilik ve endüstriyel kapasitesini etkin bir şekilde muharebe alanına yansıtarak elde etmiştir. Bu askeri güç, yoğun ve imha kabiliyeti mutlak bir gücün gittikçe artan kullanımıyla kendini iyice kanıtlamıştır. Ancak, yaratıcı bir düşmanın yeni bir savaş yöntemi geliştirerek ABD Silahlı Kuvvetlerinin sanatını ve kesin ateş gücünü sona erdirme çabasıyla ortaya çıkması an meselesidir.

    4. İKİ YANI KESKİN KILIÇ: 21 NCİ YY SAVAŞINDA MANEVRA :

    Savaşlar, imha ve manevrayla kazanılır. En büyük general, manevraya daha fazla katkıda bulunan ve imhaya en az gerek duyandır.

    Ateş gücü ve manevra 21 nci yy savaşlarında askeri harekatın nasıl yönetileceğini belirleyen en önemli unsur olmaya devam edeceklerdir. Aynı şekilde bu iki önemli faktör arasındaki ilişki eski savaş kalıplarını kullanacaktır.

    Gelecekteki düşmanlarımız bilmektedirler ki, zaman herhangi bir çatışma halinde bizim en büyük düşmanımız ve düşmanımızın dostu olacaktır. Düşman girdiği çatışmaların tamamını kaybedebilir; ancak ordularını kontrol altında bulundurarak onları muharebe alanında tuttuğu sürece yine de kazanabilir.

    21 nci yy’da, hedef şaşırmayan silahlar dünyanın önde gelen askeri güçlerinin bünyesine katıldıktan sonra muharebenin şekli ve yapısı tamamen değişecektir. Çok küçük taktik birimlere bölünen ve geniş alanlara yayılan ordulara karşı saf düzeninde cephe taarruzu , sızma veya kuşatma gibi yöntemler kullanılarak taarruz düzenlenemeyecektir. Clausewitz’in “Çekim Merkezleri” ve Jomini’nin “Karar Noktaları”, artık eskisi kadar kolayca belirlenemeyecek ve coğrafi açıdan bir yerde toplanıp sıklet merkezi oluşturulamayacaktır. İletişim çağı teknolojisinin sunduğu uydu ve GSM iletişim sistemleri düşmanın kendi birliklerini bir araya toplama yeteneğini muhafaza ederken gerektiğinde yayılmasını sağlayan en önemli vasıtalardır.

    Dağınık haldeki düşmanı yok etmek için biz de dağılmalıyız. Bölgenin kontrolü için yakın muharebe kaçınılmazdır. Az sayıda birlikle elde tutulan geniş muharebe alanı minimum zayiatla taarruza geçilip işgal edilebilecek boş alanlar sağlayacaktır. Bu şekilde düşmanın geniş bir alana yayılan birlikleri arasına kuvvetler sokularak düşman çökertilebilecektir. Dikey boyutu kontrol ederek büyük bir açıklıkla görme, algılama ve izleme yeteneğine sahip olacağız. Dış çevre ve uzayı aralıksız tarayan gözler, askerlerin kritik arazi tanımını değiştirecektir. Baskın tarzındaki taarruzun bilgi çağındaki hedefi, makine çağındakiyle aynı olacaktır, yani düşman süratle etkisiz hale getirilecek, ateş gücü ve manevra imha edici harekatta dengeli bir şekilde kullanılacak ve sonuçta düşmanın karşı koyma iradesi psikolojik olarak çökertilecektir.

    5. VİZYONLARIN ÇATIŞMASI: MALİ AÇIDAN SINIRLI BİR ORTAMDA KUVVETLERİMİZİ HESAPLAMAK VE BİÇİMLENDİRMEK :

    Gelecekte bir gün, muhtemelen 2010’dan sonra, muhtemel düşman, muharebe gücünü etkin olarak muharebe alanına uygulama yeteneğine sahip olacaktır. Doğru yönde uygulanan bir parça teknoloji, örneğin ucuz füzeler, bağlantısız hava savunmaları,deniz ve kara mayını döşeyebilme yeteneği, cep telefonu teknolojisini kullanabilme ve vb., tek boyutlu bir yaklaşımla düşmanın yenilmesini son derece zorlaştıracaktır. Düşman daha sonra kendi avantajlarını uygulamaya sokabilir. Gelecekte sahip olacağımız bir numaralı avantaj düşmanın iradesini yıkmaktır. Yani insanların psikolojisini çökertme yeteneği. Düşmanın direnme iradesini çökertmek için taarruz bölgesini geçmek zorundayız. Zafer kazanmak için bu zorunludur. Bu ise sürat kazanarak olur.

    Muharebe alanında tutacağınız kuvvetler yalnızca öldüren, hisseden, hareket eden, bilgi dağıtan kuvvetlerdir. Başka her şey muharebe alanının dışına çekilmelidir. Bu mesafe muhtemelen kitle imha silahlarının etkili menzilinin dışına kadar olmalıdır.

    Operasyonel etkiler olan hız ve hareketlilik bir araya getirilip birleştirilemezse, ateş gücünün azamisi de olsa faydası olmayacaktır.

    Bütün bunların yanında uzayın da kontrol altında tutulması lazımdır. Uzayı kontrol edemezseniz kaybedersiniz.

    6. AMERİKAN KARA KUVVETLERİ: GELECEKTEKİ GÜVENLİK TEHDİTLERİNE HAZIRLANMA :

    Milletler arasındaki anlayışı ve bilgiyi arttırsa da, bilginin hızla yayılması ve çoğalması, etnik grupları tahrik etmekte ve problemli bölgeler içerisindeki kültürel sürtüşmeyi körüklemektedir. Bazı devletler , daha küçük bölgelere, yani etnik kökenlere dayalı ünitelere bölünebilir. Bu parçalanma, hem devletler arasında hem de devletlerin kendi içerisinde çatışmalara neden olacaktır.

    ABD’nin milli güvenlik politikası üç amaca hizmet etmelidir. İlk olarak askeri kapasite herhangi bir saldırıyı önleyecek ve ulusal çıkarları koruyacak kadar güçlü hale getirilmeli ve Birleşik Devletlerin fiziki emniyetini sağlamalıdır. İkinci olarak, Amerikan çıkarlarının tehdit altında olduğu dünya bölgelerinde kararlılığı tesis etmelidir. Üçüncü olarak, Amerikan çıkarları ve potansiyel kararsızlığın bir arada bulunduğu bölgelerde ekonomik canlılığı ve demokrasiyi pekiştirmelidir. Ancak uzun süreli askeri müdahale sayesinde bu bölgelerde Amerikan çıkarlarının tehlikeye girmemesi garanti edilebilir.

    Üç yıldan fazla süren aktif araştırmalar, kapsamlı bir milli güvenlik stratejisinin etkin bir şekilde uygulanabilmesi için dört ana kuvvet kategorisinin kullanılması gerektiğini göstermiştir.

    Dünyanın her tarafındaki ileri gözcüler global uyanıklığı sağlar ve birlikte savaşacak ortakların güven bağlarını arttırır.

    İleride konuşlu kuvvetler ; caydırma, ani tepki ve stratejik kuvvet kaydırmayı hızlandırır. Önceden yerleştirilmiş kuvvet; saldırganı “yerleşmeden” önce çökertir. Kıta ABD’si hızlı intikal kuvveti; karar verme gücü, düşman teslim olana dek sürekli baskıyı devam ettirir. Belirsizliğe karşı tutunacak bir yer sağlar.
     



  2. RüzGaR Super Moderator

    7.YENİ BİR SAVAŞ ÇAĞININ ŞAFAĞI: YÜKSEK MANEVRA KABİLİYETLERİ İÇİN ACİL ÇAĞRI:

    Geleceğin savaş alanında dengeli ve taarruza dayalı bir strateji geliştirmek istiyorsak mikroçiplerimizi, düşmanla temas halinde kullanabileceğimiz yeni nesil manevra platformları üretecek şekilde dizayn etmeliyiz. İsabetli atışlar taarruzun sadece bir boyutudur. Bu tür ateş gücünün etkisi şüphesiz büyük fakat geçicidir. Tek başına ateş gücü ne düşmanın direncini tamamen çökertir ne de koalisyon komutanına ezici bir zafer kazandırır. Gelecekte zaferler , isabetli atışları isabetli manevralarla destekleyen komutanlar tarafından kazanılacaktır.

    2025’deki zaferlerden ancak, endüstri çağının bittiğini ve bilgi çağının doğduğunu kabul edersek emin olabiliriz.

    8. KARA KUVVETLERİ KURMAY BAŞKANINA SUNULAN “UZAK GELECEĞİN KARA KUVVETLERİ PROJESİ” YILLIK RAPORU :

    Gelecekteki Amerikan savaş tekniği, taarruza dayalı olacaksa; ülke politikası, hızlı taarruz yeteneği elde etmeye, çabuk karar vermeye ve her iki tarafta da minimum zayiat ile savaşı kazanmaya dayandırılmalıdır. Mevcut UGKK araştırmaları, bu amaca yönelik yürütülmektedir. Gelecek henüz tam olarak belirmemiş olsa da Kara Kuvvetleri şimdiden geleceğe yönelik hazırlık yapmalıdır.

    2025’in Kara Kuvvetleri, bugünkü Kara kuvvetlerinden iki temel yönden farklı olacaktır. Bunlar bilgi ve hızdır. Bilgi teknolojilerini kullanarak oluşturulan Kara Kuvvetleri, stratejik ve operasyonel alanlarda tahmin edilemeyecek derecede üstün konumda olacaktır. Bunun yanında Kara Kuvvetleri , üstün bilgisinden yararlanmak için, muharebe alanında süratle ve beceriklilikle hareket etmesini sağlayan fiziksel hareketliliği de yapısına ilave ederek tamamlayıcı bir kapasite oluşturacaktır.

    Kara Kuvvetleri önümüzdeki birkaç yıl içerisinde tartışılmaz şekilde üstün bir konuma gelecek ve kendini mücadelelerin içinde bulacaktır. Belki de yüzyılın sonunda geleceğin büyük askeri rekabeti kendisini gösterecektir. İşte bu nedenle Kara Kuvvetleri, kendini yeniliklere açık tutmak zorundadır.

    9. UZAK GELECEĞİN KARA KUVVETLERİ: ASKERİ SANAT, BİLİM VE TEKNOLOJİYİ 2025 YILINA KADAR BİRBİRİNE ÖRME :

    Kara Kuvvetleri, kara muharebelerinde gelecekteki önemli rolünü kavramıştır. Bu vizyonu sağlayacak ve anahtar bilim ve teknoloji yatırımlarını belirleyecek süreç de detaylı olarak planlanmıştır. Kara kuvvetlerinin başlattığı geleceğe yönelik süreç çok iyi işlemektedir. Geleceğin Kara Kuvvetleri ve ABD ; bu kooperatif ama zor çalışmadan kazançlı çıkacaktır.

    10. DOLAYLI YAKLAŞIM: ABD ASKERİ KUVVETLERİ GELECEKTEKİ MESKUN MAHAL MUHAREBELERİNİN TUZAKLARINDAN NASIL KAÇABİLİR? :

    Birçok profesyonel askerin kaçınmayı tercih ettiği şehir savaşları halen mevcuttur. Ayrıca bu, gelecekte tercih edilen yaklaşım bile olabilir.

    Büyük bir şehir merkezi çok boyutludur. Askerler yer altının ve çok katlı binaların oluş- turduğu tehditlerle mücadele etmek zorundadırlar. Her bina güçlü düşman askerlerinin sığınak olarak kullandıkları birer yuva gibidir. Dahası, deneyimli bir düşman kuvveti binalar arasında kolayca irtibat kurabilir. Manevra alanı sınırlı olduğundan, şehir ortamı hareket yeteneğini engeller, silahların etkisini ortadan kaldırır ve nişan menzilini minimum düzeye indirir. Binaların birbirine yakınlığı muharebede karışıklık meydana getirir ve ayrıca komuta ve kontrol zorluğu yaratır.

    Birçok tarihsel kanıt bize ,meskun mahal muharebesinin büyük bir zayiata sebep olduğunu hatırlatır. Bu nedenle; meskun mahal muharebesinde, kuvvetlerimizi böyle bir ortama çekmeye çalışan düşmanın oyununa gelmemeli ve zamanı lehimize kullanmalıyız. Eğer sabırlı olursak, zaman lehimize işler, düşmanın zamandan dolayı yenilgiye uğraması, halkın ihtiyaçlarını karşılamada yetersiz kaldığı içindir. Bu da sonuçta hükümetin düşmesine veya halkla ilişkilerin bozulmasına neden olacaktır. Gelecekteki koşullar bizi kompleks arazide savaşmaya zorlayacaktır. Dolaylı yaklaşım, insan hayatına ve fiziksel konuma en az zararı vererek stratejik sonuca ulaşmayı sağlamak için bilgi ve sürati kullanmamızı sağlar.

    11. KOALİSYONLARI TEKNOLOJİ DEĞİL, GÜVEN DEVAM ETTİRİR :

    İttifaklar , çoğu zaman uluslar arasındaki kültürel bağ ve karşılıklı çıkarlar üzerine kurulu resmi mutabakatlardır ve uzun vadeli bir tehdide karşı ve kapsamlı bir savunma mekanızması sağlamak için yaratılmışlardır. Buna karşın, koalisyonlar geçicidir, belirli tehditlere karşı ortaya çıkarlar ve koalisyonun maksadı tahakkuk edince dağılırlar. Koalisyonlar karakter itibariyle politik olarak zayıftırlar ve ihtiyaç dışında gelişirler, düzenli ilişkilerin yaşandığı tarihi ilişkiler olmaksızın da milletleri birleştirirler.

    Yeni ve gelişmiş teknoloji teknikleri her ne kadar koalisyon ortakları ve 21 nci yy komutanları arasındaki iletişimi tam anlamıyla sağlasa da, koalisyon çabaları, teknik yetersizlikler, yabancı dil zorlukları, kültürel asimetriler, tarihi ve jeopolitik konuların önemsenmemesi yüzünden başarısızlığa uğrayabilmektedir. Başarılı koalisyonun ilacı; teknoloji değil, koalisyon ortakları arasında kurulan iletişim ve sağlanan “güven”dir.

    12. SAVAŞTA BİRLEŞİK DEVLETLER YALNIZ YAPAMAZ :

    Gelecek koalisyonlar, Amerikan liderlerinin başarıya ulaşmada, süregelen stratejik sonuçlara ulaşma gibi değerlerini benimseyeceklerdir. Birçok örnekte görüldüğü gibi, askeri koalisyonlara duyulan ihtiyaç her zamankinden daha çok olacaktır. Çünkü koalisyon harbi, uzun vadeli ve stratejik çözümlerin tek yoludur.
     

Sayfayı Paylaş