Gelecek Bin Yılda Yönetim

Konusu 'Kitap Özetleri' forumundadır ve RüzGaR tarafından 21 Ekim 2007 başlatılmıştır.

  1. RüzGaR Super Moderator


    TurkeyArena

    ÖZET:

    Yazar, "Gelecek Bin Yılda Yönetim" adlı kitabında gelecekteki iş hayatı ve buna bağlı olarak gelecekteki işletmelerin yapıları, faaliyetleri, yönetim şekilleri, çalışanları ve yöneticileri hakkında tahminlerde bulunuyor. Bu tahminleri yaparken de küreselleşmeyi, yoğun bir rekabet ortamını ve hızlı bir değişimi de göz önüne alarak başarıya ulaşmak için nasıl bir yol izlenilmesi gerektiğini anlatıyor.
    Bu kitap özellikle üç grubu hedef almaktadır: Üst düzey yöneticiler kendi düşünce ve fikirlerinin bir çoğunun, çağımızın en önemli yönetim düşüncelerince doğrulandıklarını görmekle kalmayacaklar, aynı zamanda motivasyon ve ödül sistemleri konularında, baskı altındaki elemanlarının hoşlarına gidecek pratik fikirler bulacaklardır. İkinci bir hedef grubu olan uzmanlara ise örgüt içerisindeki rollerini nasıl daha etkin bir şekilde başarabilecekleri anlatılmaktadır. Üçüncü hedef grup ise işe yeni başlayanlar ve üniversite iş idaresi öğrencileridir. Bunlara iş dünyasının nereye gittiği konusunda görüşler ve yarının iş yerlerini tanımlayacak olan yeni kurumsal gerçeklerden en iyi şekilde yararlanmak için nasıl pozisyon almaları konusunda ipuçları verilmektedir.
    Kitap yedi bölümden oluşmuştur. Birinci bölümde çok hızlı gelişen teknolojinin ve bilimin neler getireceği konusunda şimdiden tahminler yapmanın çok zor ve hatta mümkün olmadığı, ancak önümüzdeki 15 yılla ilgili temellerin şimdiden atıldığı ve bu sayede yöneticilerin geleceği görebilecekleri belirtilmektedir. Bu bölümde geleceğin kurumu ve bu kurumla birlikte çalışacak kişiler için çeşitli öngörülerde bulunulmuştur. Öngörülerin ilki ister küçük ister büyük olsun tüm şirketler küreselleşeceklerdir. İkincisi, kurumlar hiyerarşik yapılarından yalın yapılar haline geleceklerdir. Üçüncüsü, orta kademe yöneticilerine ihtiyaç kalmayacaktır. Dördüncüsü, müşteri odaklılık iyice ön plana çıkacaktır. En son olarak ise günümüzdeki sermaye olarak para anlayışının yerini bilgi alacaktır.
    İkinci bölümde, küreselleşme ile birlikte işletmelerdeki değişim anlatılmaktadır. Küreselleşme ile birlikte merkezlerin kaybolduğu, rekabetin ise adeta bir savaşa dönüştüğü belirtilmektedir. Bu bölümde aynı zamanda orta ölçekli şirketlerin hızları sayesinde rekabet savaşından galip çıkacakları belirtilmektedir. Yazara göre dev işletmeler çok yavaş ve ağır, küçük işletmeler ise fırsatlardan yararlanmayı bilemeyecek ve buna gücü yetemeyecek kadar çok küçüktür. Bu yüzyılda bilgiye ulaşma isteği insanlara çok önemli iş fırsatları yaratacaktır.
    Üçüncü bölümde gelecekteki işletmelerin yeniden yapılandırılmaları için Değişim Mühendisliğinden yararlanmaları gerektiği belirtilmekte ve yöneticilerin değişimden korkmamaları gerektiği anlatılmaktadır. Bu başarı için şarttır. Yazar değişim mühendisliğinin pek çok şirketin sandığı gibi kısa sürede etkisini gösteren, her derde deva bir ilaç olmadığını etkilerinin belirli bir süre sonra ortaya çıkabileceğini belirtmektedir.
    Dördüncü bölümde ise, gelecekteki işletmelerin çalışanlarına ve yöneticilerine yatırım yapmaları gerektiği, ancak bu sayede başarıya ulaşabilecekleri anlatılmaktadır. Bilgiye ulaşabilen ve teknolojiyi kullanabilen çalışanların işletmelerin gözdesi haline geleceği ve bunların her işletmede iş bulabilecekleri ifade edilmektedir. Aynı anda pek çok görevi üstlenebilen yönetici ve uzmanların başarılı olacağı bu tür yöneticilerin yönetim tarzlarına kimsenin önem vermeyeceği belirtilmektedir.
    Beşinci bölümde bir önceki bölümle bağıntılı olarak iş dünyasında başarılı olmanın eğitimden geçtiği belirtilmektedir. Gelecekteki işletmeler çalışanlarının eğitimiyle yakından ilgilenecekler, kendi üniversitelerini açıp uzman ve akademisyen yetiştirerek çalışanlarını burada eğiteceklerdir.
    Altıncı bölümde müşterinin öneminden bahsedilmekte başarı için müşterinin isteklerinin her şeyin üstünde tutulması gerektiği belirtilmektedir. Müşteri odaklılık için yenilikçi ve hızlı olunması gerekmektedir.
    Yedinci ve son bölümde bilişim teknolojisinin iş dünyasını nasıl etkileyeceği anlatılmaktadır. Bilişim teknolojisinin stratejik yönetim sürecinin temel ögelerinden birisi olacağı, böylelikle yeni iş alanları yaratılacağı ve iş yapma şekillerinin değişeceği belirtilmektedir.
    Kitap gelecekteki işletmeler, iş dünyası ve yöneticiler üzerine çeşitli öngörülerde bulunmaktadır. Günümüzde, (2001 yılında), bu kitabın yazılmasının üzerinden beş yıl geçmiş olmasına rağmen bu öngörülerin bu kadar kısa bir sürede gerçekleşmeye başladıklarını görüyoruz.
     



Sayfayı Paylaş