Gazların Bulundukları Ortamda Yayılma Özelliklerinin Günlük Hayata Etkileri

Konusu 'Kimya' forumundadır ve RüzGaR tarafından 30 Aralık 2012 başlatılmıştır.

  1. RüzGaR Super Moderator


    Gazların Bulundukları Ortamda Yayılma Özelliklerinin Günlük Hayata Etkileri
    Gazların Özellikleri: Gazların davranışının anlaşılması aynı zamanda modern kimyanın da temel konularından biridir Avagadro ilkesine göre bir gazın hacmini ölçmek, bu hacimde bulunan molekülleri saymak demektir ki böyle ölçmelerin önemini ne kadar belirtsek azdır Üstelik endüstride kullanılan element ve bileşiklerin çoğu kullanılma şartlarında gaz halindedir Gazların pratik ve tarihsel önemi yanında, bunlar üzerinde bu kadar durmamızın bir başka nedeni de vardır Kimyacının işi yığın halinde bulunan madde ile bunun molekülleri arasında bir bağıntı kurmaktır Gazların kinetik teorisi, makroskobik olayların, moleküllerin davranışı cinsinden açıklanmasına en güzel örneklerden birini teşkil eder Gazların,içinde bulundukların kabın çeperlerine çarpan büyük sayıda taneciklerden yapılmış olduğu düşünülerek, matematik işlemlerle Boyle kanunu çıkarılabilir ve sıcaklık kavramı daha iyi anlaşılabilir Gazların Boyle kanununa niçin tam anlamıyla uymadıklarını, araştırırken, moleküllerin büyüklükleri ve bunların birbiri üzerine etkiyen kuvvetleri konusunda pek çok şey öğrenebiliriz Böylece maddenin en basit halini incelemek bizi fiziksel bilimlerin en evrensel bazı kavramları ile karşı karşıya bırakır

    Gaz kokusu nasıl yayılır?
    Gaz molekülleri arasında büyük boşluklar bulunur. Gaz moleküllerinin havada yayılmasına difüzyon deniyordur. Gaz tanecikleri bulundukları ortamda çok hızlı hareket ederler bunun nedeni kinetik enerjiye sahip olmalarıdır. Ama bazı gazlar bu duruma uymayabilirler yani düşük sıcaklık ve yüksek basınç gibi etkenlerden dolayı her zaman bu kadar hızlı hareket edemezler

    Gaz tanecikleri arasındaki uzaklık gaz moleküllerine göre oldukça büyüktür. Bu nedenle havada çok hızlı ve çabuk yol alırlar. Gaz moleküllerinin kokuyu yayması da bu şekilde gerçekleşiyordur.

    Uzayda yer kaplayan, bir hacmi ve kütlesi olan her varlığa madde diyoruz. Madde, evrende, katı, sıvı ve gaz olmak üzere üç halde bulunur. Sıcaklığı değiştikçe madde bu üç durumun birinden bir diğerine geçer. Basit bir örnek vermek gerekirse su hepimizin bildiği gibi 0°C de donar 100°C de kaynar. Buradan hareketle su, 0°C sıcaklıkta katı (buz), 0°C ile 100°C sıcaklıkları arasında sıvı, 100°C sıcaklıkta ise gaz (buhar) halinde bulunur.

    Gazların yaşam üzerinde etkilerini iki şekilde ele alabiliriz. Birincisi makro düzeydeki etkileri dünya ölçeğinde olup dünyadaki yaşamı olumlu ve olumsuz şekilde etkiler. Birçok gazların değişik yüksekliklerde ve değişik oranlarda birleşmesiyle oluşan atmosfer, dünyada yaşamı olanaklı kıldığı gibi uzaydan dünyaya gelen zararlı ışınımlara ve irili ufaklı meteorlara bir doğal kalkan görevi görür, aynı zamanda da güneşten gelen ısının bir bölümünü atmosferde tutarak canlıların yaşamını sürdürebilmesi için gereken sıcaklığı belirli limitlerde tutar. Bunun olumsuz etkileri ise, sanayileşmenin doğal sonucu olarak tükettiğimiz ürün atıklarının atmosferde dengeyi bozması ve gelecekte insan yaşamını olumsuz etkileyecek olması. Enerji kullanırken atmosfere salınan gazlar, atmosferde karbondioksit gazının oranını arttırır. Bu, atmosferdeki sıcaklığı zamanla attırır ve bitki örtüsünün azalmasıyla birlikte kuraklığı hızlandırır, çölleşmeye yolaçar. Sprey gazlarının kullanımı ise atmosferdeki ozon gazlarının azalmasını, bu ise atmosferin uzaydan gelen zararlı ışınlara ve meteorlara karşı oluşturduğu doğal kalkan özelliğini azaltır.

    İkinci olarak gazların mikro düzeydeki etkileri de günlük yaşamda hepimizin yakın çevremizde farkında olmadan karşılaştığımız etkilerdir. Soluduğumuz havadaki oksijen olmasaydı hem yaşayamazdık hem de ateş yakamazdık. Yeraltından çıkardığımız doğalgazı yakarak evlerde ısınır, sanayide ise enerji olarak kullanırız. Oksijen hidrojenle birleşerek suyu oluşturur. Su buharlaşarak bulutları, bulutlar da yağmurları, akarsuları, gölleri, denizleri meydana getirir ve bu döngü dünyada yaşamın devamını sağlar. Mikro düzeydeki olumsuz etkileri ise sobalarımızda ısınmak için yaktığımız kömür iyi yanmadığında çıkardığı karbonmonoksit gazı, insanları öldürür. Otomobillerin egzozundan çıkan gazlar, atmosferi ve şehirlerin havasını kirletir. Taşıtların egzozundan çıkan gazlar, enerji elde etmek için kullanılan yakıtların yanmasıyla oluşan atık gazlar, kısacası atmosfere salınan her gaz, atmosferde biraz daha karbondioksit birikmesine ve atmosferin biraz daha ısınmasına sebep olacaktır.
     



Sayfayı Paylaş