Fransa Giyim Kültürü Fransa Giyim Tarzı

Konusu 'Ülkeler' forumundadır ve RüzGaR tarafından 2 Aralık 2012 başlatılmıştır.

  1. RüzGaR Super Moderator


    Fransa Giyim Kültürü ve Fransa Giyim Tarzı
    Fransa Giyim Tarzı ve Fransızların Giyim Kültürü, Fransa'nın giyim tarzı nasıldır

    Fransız kadınları nasıl giyiniyor? Bu kadar popüler olan Fransız kadını imajı nasıl ortaya çıktı? Şu anda hala çizgilerini koruyorlar mı? Hangi markalar Fransız Modası için dönüm noktası olan akımları başlatmış ve günümüze kadar sürdürmüşlerdir? Bir Fransız kadını gibi nasıl görünebiliriz? Bunlar güzel görünme sırlarıdır meraklı bayanların ve seçim Fransız görünümüyse bu doğru seçimdir. Zarafetin ön planda tutulduğu bu moda akımı nasıl gelişmiş ve günümüzde ne şekilde görülüyor bakalım.

    Fransız modası daha önce de ‘NEWLOOK’ yazımda bahsettiğim gibi 1940’lı yıllarda 2. Dünya Savaşı’nın getirmiş olduğu sıkıntılarla kadınların giyim için malzeme bile bulamadıkları dönemin ardından, Christian Dior’un başlattığı ‘NEWLOOK’ akımı ile başlamıştır. Bu akımın getirmiş olduğu yenilikler kısaca bahsetmemiz gerekirse; tam daire etekler, vatkalı kollar, şifon-tül-organze gibi kadınsı kumaşların kullanılmasıyla ortaya çıkan, tümüyle feminen bir görüntüydü.

    Kadınlar buna bir dönüm noktası olarak bakıyordu. Çünkü zorlu savaş yılları onları erkek gibi hatta asker gibi giyinmeye zorlamıştı. Savaşa giden eşlerinin yerine fabrikada çalışmak zorunda kalan kadınlar ne saçlarına bakabiliyor ne de makyaj yapabiliyordu. Alman kadınları savaş yıllarında kendilerine bakamayan ve savaşın zorluklarıyla sıfır bedene kadar düşen Fransız kadınlarına ‘gri fareler’ lakabını bile takmıştı. Naziler ise Fransızların yarattığı bu farklı modayı Fransa’dan alıp Berlin ya da Viyana’ya taşımak istiyorlardı.

    Paris modasını tüm gücüyle korumak isteyen isimlerden biri Lucian Lelong’du. “O dönemde Almanlar haute couture üretimleri Berlin’e taşımayı amaçladılarsa da, Paris Couture Sendikası Başkanı Lucien Lelong bu duruma ‘Couture ya Paris’tedir ya da hiçbir yerde’ diyerek karşı koyuyordu.”* Moda, döneminin yaşadığı olaylarla beslenir; savaşlar, krizler bunun yanı sıra olumlu yönde; bilimsel gelişmeler, ekonomik kalkınma gibi olaylar modayı değiştiren ve geliştiren olaylardır.

    Savaş döneminde ABD’ye giden Main Bocher ve Schiaparelli gibi modacılar ABD deki modaya bakışı değiştirmişlerdir. Chanel on beş yıl ortadan kaybolmuş, Molyneux kendi vatanı olan Londra’da, Angele Delanghe İngiltere’de moda evi kurmuştur. Şuan hala Fransa’da moda devi olan Christian Dior ve Chanel çizgilerinden hala bir şey kaybetmemiş durumdalar. Günümüzde hala Newlook akımından etkilenerek giyinen ünlüler var buna Vintage de diyenler mevcut, örnek verecek olursak Dita Von Teese hala newlook kıyafetleri çok başarılı bir şekilde tasıyan Dior ve Chanel’den vazegeçmeyen bir ünlü.

    Şu anda moda Fransa da nasıl peki? Şunu söyleyebilirim ki; hala newlook çizgisinde zarif hoş bayanlar sokaklarda yürüyor, Champs Elysees çok ünlü bir alışveriş yolu ve hala bayanlar saçlarını Fransız stil yapıp, kırmızı rujlarını sürüp, parfümleri sizi peşine takacak kadar keskin şekilde yollarda kendinden emin bir tavırla yürüyor. Fransa modayı nefes gibi içine çekmiş günlük hayatın her köşesinde bunu yaşamakta, örnek verecek olursak Paris’in ünlü kafelerinden biri olan Cafe De Flore’ye gidip kahvenizi yudumlarken geçen herkesin üzerine modayı geçirip sokağa çıktığını göreceksiniz.

    Gerçekten bana kalırsa modanın şehri Fransa, sadece bunun savunmasını reklamını İtalyanlar kadar yapmıyorlar. Zaten neden yapsınlar, modanın dönüm noktasını bulup geliştiren onlar ve bunun vermiş olduğu özgüvenle hiçbir reklama gerek duymadan kendi çizgilerinde zarafeti sokaklara taşıyor ve gerçekten onlar yürürken spot ışıklarının üstlerinde görebiliyorsunuz.
    Seçtikleri renkler hala siyah, gri ve bej tonlar, asil renkleri tercih ettiklerini sölemek hiç de zor değil. Ama giyimlerini kombine edecekleri şık ayakkabı ve aksesuar seçimini de görmezden gelmek imkansız, evet gerçekten zarafetse görmek istediğiniz Paris sokakları bunun için biçilmiş kaftan.
    Nilgün Hepyalçın​
    * (Alem Style, s.37, no:13, Nisan 2008)

    [​IMG] [​IMG]
     



Sayfayı Paylaş