First-Class ta ekonomi sınıfı

Konusu 'Oto Haber' forumundadır ve OrKuN tarafından 25 Mart 2009 başlatılmıştır.

  1. OrKuN Well-Known Member


    Büyük ve ağır olmalarına rağmen
    düşük tüketim değerleriyle öne çıkıyorlar. Peki ama bu çevreci ama lüks sınıfta çıtanın yüksekliğini belirleyen kim? Lüks ve dizel motorun ilk bakışta pek uyumlu görünmediğini kabul etmek gerekiyor. Bir otomobile ayıracak 145 bin Euro'dan fazla paranız var ama pompa başında kuruşun hesabını yapıyorsunuz. Pahalı bir çamaşır makinesi satın alıp, giysilerinizi elde yıkamak gibi bir şey. Sizce mantıklı mı? Bu otomobil klasmanında tasarrufu düşünmek saçma gelebilir. Ancak kaputun altında görev yapan dizel motorların başka avantajları da var

    [​IMG]

    3.0 lt hacimle yetinmeleri gerekiyor
    Örneğin düşük C02 emisyonları sayesinde çevreye ve çevreci bilince katkıda bulunuyor, yakıt istasyonuna daha uzun aralıklarla uğruyorsunuz, heybetli tork değerleri sayesinde canlı sürüşler sağlıyorlar. Eğer canlılık konusuna inanmıyorsanız bir kez bu araçların direksiyonuna geçmeniz yeterli olacaktır: Yeni BMW 730d ve lüks sınıfın geleneksel lideri S Serisi'nin 320 CDI versiyonu. Araçların benzinli versiyonlarını daha önce zaten karşılaştırmış ve özellikle 7 Serisi'nin teknolojik özelliklerine hayran kalmıştık.

    Peki ama dizellerde durum ne?
    BMW'nin prospektüsünde 245 HP ve 540 Nm rakamları dikkat çekiyor. Mercedes ise 235 HP ile biraz geride kalıyor ama tork rakamları aynı. Ancak bunun karşılığında S 320 CDI'ın arkasında, BlueEfficiency logosu bulunuyor. Logonun ardında ise, sadece gerektiğinde devreye giren servo pompası, araç dururken motordan ayrılan otomatik şanzıman ve düşük sürtünmeli lastikler gibi tüketim azaltan bir teknoloji sepeti yer alıyor. Aslına bakılırsa benzer teknolojiler BMW’de de görev yapıyor.
    Keyif beklentisi ilk çalıştırma sırasında, özellikle de BMW'de biraz tırpanlanıyor. Motor ısındıktan sonra bu problem iyice hafiflese de BMVV'nin dizeli her zaman daha duyulur olmayı sürdürüyor ve rölantide sürücü hafif vibrasyonlar hissediyor. S Serisi kesinlikle daha sessiz ve bunda, yuvarlanma ve rüzgar gürültülerinin daha az olması da etkili oluyor. Bunun ölçümleri tarafından desteklenmemesi ise saptamamızın yanlış olduğu anlamına gelmiyor. Çünkü insan kulağı bazı frekanslara, ölçüm aletinden daha hassas tepki veriyor ve bu da subjektif hissi oluşturuyor.
    3.0 lt'lik dizelin 2 tonluk aracı bu kadar rahat hareket ettirebilmesi, lüks sınıf motoru olarak uygun olduğunu hemen kanıtlıyor. 6 ileri vitesli otomatik şanzıman da motorla çok iyi uyum sağlıyor ve hiçbir devirde güç eksikliği hissettirmiyor. Hem tutumlu olması, hem de 80 lt'lik yüksek depo kapasitesi ise dizel kullanımını daha da keyifli hale getiriyor: 8.4 lt/100 km'lik tüketim rakamı devasa bir limuzin için kesinlikle harika. Özellikle de 0-100 km/s hızlanma süresi 7.4 sn, maksimum hız ise 245 km/s olunca. Mercedes ise sadece gürültü konusunda daha sakin değil. Çünkü motoru da BMW kadar canlı olamıyor. Yani otomobil, daha çok keyifli gezintilere hitap ediyor. Aslında bu özellik, hedefi, kalkış düelloları yapmak istemeyenler olan bir otomobile yakışıyor da.


    Yüksek tork değeri atak bir karakter sağlıyor


    Rahat ve konforlu karakteriyle öne çıkan S Serisi, BMW'den biraz fazla yalat tüketiyor: 100 km’de 8.8 lt. Hem de sahip olduğu BlueEfficiency paketine rağmen. Neyse ki 90 lt'lik yakıt deposu sayesinde menzil eksikliği hissedilmiyor. Otomatik şanzımanın özellikle kalkışlarda gecikmeli reaksiyon vermesi ise rahatsız edici olabiliyor. Bunun dışında S Serisi'nin konforu, havalı süspansiyonunun da etkisiyle, neredeyse mükemmel. Süspansiyonun darbe emiş kabiliyeti en bozuk zeminlerde bile her türlü talebi karşılayabiliyor. Tek sorun ise yüksek hızlarda biraz sertleşmesi.
    Sert ayarlı süspansiyona sahip BMW'de ise yolcular, zemin şartlarının bozukluğunu daha fazla hissediyor. Hem de amortisör ayarları konfor modunda olduğunda bile. Sürüş özelliklerinde ise BMW, tam bir şov yıldızına dönüşüyor: Sürücüsüne moral veren, birkaç beden daha küçük bir otomobilmiş gibi dönüş yapan, virajları seven ve sürekli daha hızlı kullanıma davet eden bir otomobil. Başka bir deyişle: Gerçek bir BMW!
    Arka tekerleklere de etki eden opsiyonel integral aktif direksiyon ise satın alınması gereken bir donanım. Çünkü bu direksiyon sistemi, ister benzinli ister dizel motorlu olsun 7 Serisini, dinamizm konusunda bir adım ileri taşıvan bir donamın.

    BMW 319 PUAN: Dizel motor yeni 7 Serisi'ne çok iyi uymuş: Yüksek güç, düşük tüketim. Bunlara, geniş iç mekan ve ağırlığı ve boyutlarıyla karşılaştırıldığında şaşırtıcı olan çeviklik de ekleniyor. Konfor konusunda ise rakibinin gerisinde kalmaktan kurtulamıyor.
    Mercedes 315 PUAN: Konfor odaklı olmasına rağmen BMW ile başa baş rekabet edebiliyor. Dinamizm konusunda BMW'nin gerisinde kalıp, lüks bir gezinti gemisi etkisi veriyor. Rakibinden biraz daha ağırkanlı ama sessiz çalışan motoru da bu karaktere çok iyi uyuyor.

    Sonuç: 3.0 lt bu klasmandaki bir otomobil için kesinlikle yüksek bir hacim değil. Ancak bu iki dizel, sunduğu başarılı özellikler sayesinde lüks sınıf için bile uygun olduklarını kanıtladı. Daha fazlasına hiç kimsenin gerçekten ihtiyacı olmaz. Rakiplerden BMVV'nin o alışıldık dinamizmi de dizel kullanımından kesinlikle olumsuz etkilenmemiş. Puan disiplininde BMVV'nin rakibini geride bırakabilmesinin ana nedenini, objektif ölçüm kriterlerinde daha başarılı sonuçlar alıyor olması oluşturuyor. Konu keyifli ve rahat yolculuklar olduğunda ise tercih yönü Mercedes'ten yana dönecektir.

    [​IMG]
    [​IMG]
    25.03.2009, Çarşamba
     



  2. OrKuN Well-Known Member

Sayfayı Paylaş