Fethiye Likya Yolu

Konusu 'Fethiye' forumundadır ve GamZe tarafından 6 Temmuz 2008 başlatılmıştır.

  1. GamZe Moderator


    Fethiye Likya Yolu
    Antik şehirleri birbirine bağlayan antik yollar ve patikalar… Likya Uygarlığının geçit yaptığı bir güzergah. Ormanların denizle kucaklaştığı yollar, kilometrelerce uzanan kumsallar, karlı doruklar ve görkemli Likya şehirleri… Hisarönü’nden Antalya’ya , yaklaşık 509 kilometrelik Likya Yolu; doğa, kültür ve tarihi kapsayan muhteşem bir tatil seçeneği…

    Köyceğiz’den Antalya’ya çekilecek bir çizginin güneyinde uzanan bölge, Likya Uygarlığının beşiğidir. Bölgenin son derece dağlık oluşu nedeniyle belli başlı kentler ya kıyıda ya da Ksanthos Vadisindedir.

    Likya Yolu, Fethiye’den başlar, Kaş’a hatta Antalya’ya kadar uzanır ve Likya kentlerini birbirine bağlayan patikalar zincirlerinden oluşur. Garanti Bankası 1996 'da 50. kuruluş yılı dolayısıyla, "Yarına Dört Işık" adlı bir proje yarışması düzenledi. Çevre, eğitim, spor ve endüstriyel tasarım konulu yarışmalarda, çevre dalında birinciliği Kate Clow`un "Fethiye'den Antalya'ya Likya Yolu" projesi kazandı. Güzergah 1998–99 da Garanti Bankası ve Kültür Bakanlığı sponsorluğunda İngiliz Kate Clow ve gönüllüler tarafından işaretlenerek 2000 yılında yürüyüşçülerin hizmetine sunulmuştur.

    Antik dönemlerde “Likya Yolu” olarak adlandırılan bu yolun, yük hayvanlarıyla yapılan ticaret ve askeri sevkiyat amacıyla inşa edildiği düşünülmektedir. Yol Fethiye Ovacık`tan başlayıp Antalya Hisarçandır`da biten 509 km uzunluğunda bir yaya yoludur. Likya döneminden Osmanlının son dönemlerine kadar yöre halkı tarafından kullanılan bu yol günümüzde yerli ve yabancı doğa ve yürüyüş tutkunlarına inanılmaz güzellikler sunmaktadır. Doğanın ve antik Likya’nın gizemini biraz olsun yakalayabilmek için Likya Yolu’nda yapılacak keyifli bir yürüyüş, yol üzerindeki küçük dağ köylerinde sıcak ve dost insanlarla ve onların yarı göçebe hayatlarıyla tanışma olanağı sunmaktadır.

    Parkur üzerindeki yerleşim birimlerinde konaklama olanağı mevcuttur. Parkurun tamamı işaretlenmiş olup sponsor kuruluşça düzenli olarak bakımı yapılmaktadır.

    Likya Yolu’nun birinci bölümünde Faralya (Uzunyurt) Köyü, Dodurga Köyü, Sdyma, Pınara - Letoon - Xanthos kentleri ve incecik kumlarıyla eski bir liman bölgesi olan Patara yer almaktadır. Yolun ikinci bölümünde ise, azimle ve bıkmadan yürüyenleri Antiphellos, Apollonia, Simena, Myra, Limyra ve yüzyıllardır sönmeyen ateşi (Yanar taş) ile Olympos bekler. Olympos durağından Çıralı, Tekirova,Tahtalı dağı ve en son yolun sonu Hisarçandır’ da ki bitiş tabelasıdır.Arada adını sayamadığımız daha bir sürü nokta olduğu gibi her taraftan değişik manzaraları kucaklamaya ve doğayla dost kalmaya o kadar alışacaksınız ki bu geziyi asla unutamayacaksınız.turkeyarena.com

    İngiltere`de yayınlanan haftalık Sunday Times tarafından dünyanın en güzel yürüyüş yolundan biri seçilen Likya Yolu Ovacık Montana Pina Resort Otelinin altından 255 m yükseklikten başlar. Bölgenin en yüksek dağı olan Baba Dağ (1989 m) eteklerinden Kozağaç köyüne ulaşır. Yolun Kozağac`a kadar olan bölümünde 300 – 600 m yükseklikten görünen Ölüdeniz`in manzarası çok güzeldir. Ölüdeniz manzarasını ve Babadağ´dan atlayan yamaç paraşütçülerini seyrederek normal bir yürüme ile 2.5 saat içinde köye ulaşılır. Köyden sonra biraz toprak köy yolunda yürüdükten sonra Lykia Word tatil köyünü tepeden gören güzel manzaralı bir yere ulaşılır. Bir kanyonun dip noktası olan bu yer, ayrıca öğle yemeği molası için de idealdir. 40 dakikalık bir yürüyüşle Kirme`ye ulaşılır. Kirme Faralya arası devamlı iniştir. Normal bir inişle 110 dakikada Kelebekler Vadisinin yukarıdan görülen büyüleyici manzarası eşliğinde şimdiki adı Uzunyurt olan Faralya`ya ulaşır. Faralya Kelebekler Vadisinin üstünde denizden 300 m yükseklikte bir yerleşim birimidir. Fethiye Ölüdeniz`e 14 km mesafededir. Günde 4 sefer Fethiye´den karşılıklı olarak minibüs seferi vardır. Likya yolunun bu ilk etabı günü birlik olarak da yapılabilir. turkeyarena.com
    Faralya Alınca arası yürüdüğünüz patika yolculukta unutamayacağınız manzaralara tanık olmanızı sağlayacak yerlerdendir. Kirme-Karaağaç arasında yeni yapılan yol bittiğinde Ölüdeniz- Ge Mahallesi arasında ilk defa araba yoluna olanak sağlayacağından diğer zamanlarda bu yolun motorsiklet ve bisikletle de yapılacak olan etapları için yeni bir gelişme olacak.

    Üzerinde siyah yazılarıyla sarı-yeşil tabelalar yolun başlangıç noktasından başlayarak bitiş noktasına kadar size yön gösterecek. Büyük taşların üstüne tek sıra konan ve yukarıya giderek küçülen “baba” lardan kaybolduğunuzda yararlanacaksınız. Kırmızı –beyaz işaretlenmiş yol çizgilerini kaybetmeden hem yolculuğun keyfini çıkaracaksınız hem de karşılaştığınız doğal koylarda yüzüp denizle barışık yaşayacaksınız. Bir ara yol üstündeki yörük köylülerinden yardım alıp, çobanlarla oturup yemek yiyeceksiniz. Gerektiğinde size küçük bir dağdan vadiye o yoldan değil buradan ineceksiniz diye bağıracaklar. Ya da evlerinde konaklayacağınız köylüler size saç böreği ikram edecek. Küçük çocuklar yerli –yabancı ayırt etmeden hello diye bağıracaklar. Bunlarda Likya Yolunda karşılacağınız sürpriz davranışlar olacak.

    Yol boyunca geçmişte kurulan 52 Likya kentinden 19 ‘unu görme şansınız olacak. Yolun tadını tabiki bu antik şehirleri gezerek çıkarmak gerektiğini biliyorsunuz. Zaten bölgede sık sık göreceğiniz lahitlerden etkilenerek her bir antik kenti keşfetmek size en az taş yollu patikalar kadar zevk verecek.

    Kendisini kovan çobanlardan intikam almak için onları kurbağaya çeviren Leto’nun ve Tanrılar tanrısı Zeus’tan olan ikizleri Apollon ve ve Artemis’in tapınağı da Letoon da kazılardan sonra ortaya çıkarılmış bir halde sizi bekliyor olacak.

    Ya da tutsak olmaktansa onurları için yaşadıkları kenti ateşe verip Pers’lilere teslim olmayan Ksanthos’ lular için üzülüp, Herodotos’un yazdıklarıyla avunacaksınız.

    Dağların arasına saklanmış Sidyma engin maviliklerden sonra sizi karşılayıp şaşırtacak. Myra’da dağlara kazınmış kaya mezarlarını sayamayacaksınız.

    Issız patikaları izleyip, yüksek rakımlı gösterişli yaylaların havası birden değişip sizi dik yamaçlardan ve bol iniş çıkışlı yollardan sonra Hisarçandır’daki varış noktasına götürecek ve sizi gördüğünüz bu güzel rüyadan uyandırıp gerçeğe döndürecek..

    “Işık Ülkesi Likya “, doğanın ve tarihin koynunda saklanan bir mücevher gibi, yüreğinin içine yolculuk ve macera ateşi düşenler için, antik kentlerden, şirin dağ köylerine, karlı doruklardan yeşil ormanlara, gizli koylardan eşsiz kumsallara muhteşem güzellikler saklıyor… Sadece keşfetmek isteyenler için.

    Yolculuk için…
    En uygun zaman Mart –Mayıs ve Ekim-Kasım arasıdır. On ay boyunca yürünebilir. Yazın sıcağında, Haziran sonlarından sonra deniz kenarında su kaynakları kuruduğundan Temmuz-Ağustos yürüyüşü pek tavsiye edilmiyor. Parkur çok uzun. 5-7 veya 10 günlük etaplara bölünebilir. Tamamını yürümek isteyenler 30-40 günü göze almalıdır.10-12 saatlik bir yürüyüşle 20-25 gün arasında da yürünebilir.

    Gerekli Malzemeler…
    Parkurda yapılacak günü birlik yürüyüşler için küçük bir sırt çantası taşınabilir. Çantanın içinde mutlaka yeterli miktarda yiyecek-içecek, yağmurluk, yedek t’shirt / pantolon, güneş koruyucu krem, bandana, şapka veya ter silerken de kullanabileceğiniz bir yemeni sizi gündüz yolculuklarında güneşten koruyacaktır. Havlu, mayo, çalılıkların bacaklarınızı çizmesinden korkmuyorsanız şort, tercihen hafif kumaştan uzun pantolon.
    Kamplı yürüyüşler için bunların yanısıra çadır, uyku tulumu, matara, el feneri ve kamp ocağı. Yağışsız havalarda yani yazın çadıra gerek kalmayabilir. Mutlaka ayak bileklerinizi saran yürüyüş ayakkabısı. Giysiler çok kalın olmamalı. Islandığında çabuk kuruyan kumaşlar tercih edilmeli. Yürüyüş sırasında enerji veren ve taşınması kolay kuru kayısı, ceviz, fındık, incir, bolca meyve ve su gereklidir. Tatlı istekleriniz içinse çikolata.

    Kamp Alanları…
    Likya Yolunun hemen her yerinde kamp yapabilirsiniz.
    Kabak-Gavurağılı,
    Kınık(Ksanthos) –Patara,
    Kaş-Aperlai,
    Demre-Finike,
    Beycik-Tahtalı Dağı-Gedelme-Göynük Yaylası arasında konaklayacak yer (otel-pansiyon) bulunmuyor. Köy evlerinden veya köşk denilen çardaklardan yararlanabilirsiniz.
    Ayrıca Demre-Finike,
    Beycik-Tahtalı-Gedelme,
    Gedelme-Göynük Yaylası-Göynük arasında 2- 3 gün arasında süren güzergahlarda alışveriş problemi yaşandığından erzak alımı yola çıkmadan yapılmalı.

    En Güzel Parkurlar…
    Faralya-Kabak Koyu arası,
    Alınca-Yedi Burunlar,
    Aperlai-Üçağız-Kekova-Gökkaya Koyu,
    Gelidonya Feneri-Adrasan,
    Musa Dağı-Olimpos-Çıralı,-Tekirova güzergahları.

    Dağ çıkışı yapmak için Tahtalı Dağı’nı ve daha kolay bir parkur olan Alaca-Eren Tepe noktası tavsiye edilir. Kış aylarında Tahtalı Dağı buzlu olacağından ekipmanla (krampon, buz kazması gibi) gelinmesi önerilir.

    [​IMG]

    Muhteşem Koylar, Eşsiz Plajlar…
    Yolculuğa başlarken Fethiye’de mutlaka Ölüdeniz Plajı, Kabak Koyu, Özlen Çayı, Patara, Kaş, Aparlai, Kekova, Gökkaya Koyu, Çayağazı, Finike kumsalları, Adrasan, Çıralı, Kesmeboğaz Çayı ve Çıralı-Tekirova arasındaki koylarda denize girilebilir.


    [​IMG]
     



  2. GamZe Moderator

Sayfayı Paylaş