Fethiye Gemiler Adası

Konusu 'Fethiye' forumundadır ve GamZe tarafından 6 Temmuz 2008 başlatılmıştır.

  1. GamZe Moderator


    Fethiye Gemiler Adası
    Akdeniz hiçbir köşesinde bu kadar sevgi ve coşkuyla kucaklamamıştır anakarayı. Anakara da susuzluğunu gidermek için tuzluluğunu bilmeden uzanıvermiştir Akdeniz'in ta içine. İşte bin yıllardır süren bu ahenge insanoğlu da kayıtsız kalmamış mükemmel liman konumundaki Gemiler Adası'nı yerleşim ve kiliseleri ile süslemiştir. Üzerindeki karanın tükenip, kalıntıların tükenmediği Gemiler Adası; Fethiye Körfezi'nin doğu kesiminde Ölüdeniz hinterlandında bulunmaktadır. Ortaçağ denizcilerinin rehber kitabında; Adanın zirvesinde, Aziz Nikola'ya adanmış kilisenin varlığından söz edilmektedir. Bu ithaf nedeniyle Ortaçağda Aya Nikola Adası olarak anılmıştır. Bizans İmparatorluğu'nun, Hıristiyanlığı resmi din olarak kabulünden sonra Avrupa ve İstanbul'dan Filistin topraklarındaki kutsal yörelere hac ziyaretinde büyük patlama olmuştur.


    Kara ulaşımının tehlikeli ve zahmetli olduğu Ortaçağda, deniz yolculuğu her zaman tercih edilmiştir. Uzun süren bu yolculuklar, korunaklı liman ve önemli azizleri barındıran kiliselerin bulunduğu durakları ön plana çıkarmıştır. Gemiler Adası da bu kutsal yerlerden biri olarak büyük gelişim göstermiştir. Doğu-batı doğrultusunda başını ayakları üzerine bırakmış bir dinozor siluetini yansıtan Ada, yaklaşık 1000x400 m. boyutundadır. Adanın sarp olan güneyi doğal bir tahkimat oluşturmakta, buna karşın kuzey yamaç tatlı bir eğimle denize uzanmaktadır. Kuzey yamaçta doğu-batı uzantısında Adayı boydan boya çevreleyen sur kalıntısı yer almaktadır. Antik çağlardan günümüze kadar süre gelen depremler sonucu oluşan çöküntülerle, günümüzde deniz kenarında bulunan iskele ve antrepoların büyük kısmı su seviyesinin altında kalmıştır. Ada üzerinde bir Ortaçağ kentinin çeşitli kalıntıları bulunmaktadır. Kalıntılar arasında 4 büyük kilise ile Zirve Kilisesini, Doğu Kilisesine bağlayan tonozlu galeri öne çıkan kalıntılardır. Sivil yerleşimin dışında, mezar anıtları, sarnıçlar ve zahire depoları fonksiyonları tanımlanabilen yapılar grubunu oluşturmaktadır. turkeyarena.com

    Yapıların büyük çoğunluğu İ.S. 5.- 6. yüzyıla tarihlenmektedir. Batı Kilisesi, bekçi kulübesinin hemen güneyindedir. Apsis ve vaftiz yerinin temelleri dışında deniz tarafından tamamen yenmiştir. İkinci kilise batı yönden zirveye çıkan patika üzerinde yamaçta kurulmuştur. Günümüzde doğu yöndeki apsis ve üzerindeki yarım kubbesi ile kısmen ayaktadır. Adanın doğu yönünde bulunan kilise ise tamamen yıkılmıştır. Yıkıntılar arasından planı hakkında fikir edinmek mümkündür. Batı yöndeki sarnıcı ve zemindeki mozaik döşemesi yapımında gösterilen özeni ortaya koymaktadır. Doğu Kilisesinin ötesinde anıt mezarları ile geniş bir nekropol alanı yer almaktadır. Aziz Nikola'ya ithaf edilmiş Zirve Kilisesi; bulunduğu konum, yapımında gösterilen özen nedeniyle Adadaki tüm yapıların önüne çıkmaktadır. Kilisenin batı kesimindeki narteks ile naosun bir bölümü ana kayadan oyulmuştur. Nartekste zemin altı bir sarnıç bulunmaktadır. İç mekan üç nefe ayrılmıştır. Doğu yönde yarım daire şeklinde birkaç basamaklı rahiplerin oturma yeri olan synthronon bulunmaktadır.

    Önündeki templon ve altarın kaideleri ile zemindeki mozaik düzlemin bir bölümü Fethiye Müzesi ve Japon Arkeoloji Grubunun'nun ortaklaşa yaptığı kazılarla büyük oranda ortaya çıkarılmıştır. Ortaya çıkarılan mozaik düzlem üzerinde geometrik desenler ve mitolojik nitelikli dini tasvirler ağırlıktadır. Burada mozaik olarak uygulanmış yazıtta; Makedonyalı bir kuyumcunun mozaikleri döşeme ücretini karşıladığı belirtilmektedir. Mozaik zeminin bir bölümü kilise yıkıldıktan sonra, mezarlık olarak kullanılması nedeniyle tahrip olmuştur. Zirve Kilisesi; planı, çevresindeki koridorları, geçişleri, giriş ve çıkışları ile çok sayıda ziyaretçinin sirkülasyonuna elverişli olarak yapılmıştır. Zirve Kilisesini Doğu Kilisesine bağlayan tonozlu galeri Adanın kuzeyden güneye akan omuruna yerleştirilmiştir. turkeyarena.com Kullananlar için sıcak yaz aylarındaki hava sirkülasyonu ile görsellik en iyi şekilde değerlendirilmiştir.

    Zirve Kilisesinde yapılan kazılarda yapının büyük bir yangın sonucunda yıkıldığı anlaşılmıştır. Kazıda birkaç çivi dışında madeni hiçbir esere rastlanmaması yapının, yangın öncesinde talan edildiğini düşündürmektedir. Büyük olasılıkla İ.S. 7. yüzyılda Anadolu'ya yapılan Arap akınlarında yıkılmış, adadaki yerleşim de iç kesimlere taşınmıştır. İ.S. 11. yüzyılda Bizans İmparatorluğu'nun tekrar kendini toparlamaya çalışmasıyla, Adada önceki yüzyıllarda ki gibi yoğun olmamakla birlikte küçük bir grup eski parlak günleri canlandırmaya çabalamışsa da herhangi bir etkinlik ve varlık gösterememiştir. Gemiler Adasının güneyinde daha küçük boyutlu Karacaören Adası ve batı kesimindeki Tuzla Burnu'nda, Adayla çağdaş yapı kalıntıları bulunmaktadır. Tanımlanabilen yapı kalıntıları; kilise ve mezar anıtları olarak ön plana çıkmaktadır. Karacaören Adasının zirvesinde bulunan Kilise, kalıntıların odağını oluşturmaktadır.

    Çevresindeki küçük planlı yapı grupları, kilisede görev yapan aziz ve rahiplerin mezarları olmalıdır. Bazı mezarların iç mekanlarında, kiliseler ile çağdaş fresk süslemelerinden izler bulunmaktadır. Kiliseye çıkan ana kayaya oyulmuş merdivenlerin yan duvarına oyulmuş bir yazıtta; kilisenin ithaf edildiği azizden söz edilmektedir. Bu hinterland içerisinde; Gemiler ve Karacaören Adaları ile Tuzla Burnunda yoğun olarak, doğuya devam eden pek çok koyda ise kilise ve yakınında düzenlenmiş birkaç yapı kalıntısı ile sınırlı Bizans Dönemi yerleşimleri, antik çağdaki deniz yolculuğunda mola alanları olarak kullanılmalarından kaynaklanmaktadır.
    [​IMG]
     



  2. GamZe Moderator

  3. GamZe Moderator

Sayfayı Paylaş