Farabi'nin Ütopyası

Konusu 'Hakkında Bilgi' forumundadır ve Seçkin tarafından 25 Eylül 2016 başlatılmıştır.

  1. Seçkin Well-Known Member


    Farabi (Abū Nasr Muhammad al-Farab; Batı′da bilinen adıyla Alpharabius (d. 872 Farab – 14 Aralık 950 ile 12 Ocak 951 arası Şam), 8. ve 13. yüzyıllar arasındaki İslam'ın Altın Çağı'nda yaşamış ünlü filozof ve bilim adamı. Aynı zamanda gökbilimci, mantıkçı ve müzisyendir. Ünlü İslam bilgini Farabi 870 yılında Türkistan'da Siderya (Seyhun) nehri ile Aris'in birleştiği yerde kurulmuş eski bir yerleşim merkezi olan Farab'da (Otrar'da) doğdu. Burada doğduğu için Farab kentinde doğan anlamına gelen Farabi adını aldı. Köken olarak Fars veya Türk olduğu ihtilaflıdır. Farabi, 950 yılında 80 yaşındayken Şam’da bekar olarak öldü.

    Yorumları ve incelemeleri sayesinde Farabi ortaçağ islam aydınları arasında Muallim-i Sânî ya da Hace-i Sani (İkinci Üstad / Magister secundus) olarak bilinir. Hace-i Evvel (Birinci Üstad / Magister Primus) ise Aristo'dur.

    Farabi'nin Erdemli Şehir Ütopyası


    Farabi erdemli toplum ile ilgili medinetü-l fazıla kitabını yazmıştır. Bu kitapta erdemli bir toplumun özelliklerini yöneticilerin özelliklerini anlatmıştır. Adaleti sağlayacak kanunların olmasını istemiştir. Adaleti engelleyenlere ceza vermek toplumun erdemli olması için bir gerekliliktir çünkü topluma karşı yapılmıştır.

    Erdemli bir toplumu erdemli yöneticilerin yönetmesini istemiştir. Erdemli şehrin reisi, sıradan herhangi bir insan olamaz. Çünkü erdemli bir toplum erdemli yönetici ile mümkündür. Yöneticiler filozof veya peygamberlerin özelliğini sağlamaları gerekmektedir.

    Erdemli şehrin yöneticisinin amacı; kendisine ve halkına gerçek mutluluğu vermektir. Zenginlik ve zorbalıkla yönetmek, erdemli yönetimin özelliklerinden değildir.

    Erdemli toplumun yöneticisinde aranacak vasıflar;

    1- Sağlam bir beden.
    2- Sözü anlama kudreti.
    3- Güçlü bir hafıza.
    4- En küçük kanıtı değerlendirecek bir zeka.
    5- Düşündüklerini açıklayabilecek kıvraklıkta bir dil.
    6- Öğretmeyi ve öğrenmeyi sevmek.
    7- Yemeye, içmeye ve kadınlara düşkün olmamak.
    8- Doğruluğu ve doğruları sevmek, yalandan nefret etmek.
    9- Altın ve gümüşün değil, yüceliğin peşinde koşmak.
    10- Adaleti sevmek, zulümden nefret etmek.
    11- Adalet isteyenlere karşı ılımlı, kötülere karşı sert bir mizaç.
    12- Doğruları korkmadan cesaretle hayata geçirebilecek bir azim ve irade…
    13- Ve en önemlisi de bilgelik.
     



Sayfayı Paylaş