Farabinin Mantık Alanındaki Çalışmaları

Konusu 'Hakkında Bilgi' forumundadır ve Seçkin tarafından 25 Eylül 2016 başlatılmıştır.

  1. Seçkin Well-Known Member


    Farabi (Abū Nasr Muhammad al-Farab; Batı′da bilinen adıyla Alpharabius (d. 872 Farab – 14 Aralık 950 ile 12 Ocak 951 arası Şam), 8. ve 13. yüzyıllar arasındaki İslam'ın Altın Çağı'nda yaşamış ünlü filozof ve bilim adamı. Aynı zamanda gökbilimci, mantıkçı ve müzisyendir. Ünlü İslam bilgini Farabi 870 yılında Türkistan'da Siderya (Seyhun) nehri ile Aris'in birleştiği yerde kurulmuş eski bir yerleşim merkezi olan Farab'da (Otrar'da) doğdu. Burada doğduğu için Farab kentinde doğan anlamına gelen Farabi adını aldı.

    Yorumları ve incelemeleri sayesinde Farabi ortaçağ islam aydınları arasında Muallim-i Sânî ya da Hace-i Sani (İkinci Üstad / Magister secundus) olarak bilinir. Hace-i Evvel (Birinci Üstad / Magister Primus) ise Aristo'dur.

    Farabinin Mantık Hakkında Çalışmaları

    Zamanındaki tanınmış büyük bilim adamlarının yanı sıra, ahlak, politika, psikoloji, doğa ve müziği öğrendi. Öncelikle ilk sırada felsefe ve mantık vardı. Mantık alanındaki çalışmaları kendisine yakın doğu ülkelerinde büyük ün kazandırdı. Doğa bilimleri ve felsefe tarihinde yaklaşık yüz eser yazan Farabi’nin felsefi çalışmalarının büyük bir kısmı Aristoteles felsefesinin öğrenimiyle bağlantılıdır. Yine ağırlıklı olarak sosyopolitikteki çalışmaları Platon yönündedir. Yeni Eflatuncu Porphyrius’un “İsagog”unun yorumu ona aittir. Farabi, sadece yorumlarla sınırlanmadı, orijinal çalışmaları da oldu. Çalışmalarından en ünlüsü onun öğretisinin özünü anlatan “Aklın İnci Tanesi” adlı küçük tezidir. Platon’un devletinin bir anlamda yansımasını Farabi’nin “Namuslu Şehrin Yerlilerinin Görüşleri ” adlı eserinde buluruz. Farabi burada devlet oluşumu ve sosyal eşitsizliklerin nedenleri gibi yorumlarda bulunur.

    Farabi'nin bilgi felsefesinin en önemli kısmını mantık felsefesi oluşturur. Farabi'ye göre varlıklar dünyası ile düşünceler dünyası arasında uyum sağlanabilir ve bunu sağlayabilmek için mantık sanatının sağlayacağı bir zihin eğitimi gereklidir. İnsana özgü olan iyiliklerin başında akıl olduğuna göre ve mantık sanatı da aklın doğru çalışmasını sağlayan bir araç olduğuna göre bu mantık sanatı insana özgü iyiliklerin başında gelmektedir.
     



Sayfayı Paylaş