Farabinin Eğitim Anlayışı

Konusu 'Hakkında Bilgi' forumundadır ve Seçkin tarafından 23 Eylül 2016 başlatılmıştır.

  1. Seçkin Well-Known Member


    Farabi (Abū Nasr Muhammad al-Farab; Batı′da bilinen adıyla Alpharabius (d. 872 Farab – 14 Aralık 950 ile 12 Ocak 951 arası Şam), 8. ve 13. yüzyıllar arasındaki İslam'ın Altın Çağı'nda yaşamış ünlü filozof ve bilim adamı. Aynı zamanda gökbilimci, mantıkçı ve müzisyendir. Ünlü islam filozofu Farabi Farab kentinde doğduğu için kendine bu isim verilmiştir.

    Yorumları ve incelemeleri sayesinde Farabi ortaçağ islam aydınları arasında Muallim-i Sânî ya da Hace-i Sâni (İkinci Üstad / Magister secundus) olarak bilinir. Hace-i Evvel (Birinci Üstad / Magister Primus) ise Aristo'dur.

    Ünlü İslam bilgini Farabi 870 yılında Türkistan'da Siderya (Seyhun) nehri ile Aris'in birleştiği yerde kurulmuş eski bir yerleşim merkezi olan Farab'da (Otrar'da) doğdu. Burada doğduğu için Farab kentinde doğan anlamına gelen Farabi adını aldı.

    Farabinin Eğitim Anlayışı Hakkında Bilgi

    Farabi bilimsel araştırma yönteminde de çok önemli bir görüş ortaya koymuştur. Ona göre, Bilinmeyen konular merak duyularak açıklığa kavuşturulmak istenince mesele(Problem) haline gelir. Araştırmayla bu mesele çözülünce de bilgiye dönüşür. Araştırma da tek yöntem bizi farklı görüşlere götürmez.

    -Felsefe ve çeşitli bilimlerdeki derinliğinden dolayı, Farabi ye Aristo dan sonra ikinci öğretmen denmiştir.

    -Türk eğitim tarihinde ilk kez doğrudan eğitim bilimi ne ilişkin görüşler ileri süren bilgin Farabi dir.

    -Farabi ye göre eğitimin amacı Mutluluğu bulmak ve bireyi topluma yararlı hale getirmektir.

    -Üç tür eğitimci vardır Aile reisi, aile fertlerinin öğretmen, çocuk ve gençlerin Devlet başkanı, milletinin eğitimcisidir.

    -Felsefe ve diğer bilimlerde gösterdiği başarı ve görüşlerinin derinliği nedeniyle Aristo’dan sonra kendisine Muallim-i Sani denilen ünlü bilgin Farabi’nin Türk Eğitim Tarihi açısından da ayrı bir önemi vardır.

    -Farabi eğitimde kolaydan zora gidilmesi gerektiğini savunmuştur. Böylece çok değerli bir öğretim yöntemi ortaya koymuştur.

    -Ona göre bir şey öğrenilmeden ötekine geçilmemeli, öğretmen öğrencinin öğrenme isteğini sürdürmeye çalışmalıdır. Öğretmen ne sert ne yumuşak olmalıdır. Ilımlı bir yol izlemelidir.
     



Sayfayı Paylaş