Farabinin Devlet Anlayışı

Konusu 'Hakkında Bilgi' forumundadır ve Seçkin tarafından 22 Eylül 2016 başlatılmıştır.

  1. Seçkin Well-Known Member


    Farabi (Abū Nasr Muhammad al-Farab; Batı′da bilinen adıyla Alpharabius (d. 872 Farab – 14 Aralık 950 ile 12 Ocak 951 arası Şam), 8. ve 13. yüzyıllar arasındaki İslam'ın Altın Çağı'nda yaşamış ünlü filozof ve bilim adamı. Aynı zamanda gökbilimci, mantıkçı ve müzisyendir. Ünlü islam filozofu Farabi Farab kentinde doğduğu için kendine bu isim verilmiştir.

    Yorumları ve incelemeleri sayesinde Farabi ortaçağ islam aydınları arasında Muallim-i Sânî ya da Hace-i Sâni (İkinci Üstad / Magister secundus) olarak bilinir. Hace-i Evvel (Birinci Üstad / Magister Primus) ise Aristo'dur.

    Ünlü İslam bilgini Farabi 870 yılında Türkistan'da Siderya (Seyhun) nehri ile Aris'in birleştiği yerde kurulmuş eski bir yerleşim merkezi olan Farab'da (Otrar'da) doğdu. Burada doğduğu için Farab kentinde doğan anlamına gelen Farabi adını aldı.

    Farabinin Devlet Görüşü ve Felsefesi


    İslam düsünce tarihinde özgün bir yeri olan Farabi'nin genel düsünce sistematiginin anlaşılabilmesi için, ilk elde edinilmesi gereken şey, bir disiplin olarak felsefe hakkında özenli ve çerçevesi belirlenmiş bir bakış açısı sahibi olmaktır.

    Basta Farabi olmak üzere, hem dogu hem de batida taninan önemli Islam filozoflarini eski Yunan felsefe geleneginin birer taklitçisi olarak görmek elbette büyük bir haksizliktir. Ne var ki, onlar, yepyeni bir saray insa etmis de olsalar, bu binanin her yaninda kullandiklari eski Grek yapi malzemelerinin zihinlerinde biraktigi kimi yosunlu, kimi de cezbedici, kiskirtici ve ayartici etkiler yüzünden hakli olarak büyük elestirilere ugramislardir. Eski Yunan'in yerle bir olup tarihe gömülmüs, estetik harikasi mermer sütunlarindan yeni bir bina kurulacak olursa, bu binanin ister istemez "Akropol"leri andiracagi rahatlikla kestirilebilir. Yapilmasi gereken, o mermer ve sütun yiginlarindan, onu yapan zihinlerin çalisma düzenine iliskin bir vizyonu edinmek ve karakteri bambaska olan dinin metafizigini ayni estetik ufuk içinde algilayip inceleyebilmekti. Haklari teslim edilmelidir ki, onlarin kimi noktalarda yanilgiya düsüp toplumda silinmeyen izler birakma gücünden mahrum kalmis olsalarda, açtiklari düsünce çigiriyla, akademik düzeyde de olsa tefekkür ve tezekkürün ölmez degerini ispatlamislar ve ince zihin isçiligi ürünü olan eserleriyle de medeniyetimize çok önemli katkilarda bulunmuslardir. Elinizdeki eser, bir Islam filozofu olarak Farabi'nin devlet felsefesine iliskin görüslerinin incelendigi; onun, Islam'in ana karakterine bagli kalarak ince bir zihin isçiligi yaptigi "Medine-i Fadila" isimli eseri eksen alinarak yapilan bir çalismanin ürünüdür.
     



Sayfayı Paylaş