Evrimcilik

Konusu 'Felsefe' forumundadır ve RüzGaR tarafından 25 Eylül 2009 başlatılmıştır.

  1. RüzGaR Super Moderator


    Evrimcilik

    Tüm varlıkların genel gelişme ya san olarak “evrim”i benimseyen, doğada olduğu üzere her yerde bir evrim yaşandığını, gelişmenin ya da dönüşmenin evrim yoluyla gerçekleştiğini savunan öğreti. Evrim öğretisini maddeden düşünceye, insan zihninden insan topluluklarına kadar gerçekliğin tüm alanlarına yayan, tüm bir evrenin “evrimin gözüyle okunması” öne süren görüş.

    Kimi yorumcular evrimciliğin kökenini, felsefece düşünmenin hemen her noktasında yapılabileceği üzere, ilkçağ Yunan felsefesine kadar geri götürmüşlerse de bu öğretinin asil ortaya çıkışı XIX. yüzyılın sonları ile XX. yüzyılın başlarına rastlar. Bir dönemde Aydınlanma felsefesinin bilime (aklın yoluna) ve “ilerleme” ye duyduğu sarsılmaz inancı arkasına alan evrimcilik, evrim kuramının bilim alanında kazandığı başarıya öykünerek, toplumsal yaşamda gözlemlenen değişimlerin ya da “ilerlemeye yol açan gelişmeler” in altında, zaman içinde kendiliğinden, adım adım gerçekleşen bir evrimin yattığını ileri sürmüş; toplumdaki ilerlemenin çoğu kez zorlamaya dayalı devrim yoluyla gerçekleştiği varsayımı yadsımıştır. Toplumsal değişimin ileriye doğru olduğunu evrimci görüşe yaslanarak savlayan evrimcilik, doğada hüküm süren varkalma mücadelesini toplumdaki rekabet ortamına uygulayarak güce dayalı eşitsizlikleri temellendirebileceğini düşünmüştür. Oysa ki Darwin’ in biyolojideki evrim kuramına göre, doğal türler doğal ayıklanma yoluyla değişip evrim geçirmekteyse de bu sürecin kesinkes ileriye doğru olması zorunlu değildir. Evrimciliğin belirlenimci evrim öğretisinde ise insan toplumları hep gelişmek zorundaydı; değişimin yolu ileriye doğruydu; değişim toplumun daha çok uygarlaşmasına, ahlaki açıdan iyiye gitmesine hizmet ediyordu. Bu yüzden, Herbert Spencer’ ın başını çektiği anlayış evrimi olguculuk olarak da bilinir.turkeyarena.com

    Çoğu zaman ilerlemeye duyulan inançla birlikte ortaya çıkan ve evrimin, evrendeki en temel değişme tarzı olduğunu savunan görüş. Evrim düşüncesi, yani tüm tezahürleri ve görünüşleri içinde evrenin ve yaşamın, tüm boyutlarıyla doğanın, bir gelişme sürecinin ürünü olduğu düşüncesi üzerine kurulan sis­tem; tanrısal düzen ve yaratılış düşüncesin­den farklı olarak, türlerin çeşitliliğini, ev­rende hüküm süren değişim, dönüşüm, çevre koşullarına uyum sağlama ve gelişme­nin sonucu olarak gören öğreti, çeşitli hay­van türlerinin evrim yoluyla dönüşüme uğ­radıklarını öne süren teori.

    Evrimcilik düşüncesi, sanıldığının aksine, İlkçağ felsefesine dek geri gider. Dünyanın gelişmesini canlı bir varlığın gelişmesine benzeten Yunanlılar, yaşamın ve varlığın kö­künü suda bulan Thales örneğinde olduğu gibi, bütün varlık türlerinin ya tek bir varlık­tan, ya da su, hava veya Empedokles’in dört öğesi gibi, sayıca sınırlı varlıklardan türemiş olduğunu düşünmüşlerdir. Evrende türlerin sürekliliği ilkesini benimseyen Yunan dü­şüncesinde, Aristotelesin sistemi de, varlık­larda salt maddeden düşünce yetkinliğine ge­çişi ifade etmek isteyen bir tür evrimcilik ortaya çıkar.
     



  2. nizamalan Member

Sayfayı Paylaş