Erzurum Şiirleri, Erzurum Yöresi Şiirleri

Konusu 'Doğu Anadolu Bölgesi' forumundadır ve hakan788 tarafından 10 Aralık 2012 başlatılmıştır.

  1. hakan788 Well-Known Member


    Erzurum Şiirleri, Erzurum Yöresi Şiirleri
    erzurum ile ilgili şiirler, erzurum hakkında şiirler

    Erzurum
    Bahar olur dağlar çiçek açarlar
    Kokuların ovalara saçarlar
    Göç göç olur yaylalara göçerler
    Dağlarında dumanın hoş ERZURUM
    Dergahında imanın hoş ERZURUM

    Yaz gelende tarla çayir biçerler
    Öğlen olur ayran gelir içerler
    İşe dalar kendisinden geçerler
    İnsanın hoş, işin bir hoş ERZURUM
    Pestil ceviz, keşin bir hoş ERZURUM

    Güz gelende dökülürler yarpaklar
    Gazellerle örtülür hep torpaklar
    Yağmur yağar sel su olur sokaklar
    Cağ kebabın aşın bir hoş ERZURUM
    Kehribarın taşın bir hoş ERZURUM

    Bir bakarsın duman sarmış dağlari
    Çeçil peynir sari tere yağlari
    Bir başkadır dadaşların baş bari
    Ciridin hoş, dadaşın hoş ERZURUM
    Düşmanlarla savaşın hoş ERZURUM

    Kış olanda karlar yağar ovaya
    Cümle kurt kuş kapanırlar yuvaya
    Dedeleri el açarlar duaya
    Hatimlerde bin birin hoş ERZURUM
    Dilin bir hoş, dinin bir hoş ERZURUM

    Dadaşların hoş sohbete tutuşur
    Çaylar gelir ortalık bir yatışır
    Aşıkların türki söyler atışır
    Şiirin hoş, ozanın hoş ERZURUM
    Okuyanın yazanın hoş ERZURUM

    İbrahim Hakkı’nla, Alvarlı’n ile
    Nene Hatun’ların şehitlerinle
    Saltuklu, Selçuklu, Osmanlı ile
    Asâletin, özün bir hoş ERZURUM
    Sohbetin hoş sözün bir hoş ERZURUM

    Kadir der ki ele gettin hoşuma
    Ne söylesem zanirem ki boşuna
    Rast gelmedim dünyada bir eşine
    Yurdumdaki yören bir hoş ERZURUM
    Düğün, dernek, tören bir hoş ERZURUM

    A.KADİR ŞAHİN -OLUR- ERZURUM

    Dadaş Erzurum
    Bir sevgili oldun yüreğimize
    Seni gördük seni sevdik Erzurum
    İhanet görmedik emeğimize
    Sende doğduk sende öldük Erzurum

    Toprağımız dedik sana sarıldık
    Göz dikene eğilmedik, kırıldık
    Seninle yaşadık seninle öldük
    Sen canımız sen kanımız Erzurum

    Senin taşın senin yolun senin toprağın
    Serindir suların yüksektir dağın
    Sen dünyada teksin yoktur ortağın
    Sen cennetten bir parçasın Erzurum

    Sen vardın içimde var olacaksın
    Ezelden ebetten sorulacaksın
    Dünyanın tahtına kurulacaksın
    Tiryaki olmuşuz sana Erzurum

    Ne güney ne kuzey ne batı gerek
    Doğuda Erzurum olmuş tek yürek
    Dünyaya söylüyorum bak haykırarak
    Sen kralsın, padişahsın Erzurum

    Savaş Çakır

    Dünden bu güne Erzurum
    Baktıkça maziye yüregim yanar,
    Gözlerim cennet çeşme, benzim solar.
    Toprağ yapılar tırğışli gapılar,
    Rüzgarında huzur vardi Erzurum.

    Guşluğ vakti anam bere giderdi,
    Golunda parğaç süt sağar gelirdi.
    Lorunnan lavaşi dürüm ederdi,
    Lezzetine doyulmazdi Erzurum.

    Suya giderdi erhamli garılar,
    Sevgi dolardi caggılli kovalar,
    Erzurum kovan dadaşti arılar,
    Bacalarında oynardığ Erzurum.

    Yüni egirir nenemin teşisi,
    Cigerimi süsler mantıs goğusi,
    Burnumdan düşmez suğarış buğusi,
    Yaylaların çorağ oldi Erzurum.

    Kışın gapılarda ğızzek gayardığ,
    Ayaz vurduğca soyuğdan yanardığ,
    Hepimiz birdik dadaşdığ gardaşdığ,
    Dirlik içinde yaşardığ Erzurum.

    Bir güzele yeddi genç aşşığ attığ,
    Yayığ yaydığ gaymaği bala kattığ,
    Tandır başında hekat anlatırdığ,
    Hayale dalıp uçardığ Erzurum.

    Tatar böregi lahana sarmasi,
    Sofraların güli kartol yahnısi,
    Yemekden sonra gedayıf dolmasi,
    Dadi damağımda galdi Erzurum.

    Terege dizilir guşgana sahan,
    Sekileri mağatlari tağtadan,
    Pungarlari gönüllere ağıtan,
    Maşapalarda galmadi Erzurum.

    İki göbegi kırk çeşme hamami,
    Bunca değildir mazinin tamami,
    Kırk yama süslemişti pantolomi,
    Yırttıkça diker giyerdim Erzurum.

    Dönüşü olmayan yollardamıyız?
    Bizi parçalayan kollardamıyız?
    Hancı mıyız yoksa kervancı mıyız?
    Fakirlere gurbet oldun Erzurum.

    Her yanında yığın yığın betonlar,
    Donuk bakışlar yabancı suratlar,
    Dünkü gardaşlar bu gün el olmuşlar,
    Umutlara haciz koydun Erzurum.

    Bir sevdaki düşen gönüller yanar,
    Yangını duyan cahil duman arar,
    Bu acıya ilaç abidlerde var,
    Ediplerin sav sav olmuş Erzurum.

    Ulvi bir ses yükseliyor göklere,
    Bereketi saçılıyor yerlere,
    Bir dua okunmaz mı şehitlere?
    Okumayan mırdar olsun Erzurum.

    Koşar varmanın kıymetini bilen,
    Fayda bekleme yarım kalan dünden,
    Farkı kalmaz yarınında bu günden,
    Geceyi güne kat coştur Erzurum.

    Umutlar kalmasın sakın yarına,
    Sımsıkı sarıl dadaş toprağına,
    Anafarta gibi tabyalarına,
    Nene hatun ruhuyla koş Erzurum.

    Göçüp gitti dadaşlar yadellere,
    Hasret kaldık güllere bülbüllere,
    Mesken oldun sonradan gelenlere,
    Uzaktan bakan biz olduk Erzurum.

    Döşşegim sen ol yorganım olsun kar,
    Üzülme ne olur dadaşlar gene var,
    Ben sana yar olmazsam sen ol mezar,
    Toprağına sar sar beni Erzurum.

    Ömer Tan
     



Sayfayı Paylaş