Ermeni Kültürü Ermeni Kültürü Hakkında Bilgi

Konusu 'Ülkeler' forumundadır ve RüzGaR tarafından 2 Aralık 2012 başlatılmıştır.

  1. RüzGaR Super Moderator


    Ermeni Kültürü Dili Dini Bayramları Hakkında Bilgi
    Ermeni Kültürü Gelenekleri Bayramları Yemekleri Kısacası Ermeniler Hakkında Her Şey.

    Ermeniler, bir Hint-Avrupa halkı olan Ermenilerin tarih sahnesine çıktığı ilk yer Anadolu'dur. 7 ile 10 milyon arasında olduğu tahmin edilen toplam nüfusun çoğunluğu bugün dünyanın farklı noktalarına dağılmış durumda olup Ermenistan'da ise 3 milyon civarındadır.

    20. yüzyılın başlarına dek Anadolu'da yaşayan halk 1915'te çıkarılan Tehcir Kanunu ile Anadolu'dan Orta Doğu'ya sürgün edilmiştir. Sürgün boyunca nüfusun önemli bir kısmı yolda yaşamını yitirmiş, diğerleri ise Rusya, İran gibi ülkeler ile Azerilerin yoğun yaşadığı(Gürcistan'ın Kvemo Kartli bölgesi, bugunkü Ermenistan ve Dağlık Karabağ Cumhuriyeti) yakın coğrafyalara ve Fransa, ABD, Kanada gibi uzak ülkelere göç etmişlerdir. Bu göçlerle birlikte Ermeni diasporası meydan gelmiştir. Türkiye ve İran'da bulunan Ermeni azınlıklar kendilerini diaspora tanımı içerisine katmamaktadırlar.

    Dilleri
    Ermenice, Hint-Avrupa dil ailesi içinde bağımsız bir koldur. Yukarı Fırat ve Aras havzasında MÖ 5. yüzyıldan itibaren varlığı kaydedilmiş ve 405 yılından itibaren Ermeni alfabesi ile yazılmaya başlanmıştır. Din adamı Mesrop Maştots (y. 361-441) tarafından geliştirilerek günümüze dek kullanılan Ermeni alfabesi 38 harften oluşur.

    Modern Ermenice yazı lehçeleri, İstanbul merkezli olarak gelişen Batı Ermenicesi ile, İsfahan merkezli olarak yayılan Doğu Ermenicesidir. Ermenistan Cumhuriyeti'nin resmî dili Doğu Ermenicesidir. Batı ülkelerindeki Ermeni diasporası bünyesinde Batı Ermenicesi daha yaygın olmakla birlikte, son yıllarda Ermenistan Cumhuriyeti'nin kültürel etkisinin artmasıyla birlikte Doğu Ermenicesi giderek ön plana çıkmıştır.

    Dini Kimlikleri
    Ermeni toplumu, geleneksel tarih anlatımına göre MS 301 yılında "Aydınlatıcı" (Lusavoriç) lakabıyla anılan Aziz Gregor / Krikor'nun öncülüğünde Hıristiyan dinini kabul etmiştir. Yaygın bir kanıya göre yeryüzünde Hıristiyan dinini benimseyen ilk ulusal topluluk Ermenilerdir. Ancak İstanbul merkezli Bizans kilisesi ile Ermeni kiliseleri arasında doğan doktrin farkları ve siyasi çekişmeler nedeniyle Ermeni kilisesi 451 yılında Ortodoks/Katolik dünyasıyla yolunu ayırarak ayrı bir ulusal mezhep olarak örgütlendi. Ermeni Apostolik Kilisesi adını alan ulusal kilise, Batılı kaynaklarda (Ermeni kilisesinin kurucusu olan Aziz Gregor'a atfen) Gregoryen adıyla da anılır.

    Yeryüzündeki Ermenilerin çoğunluğu Ermeni Apostolik Kilisesine mensuptur. Bunun yanı sıra 17. yüzyılda ortaya çıkan küçük bir Katolik Ermeni cemaati ve önemsiz Protestan Ermeniler de mevcuttur.

    5. yüzyılda (428 yıl) eski Ermeni Krallığı'nın yıkılması ile birlikte Ermeni Apostolik Kilisesine mensup olmak Ermeniliğin başlıca tanımlayıcı unsuru olarak değerlendirilmeye başlandı. Böylece, ulusal mezhebi terkederek mesela Ortodoks kilisesine bağlanan Ermeniler, Rum olarak kabul edilmişler, yine aynı şekilde Malazgirt Savaşı'ndan önce ve sonra Müslümanlığı kabul eden Ermeniler de zamanla Arap, Fars, Türk ya da Kürt kimliklerini benimsemişlerdi.

    Bayramları

    Gağant
    Ermenilerin yılbaşına verdikleri ad Gağant, zengin bir ziyafet sofrasıyla eş anlamlıdır Bütün aile biraraya gelir ve gece yarısına dek sofrada birlikte olunur İstanbullu Ermeniler, yılbaşı için günler öncesinden alışverişe başlarlar Zeytinyağlı yaprak ve midye dolması, topik, hindi ve anuşabur (aşûre) yılbaşı sofrasının vazgeçilmez yiyecekleridir Yılbaşının sabahında, erkekler ne kadar yorgun ve uykusuz olurlarsa olsunlar işyerlerini bir-iki saatliğine açar ve evden getirdikleri bir narı kırarak tanelerini etrafa serperler Yeni yılın ilk sabahında kırılan narın yıl boyunca bereket getirdiğine inanılır.

    Dzununt
    Ermeniler, Noel'i, yani Doğuş Yortusu'nu, diğer Hıristiyan mezheplerden farklı olarak, Vaftiz Yortusu ile birlikte 6 Ocak tarihinde kutlar Ermeni çocuklar, 5 Ocak gecesi "Melkon, Kaspar yev Bağdasar, avedis" şarkısını söyleyerek evleri dolaşır ve İsa'nın doğumunu müjdelerler Çocuklara küçük hediyeler ve bahşiş verilir Melkon, Kaspar ve Bağdasar, İsa doğduktan hemen sonra hediyelerle onu ziyarete gelen üç çobandır Doğuş Yortusu'nda aile bir araya gelir ve o gün akşam yemeğinde mutlaka balık yenir.

    Katolik Ermeniler ise Doğuş Yortusu'nu, diğer Katolikler gibi, 24 Aralık'ı 25'e bağlayan gece ve 25 Aralık'ta kutlar.

    Diyarnıntaraç
    Eski Ahit'te "İlk doğan her erkek çocuk Rab'be adanmış sayılacak" denir İsa da buna uygun olarak sünnet edildi ve kırkında Kudüs'teki tapınağa götürüldü Ermeniler, İsa'nın doğumunun 40 gününü ve tapınağa sunuluşunu 14 Şubat'ta kutlar Yortu arefesinde, günbatımında, kilisedeki kutsal sofra üzerindeki mumdan alınan ışık, ellerinde mum tutan halka dağıtılır Bu ışığın tüm uluslara yönelik olduğunu vurgulamak için doğu, batı, kuzey ve güneye dönülerek kutsama yapılır Halk kilisede yaktığı mumu söndürmeden götürür ve evindeki mumu onunla yakar Bu, o ailenin Rab İsa tarafından aydınlatıldığını ifade eder Diyarnıntaraç, halk arasında "ateş gecesi" olarak da bilinir Bu günün Hıristiyanlık öncesinde bir tür Hıdırellez olarak kutlandığı söylenir.

    Vartanants
    O dönemde ateşe tapmakta olan İranlılar'ın, Hıristiyanlığı seçen Ermeniler'le MS 451 tarihinde yaptığı din savaşının anısına kutlanır (2001'de 22 Şubat) Aslında savaş yitirilmiştir Ancak Başkumandan Vartan'ın efsanevi cesareti, halkın, orduyla omuz omuza savaşması ve savaşın sonunda yine Hıristiyan kalmış olması nedeniyle bu savaşın Ermenilerin tarihinde, büyük zaferlerden daha önemli bir yeri vardır Vartanants Günü'nde, savaşta yitirilen bini aşkın insanın anısına, herhangi bir kutsal güne bağlı isimleri olmayanların isim günü kutlanır.

    Pun Paregentan
    Ermeniler, Büyük Oruç'un arefesinde (2001'de 25 Şubat) Pun Paregentan adı altında karnavalı kutlar Günbatımıyla Medz Bahk'a (Büyük Oruç) girilir Bu tövbe dönemidir, amacı dua ve oruçla yürekleri sınayıp, inananları Diriliş Yortusu'na hazırlamaktır Pun Paregentan'da yenir, içilir, eğlenilir Herkes çeşitli kılıklara girip, komşularına, arkadaşlarına şakalar yapar Büyük Oruç 7 hafta (50 gün) sürer Bu sürede hayvansal gıda alınmaz Günde tek öğün, akşam duasından sonra, sadece sebze ve tahıl yenir Düğün yapılmaz, eğlence düzenlenmez Hemen her kilisenin özel günü vardır, buralarda ayinler yapılır, halk kiliseleri ziyaret eder Büyük Oruç'ta dargınlar barıştırılır, yoksullara erzak yardımı yapılır.

    Avak Şapat
    Ermenilerin "Büyük Hafta"sı Pazartesiden başlayarak (2001'de 9 Nisan) her gün, İsa'nın çarmıha gerilmesi süreciyle ilgili önemli bir olayın anısı yaşatılır Perşembe, İsa'nın son akşam yemeği günüdür Aynı gün akşamüstü ruhaniler, kilisede küçük çocukların ayağını yıkar İsa Peygamber, son gününde, sevgisinin ve alçakgönüllüğünün bir simgesi olarak, havarilerinin ayaklarını yıkamıştır Perşembe, İsa'nın Romalı askerler ve Yahudi görevliler tarafından tutuklanması anısına gece yarısına dek ayin yapılır Halk arasında bu gece "Latsi Kişer" (Ağlayış Gecesi) olarak bilinir O akşam, yeşil mercimek yenir, mercimeğin Meryem Ana'nın gözyaşlarını simgelediğine inanılır Cuma sabahı İsa'nın Haç'a gerilmesi ve insanlığın günahları için ölmesi, akşamüstü kaya mezarına gömülmesi anısına ayinler düzenlenir.

    Surp Zadik
    Ermeniler, Paskalya Bayramı olarak bilinen Surp Zadik'te (İsa'nın Yeniden Diriliş Günü), "Kristos hariav i merelots" (İsa ölülerden dirildi) ve karşılığında "Orhniyal e harutyun Kristos'i" (Kutlu olsun İsa'nın dirilişi) diyerek bayramlaşır Surp Zadik'te (2001'de 15 Nisan) insanlar birbirlerine kırmızı yumurta armağan eder Yumurtalar geleneksel olarak kırmızıya boyanır, ancak değişik renklerde boyanmış olanları da vardır Yumurta dünyayı simgeler Dış kabuk gökyüzünü, zarı havayı, akı denizleri, sarısı ise yeryüzünü Kırmızı rengi ise İsa'nın kanının tüm dünyanın kurtuluşu için aktığını gösterir Surp Zadik'te ayrıca saç örgüsü biçiminde paskalya çöreği yapılır Ertesi gün mezarlıklar ziyaret edilir.

    Hampartsum
    Surp Zadik'in 40 gününde Ermeniler, İsa'nın göğe yükselişini, Hampartsum'u kutlar (2001'de 24 Mayıs) Aynı zamanda bu adı taşıyanların isim günüdür Hıristiyanlık öncesinde, bir tür bahar karşılaması, Hıdrellez olarak kutlanır ve Vicag (niyet) adını taşırdı O tarihlerde, Vicag gününde gençler yaylalara çıkıp eğlenirler, kendi aralarında niyet çekerek bahtlarını öğrenirlerdi İstanbul'da da birkaç on yıl öncesine dek, Hampartsum'da Yedikule'deki marul bostanlarında piknik yapılır ve marul yenirdi Ermenilerin büyük bir bölümü, bu günde Hampartsum sofrasından marulu eksik etmez.

    Vartavar, Vartivar
    İnanışa göre, tufan sonrasında Nuh gemiden iner, son kez hafif bir yağmur yağar, yaşam yeniden başlar Ermeniler'in Hıristiyanlık öncesinden beri kutladıkları bayram, Hıristiyanlıkla birlikte, Baydzaragerbutyun Diarn Yortusu'yla (İsa Mesih'in Suret Değiştirmesi) birleşmiştir (2000'de 22 Temmuz) Çıktığı yüksek dağda, üç öğrencisinin önünde İsa'nın yüzü güneş gibi aydınlanmış, giysileri göz kamaştırıcı bir beyazlığa bürünmüş, yanında Musa ve İlyas peygamberler belirmiş, etrafı saran bir buluttan Tanrı'nın sesi yükselmiştir: "Sevgili oğlum budur Ondan razıyım" Vartavar, "vart" (gül) ve "var"dan (ışık saçan) türemiştir Bu günde ibadet yerlerini ve çevreyi güllerle süsleme geleneği vardır Nuh'un anısına, bu günde halk birbirini ıslatarak, "sulu" şakalar yaparak eğlenir Bazı Kürt toplulukları da bu bayramı, kuzuların sütten kesilme zamanına rastlayan başka bir tarihte (7 Ağustos), "Vartivar" adı altında kutlar.

    Khacverats
    Haç Yortusu Ermeniler Kutsal Haç'ın özgürlüğüne kavuşmasının yıldönümü olan bu yortuyu 14 Eylül'e en yakın pazar günü kutlarlar (2000'de 16 Eylül) Pers İmparatoru Hüsrev, MS 610 tarihinde Herakleus'u yenilgiye uğratarak Kudus'ü işgal etmiş ve Kutsal Haç'ı İran'a götürmüştür Bunun üzerine Herakleus Kutsal Haçı geri almak için büyük bir ordu kurarak Persler'le savaşır ve Hüsrev'i yener Kutsal Haç 628 tarihinde tekrar Hıristiyanlar'a iade edilir Bu olayın kutlandığı yortuda, Ermeni kiliselerinde pazar öğleden sonra törenler yapılır ve haç fesleğenlerle süslenir Rumlar bu günü 14 Eylül'de kutlarlar.

    Tarkmançats
    404 yılında, Sahag Bartev ve Mesrob Maştotz adlı din adamları tarafından Ermeni yazısının bulunmasıyla, Ermeni kilisesi tarihinde "Altın Çağ" olarak tanımlanan dönem başladı Surp Mesrob ve öğrencileri, Kutsal Kitap başta olmak üzere birçok eseri Ermeni diline çevirerek büyük bir aydınlanma ve kültür hareketi yarattılar; Yunanca ve Asurice'nin Ermeni kültürü üzerindeki egemenliğine son verdiler Ermeniler bu nedenle, bu iki din adamını azizlik mertebesine yükseltti ve onları bir bayramla (Don Tarkmançats Vartabedats) anmaya başladı.
     



Sayfayı Paylaş