Erkek Sağlığı -Genel-

Konusu 'Sağlık-Genel' forumundadır ve elif tarafından 11 Nisan 2008 başlatılmıştır.

  1. elif Moderator


    Andropoz

    Kadınlardaki menopoz gibi erkekte de belli bir yaştan sonra hormon seviyelerinde bir değişiklik meydana gelmektedir. 45-50 yaşından itibaren erkeklik hormonu olan testosteron yanında böbreküstü bezinden salgılanan aynı yapıdaki hormonlar devamlı bir düşüş gösteriyorlar, ama hiç bir zaman bu seviye, ileri yaşta bile, sıfır olmuyor.

    "Andropoz "olarak da adlandırılan bu durum, cinsel fonksiyonun gerilemesi yanında, cinsel arzu ve zihinsel fonksiyonlarda da düşmeye neden oluyor. Ayrıca yorgunluk hali ve uyku problemleri duygusal değişiklikler, iktidarsızlık, depresyon, cinsel güç azalması, osteoporoz, meni kalitesi ve kaslarda olumsuz etkiler, yine erkeklik/androjen hormonlarının eksikliği, vücut yapısı değişikliğine sebep olarak bilhassa karında 10-15 kg yağ tutulmasına yol açıyor.

    Ortalama yaşam süresi uzadığı için yaşlanmaya bağlı sorunların artacağı ve andropoza bağlı problemlerin artması, geliştirilen tedavi yöntemleri dikkat çekiyor.

    Türkiye de 40 ile 70 yaş arasındaki erkeklerin yüzde 52 sinde cinsel performansta ve istekte azalma olduğu, ancak doktor başvurusunun azlığına bağlı bu rakamların gerçeğin oldukça altında kaldığı tahmin edilmektedir.

    Tüm bu bulguları özetlersek erkeklerde ilerleyen yaşa bağlı görülen fiziksel ve zihinsel değişikliklerin, androjen hormonlarının azalmasıyla birlikte bir klinik tabloya dönüşmesidir.


    Bu klinik tablo şu belirtileri içerir:

    1. Seksüel fonksiyon ve istek azalması, özellikle sabah ereksiyonlarının kalitesinde düşme,
    2. Entelektüel kapasitede azalma, konsantrasyon kaybı, yorgunluk, kızgınlık ve depresyon,
    3. Kas kitlesinde ve gücünde belirgin azalma,
    4. Kemik mineral yoğunluğunda azalma (osteoporoz),
    5. Organ yağlanmasında artış.

    Andropoz terimi yaygın kullanımına rağmen çok doğru bir tanımlama değildir. Kadınlarda menopozla birlikte üreme özellikleri tamamen ve akut olarak bitmesine karşın, erkeklerde üreme kapasitesi ilerleyen yaşa rağmen devam edebilir. Bu bağlamda "yaşlanan erkeklerde androjen eksikliği andropoz a göre daha doğru bir tanımdır.

    39- 70 yaşları arasındaki erkeklerde, serum serbest testosteron seviyelerinin yılda yaklaşık %.1.2 oranında düştüğü gösterilmiştir.

    65 yaş üstü erkeklerin yaklaşık %25-50 sinde biyo-yararlanılabilir testosteron düzeylerinde düşüş gerçekleşmekte ve androjen replasman (eksik hormonun yerine dışarıdan yapay olanı verme) tedavisi gerektirecek belirtiler ortaya çıkmaktadır. Elbette yaştan bağımsız olarak, genetik bozukluklar, şişmanlık, çeşitli hormonal dengesizlikler (büyüme hormonu, tiroid hormonları, insülin), alkol, stres ve kronik hastalıklar da kan testosteron düzeylerinde düşmeye sebep olabilmektedir.
     



  2. elif Moderator

    Balanit


    Balanit, glans (penis başı) veya penis ucunun iltihaplanmasıdır. Oldukça sık görülen bir rahatsızlıktır. Sünnet olmamış erkeklerde, özellikle sünnet derisinin daralması nedeniyle kolaylıkla geriye çekilemediği durumlarda, sünnet olmuş erkeklere kıyasla daha fazla görülür.

    Belirtiler : Penisin ucunda kızarıklık ve tahriş.

    Balanitin birçok çeşidi vardır. Nedenlerinden bazıları; böbrek yolları enfeksiyonu, penise sürtünen kumaşın tahrişi veya kumaşın temizlenmesi ya da yapımında kullanılan kimyasal maddeler ve doğum kontrol kremlerine reaksiyon, olabilir. Şeker hastası erkeklerde, idrarda fazla şeker bulunması nedeniyle, balanitis çok sık görülür. Mantar enfeksiyonu da sık rastlanan bir sebeptir.

    Teşhis

    Penisteki tahriş bir iki gün içinde geçmezse doktorunuza veya bir üroloğa danışmak gereklidir. Doktor penisi inceleyerek ve daha ciddi enfeksiyon ihtimalinin olup olmadığını anlamak için testler yapacaktır. Balanit teşhisi konursa da, şeker hastalığı ihtimalini gözönünde tutarak idrar testi uygulayacaktır.

    Tedavi

    Balanit tedavisinin temeli temizliktir. Sünnet derisi kolaylıkla geri çekilemeyen bir erkekte balanit in iyileşmesi ve önlenebilmesi için sünnet yapmak gerekebilir. Bakteri ve mantar enfeksiyonlarını iyileştirmek için antibiyotikler ve mantar ilaçları kullanılır.
     
  3. elif Moderator

    Couvade Sendromu


    COUVADE SENDROMU: ERKEKLERDE GEBELİK BELİRTİLERİ
    Couvade Sendromu na yakalanan erkekler, eşleri hamile kaldıktan kısa bir süre sonra gebelik semptomları yaşıyor.

    Couvade Sendromu denilen hastalık, eşleri gebe kalan erkeklerin kısa bir süre sonra gebelik semptomları yaşaması anlamına geliyor. Bu semptomlar arasında mide, bağırsak sistemi rahatsızlıkları, karın büyümesi, iştahta değişme, kokuya hassasiyet, sırt ağrıları, bacak krampları, halsizlik, uyku yakınmaları, diş ağrısı, deride isilik, bayılma ve kilo alma yer alıyor. Couvade Sendromu yaşayan baba adaylarına yaşadıkları bu semptomların hastalıktan daha çok ebeveynlik konusundaki yetersiz bilgilenmelerinden kaynaklandığının açıklanması gerekiyor. Uzmanlar, bu sendromu yaşayan baba adayının kaygıları ile başa çıkamaması durumunda, destekleyici psikoterapi tedavisi görmesi konusunda uyarıyorlar.

    Semptomlar, gebeliğin ilk üç ayının sonunda başlayıp, ikinci üç ayında artarak ve doğum gerçekleşene kadar sürüyor. Uzmanların 267 çift üzerinde yaptıkları çalışmada, erkeklerin yüzde 22.5 inin Couvade Sendromu yaşadıkları belirlendi. Ayrıca Couvade Sendromu yaşayan ve yaşamayan erkekler arasında davranışsal olarak anlamlı farklar bulundu. Gebelik öncesi, gebelik esnası ve sonrasında yapılan ziyaretlerde, Couvade Sendromu yaşamayan erkeklerde sabit bir düzey bulunmasına rağmen, sendromu yaşayan erkeklerde her ziyarette semptomların iki kat arttığı gözlendi.

    Türkiye de 2002 yılında 150 çift üzerinde yapılan araştırmalarda ise eşlerinin gebelikleri sırasında baba adaylarının yarısından fazlasının endişe hali yaşadıkları, yaklaşık üçte birinin kendisini normalden daha iyi hissettikleri, bunlar içerisinde, yüzde 28 inin yorgunluk ve çabuk yorulma, yüzde 26 sının diş ya da diş eti ağrısı, yüzde 23 ünün sık idrada çıkma, yüzde 20 sinin normalden daha az aktif oldukları saptandı.

    Uzmanlar baba adayı olmayı bekleyenlerde yaşanan semptomların, hamileliğe hissi olarak katılmaya, önceki çocuk sayısına, dini inanca, yaşadıkları strese ve hamilelik döneminden önceki sağlık durumlarına bağlı olarak ortaya çıkacağını belirtti.
     
  4. elif Moderator

    Epididimit


    Her bir testisin gerisinde spermleri sperm kanallarına taşıyan kıvrımlı bir boru bulunur. Bu boruya epididim denir. Epididimit bu borunun iltihaplanmasıdır. Dokunulduğunda şişen bölgenin sıcak ve sosis gibi gergin olduğu hissedilir. Epididimit e genellikle bakteriler neden olur. Bazen bakteriler olmaksızın, bilinmeyen nedenlerden de ortaya çıkabilir.

    Belirtiler

    - Skrotumda genellikle şiddetli ve birkaç saat veya gün içinde yavaş yavaş artan ağrı;

    - Ateş;

    - şişme.

    Teşhis

    Testislerde birkaç saat içinde yavaş yavaş artan ağrı, ateş de varsa epididimiti akla getirir. Genellikle tek testis etkilenmiştir. Doktor enfeksiyonu meydana getiren organizmaları saptayabilmek için, idrar ve prostat bezi salgısı alabilir.

    Epididimit genellikle cinsel organlara bir zarar vermeden ilaçla tedavi edilebilen akut bir rahatsızlıktır. Çok daha ender olarak ortaya çıkan kronik epididimit, iyileşebilmek için cerrahi müdahaleyi gerektirebilir.

    İlaç Tedavisi

    Bakteri kökenli epididimiti geçirmek için genellikle antibiyotikler kullanılır. Aynı bakterinin bulaşmış olma ihtimaline karşı eşin de tedavisi gerekli olabilir.

    Diğer Tedaviler

    Epididimit in tedavisi için ayrıca, yatak istirahati, skrotuma buz torbası koymak, skrotu mu kaldırmak ve ağrıya karşı da ağrı kesici kullanmak gereklidir.
     
  5. elif Moderator

    Hidrosel

    Hidrosel terimi Yunanca hydro: su, ve cele: tümör kelimelerinden gelir. Testiste hidrosel, testisi saran kılıfta sıvı toplanmasıyla oluşur. Normal olarak kılıfta sadece testisi kayganlaştıracak kadar sıvı bulunur. Bu miktarın artmasının nedeni, vücudun ya çok fazla sıvı üretmesi veya yeterince sıvıyı emmemesidir.

    Belirtiler : Skrotumda yumuşak, genellikle ağrısız şişkinlik.

    Hidroseller skrotumda çok görülen kitlelerdendir, tek veya her iki testisde de görülebilir. Her yaşta görülebilirse de yaşlı erkeklerde daha yaygındır.

    Teşhis
    Hidroseli tümör veya diğer şişliklerden ayrılabilmek için doktor, şiş bölgeyi dikkatle inceler ve büyük ihtimalle skrotuma bir ışık tutar. şişkinlik sebebi hidrosel ise ışığı geçirir. Ağrısız bir ultrasonografi muayenesi de uygulanabilir.

    Hidrosel tehlikeli değildir. Skrotumun çok şişmesi nedeniyle fazla rahatsızlık vermiyorsa, tedavi gerektirmez.

    Tedavi-Ameliyat
    Hidrosel tedavi gerektiriyorsa, ameliyat gereklidir. Sıvı bir iğne ve şırınga ile de çekilebilir (aspire etmek). Bu yöntem çok basittir, ama sıvı yeniden birikeceği için çok ender uygulanır. Ayrıca iğne ile boşaltma, enfeksiyon bulaştırmak tehlikesi nedeniyle risklidir. Aspirasyon sadece, ameliyatın tehlike oluşturduğu hastalara uygulanır.
     
  6. elif Moderator

    Hipospadiyas


    Halk dilinde peygamber sünneti veya yarım sünnet...

    Peygamber sünneti ya da yarım sünnet olarak da bilinen hipospadiyas erkek çocuklarda görülen doğumsal bir anormalliktir. Bu çocuklar ameliyat öncesinde asla sünnet ettirilmemelidir. Hipospadyasın tedavisi cerrahidir. İdeal tedavi yaşı 6 ay ile 1 yaş arasıdır, geciktirilmemelidir.

    Erkek çocuklarda cinsel organlarının ucunda olması gereken dış idrar deliğinin, penisin alt yüzeyinde bir yere açılması şeklindeki anormalliğin ismi tıp dilinde hipospadyastır. Böyle çocuklar adeta yarım sünnet olmuş gibi doğarlar, dikkatle bakıldığında idrarlarını bacaklarına doğru ve penisin altından yaptıkları farkedilir. En uçta deliğe benzer bir görünüm olsa bile burası kördür ve idrar buradan gelmez.

    Hipospadyas, oldukça sık rastlanan bir doğumsal anormalliktir. Ortalama 150 erkek çocuktan birisinde bulunur. Ailevi geçiş vardır ve hipospadyaslı babaların çocuklarında görülme riski fazladır.

    Peygamber sünnetli veya yarım sünnetli çocuklar

    Halk arasında peygamber sünnetli veya yarım sünnetli deyimleri hipospadyaslı çocuklar için kullanılır. Gerçekten böyle çocuklarda hem idrar deliği uçta olmaz, hem de alt yüzde sünnet derisi olmaz. Sünnet derisi penisin sırtında yarım olarak yaratılmıştır ve penisin baş kısmını örtmez. Peygamber sözcüğü elbette olumlu bir ifade taşıdığı için, bu durumun bir lütuf olduğu düşünülmemelidir.

    Böyle çocuklarda sünnet derisi adeta bir horoz ibiği gibi penisin sırtında toplanmıştır. Peygamber sünneti deyimi olumlu izlenim bıraksa da, bu durum bir lütuf değil tam tersine hipospadyas anomalisinin bir parçasıdır. Pratik olarak her hipospadyaslı çocuk aynı zamanda yarım sünnetlidir.

    Nasıl farkedilir?

    Dikkatli anne-babalar sünnet derisinin yarım şeklini farkederler ve bu durumun anormal olduğunu düşünerek çocuk hekimlerine başvururlar.

    Bazen idrarın uçtan fışkırmadığını, altta bir delikten yapıldığını farkederler. İdrarın yapıldığı delik çoğunlukla uca yakın olsa da bazı çocuklarda hatalı delik torbaların arasında veya anüsün önünde bile olabilir. Böyle çocuklar çişlerini aynı kız çocukları gibi yapabilirler.

    Hatalı idrar deliği olması gereken yerden, yani penisin ucundan ne kadar uzaktaysa anormallik o denli ağır olur. Bazen de cinsel organdaki eğrilik anne-babaların dikkatini çeker.

    Çocuk sahibi olabilirler mi?

    Yanlış tedaviler uygulanmazsa hipospadyaslı çocuklar da ileri de çocuk sahibi olabilirler. Özellikle eğriliğin tam düzeltilmesi, hem çocuk sahibi olma yönünden hem de cinsel münasebette sorun olmaması yönünden çok önemlidir. Ancak zamanında ve modern cerrahi tedaviler ile yapılan müdahale ile bu sorunlara karşı tam düzelme sağlar.

    Diğer sorunlar neler?

    Hipospadyaslı çocukların yüzde 10 kadarında hatalı delik dar olur. Böyle vakalar incecik işerler ve çişlerini bitirmeleri uzun zaman alır. Tedavi edilmezse bu darlık nedeni ile böbrekler bozulabilir. Ayrıca hipaspadyaslı çocuklar bu olayı farkettiklerinde ciddi psikolojik rahatsızlıklar gelişebilmektedir.

    İdeal tedavi yaşı nedir?

    İdeal ameliyat yaşı 6 aylık ile 1,5 yaş arasıdır. Bu yaştaki çocuklarda hem ameliyat, hem ameliyat sonrası bakım büyüklere oranla çok daha kolaydır. Ayrıca bu yaşlarda ameliyat edilerek tedavi olan hastalar ileride başlarından böyle bir olay geçtiğini de hatırlamazlar. Bu da önemli bir avantajdır. Bu yaşları kaçırmış olan çocuklarda ise daha fazla bekletmeden bir an önce ameliyat yapılmalıdır. Üst yaş sınırı yoktur.

    Hipospadyas ameliyatının hedefleri

    Cerrahi tedavideki ana hedefler 4 tanedir:

    1. Eğriliği tamamen düzeltilmiş, özellikle sertleşme olduğunda tam düz bir penis.
    2. Pipinin tam ucundan karşıya doğru fışkırtarak işeyebilme.
    3. Dış görünüm olarak sünnetli bir çocuk görünümünü elde etme.
    4. Böyle bir anormalliğin olduğunun farkına varmadan küçük yaşta tedavi.

    Asla sünnet yapılmamalı!

    Bu çocukların ameliyatlarında yarım sünnet derisi çok işe yarar. Öncesinde bu çocuklar asla sünnet ettirilmemelidirler. Ameliyatın bitiminde zaten sünnet de olmuş olurlar.

    Ameliyatı çok mu zor?

    Ameliyat, hayati risk taşımasa da son derece hassas ve ince bir iştir. Büyüteçli gözlüklerle, özel iplikler kullanılarak bu işte uzmanlaşmış çocuk cerrahisi veya çocuk ürolojisi uzmanlarınca yapılmalıdır. Tecrübenin rolü o denli önemlidir ki, yurt dışında işlerinin büyük bir bölümü sadece bu ameliyatları yapmak olan hipospadyologlar vardır. Tecrübeli ellerde genellikle tek ameliyatla netice almak ve düzgün görünümlü penisler elde etmek mümkündür. Çok nadir olarak ikinci ameliyat gerekir. Ameliyat esnasında, eğrilik varsa düzeltildikten sonra çoğunlukla sünnet derisi kullanılarak idrar borusu uca kadar uzatılır. Çocuk böylece sünnet de olmuş olur.

    Ameliyatın kendisi gibi, ameliyat sonrası bakımın da birçok incelikle dolu olduğu unutulmamalıdır. Uygun modern yöntemlerle yapılan ameliyat sonrası da, ameliyat kadar rahat ve başarılı geçebilir. Hastalar genellikle bir gece hastanede tutulduktan sonra evlerine yollanılır. Yaklaşık 10 gün içinde ameliyatın başarısı anlaşılır.
     
  7. elif Moderator

    İnmemiş testis


    Doğumdan önce testisler erkek bebeğin karnında gelişir. Genellikle skrotum içindeki yerlerine doğumdan bir ay önce inerler. Erkek bebeklerin küçük bir yüzdesi bir veya her iki testisi skrotuma inmemiş olarak doğar.

    Belirtiler : Skrotum içinde iki yerine tek testis bulunması.

    Bu bebeklerin çoğunda testisler, birkaç yıl içinde hiçbir tıbbi müdahale olmaksızın, kendiliklerinden skrotumun içine inerler. Bazı yakalarda ise ilaç veya ameliyat gerekebilir. 5 yaşına kadar inmemiş olan testis ilerideki hayatında kısır hale gelir.

    Teşhis için geniş bir çalışma gerektiren, daha az rastlanan bir takım nedenler de olabilir. Bazen her iki tesis de aşağıda olduğu halde biri diğerinden daha küçüktür.

    Teşhis

    Doktor, skrotumu muayene ederek, testisin eksikliğini veya iyi gelişmemiş olduğunu anlayabilir. Durumu düzeltmek için gerekenleri yapmadan önce başka testler de gerekebilir.

    Bir testisin eksikliği önemli değildir. Bebeklerde veya küçük çocuklarda sorun ya kendi kendine düzelir ya da tıbbi müdahale ile çözülür. Ancak 5 yaşından sonra bu durum kısırlığa yol açabilir. İnmemiş bir testis, kendisi de inse, ameliyatla da düzeltilmiş olsa, normal bir testise kıyasla kanser olmaya daha yatkındır.

    İlaç Tedavisi

    İnmemiş bir testisi skrotum içine indirebilmek için çoğunlukla hormon verilir.

    Ameliyat

    Hayatın başlangıcında inmemiş ve hormonlara da cevap vermeyen testisler, gelecekte kısırlık sorunuyla karşılaşmamak ve testis kanserine yatkınlığı azaltmak için ameliyat edilirler. Bunun için en uygun zaman 1-1.5 yaştır.
     
  8. elif Moderator

    Orşit


    Orşit, testislerin iltihaplanmasıdır. Orşitin en çok görülen sebebi muhtemelen kabakulaktır. Ancak, prostat veya epididim enfeksiyonlarına da bağlı olabilir. Orşit pek sık görülmeyen birçok hastalığın yan etkileri arasında olabilir.

    Belirtiler

    - Skrotumda ağrı;

    - Genellikle skrotumun sadece tek tarafında şişlik;

    - Skrotumda bir ağırlık hissi.

    Teşhis

    Doktor skrotumdaki şişliği dikkatle inceleyecektir, çünkü orşitin semptomları, epididimit ve testisleri etkileyen başka şartlarda ortaya çıkan belirtilenle karıştırabilir. Doktor idrar testi ve başka testler de yaparak orşite bağlı olabilecek diğer enfeksiyonları araştırır.

    Orşit testislerin birine veya her ikisine zarar vererek kısırlığa ve organların küçülmesine neden olabilir.

    İlaç Tedavisi

    Bakteri enfeksiyonları ile birlikte ortaya çıkan orşit, genellikle antibiyotiklerle tedavi edilir. Ancak kabakulak gibi viral (virüslerin neden olduğu) enfeksiyonlarla birlikte olduğu zaman, istirahat etmek ve ağrı kesici ilaçlar almak gibi geleneksel yollar izlenir.
     
  9. elif Moderator

    Penis kanseri

    Penis kanseri çok enderdir. Genellikle sünnet olmamış ve sünnet derisinin altındaki bölgeyi temiz tutmayan erkeklerde görülür. Ilk safhalarda, genellikle penis ucuna yakın ağrısız küçük oluşumlar ortaya çıkar. Ameliyatla çıkarılıp incelenmeden, bunları alelade zararsız penis siğillerinden ayırmak olanaksızdır. Hapis oluşum geliştikçe ağrı ve kanama olabilir.

    Belirtiler

    - Penisin genellikle ucunda, sivilce gibi ağrısız bir yara;

    - Peniste başka tip ağrısız sivilce veya siğiller.

    Teşhis

    Penisteki herhangi bir oluşum üroloğa görünmek için yeterli bir nedendir. Doktor muayenede kitlenin çıkarılarak incelenmesi sonucunda kitlenin habis olup olmadığına karar verir. Habis olduğu ortaya çıkarsa, vücudun başka yerlerine dağılıp dağılmadığını anlamak üzere birtakım başka testler yapılarak yayılmayı kontrol altına alabilmek için gerekli en iyi tedaviye karar verilir.

    Bütün diğer kanserler gibi penis kanseri de hayatı tehdit edebilir. Ne kadar erken teşhis ve tedavi olursa, iyileşme şansı o kadar yüksektir.

    Tedavi - Ameliyat

    Habis oluşumla birlikte, penisin küçük bir kısmının da çıkarılması gerekebilir. Penisin büyük bir bölümü çıkarılsa da, cinsel aktivite ve idrar yapmak için yetecek kadarı bırakılabilir.

    Diğer Tedaviler

    Hastalığın vücudun diğer taraflarına da dağılmasını engellemek veya dağılmayı kontrol altında tutmak için, radyoterapi veya kemoterapi kullanılabilir.
     
  10. elif Moderator

    Peyronie Hastalığı

    PEYRONIE HASTALIGI (PENIS EGRILMESI)
    Peyronie hastalığı da denilen (durumu ilk tanımlayan Fransız doktorun adı verilmiştir) penis eğrilmesi çoğunlukla 40-60 yaşındaki erkeklerde görülür. Penisin içinde, boyunca uzanan ve ereksiyon sırasında kanla dolan silindir biçimindeki cisimlerin çevresinde bir yara izi (nedbe dokusu veya sert bir tabaka) oluşmuştur. Penisin eğrilmesine neden olan bu dokunun oluşma sebebi bilinmemektedir.

    Belirtiler :
    Ereksiyon sırasında peniste meydana gelen ağrılı (bazen) bükülme cinsel ilişkiyi zorlaştırır veya olanaksız hale getirir.

    Teşhis

    Penis eğrilmesi durumunda, olaya neden olan iz dokunulduğu zaman, cildin üstünden bir kabartı şeklinde hissedilebilir.

    Belirtiler genellikle hafiftir ve çoğunlukla zaman içinde daha kötüye gitmez. Birçok yakada hastalık kendi kendine geçer. Ancak bu yıllar alabilir. çok çeşitli tedavi şekilleri denenmiş ise de, gerçek bir başarı elde edilememiştir. En iyisi bir süre kendi kendisine geçmesini beklemektir. Geçmez ise bir üroloğa danışmak gerekir.
     
  11. elif Moderator

    Priapizm

    PRIAPIZM (PENISIN VAKITSIZ SERTLESMESI)
    Bu çok ender rastlanan durum, bir cins omurilik rahatsızlığı, lösemi veya üretra iltihaplanması sonucunda ortaya çıkar. Bu cinsel uyarı olmadan meydana gelen, uzanan ve çoğunlukla acılı bir ereksiyondur (sertleşme).

    Priapizm de penis sapı sertleştiği halde, penis ucu (glans) yumuşaktır. Normal bir ereksiyon halinde olduğu gibi penis kanla dolar, fakat kan cinsel aktivite bittikten veya uyarı geçtikten sonra olduğu gibi geri boşalmaz. "Priapizm" ismi, klasik mitolojide bereket tanrısı olan Priapus un Latince adından türetilmiştir.

    Geçmeden ağrılı bir ereksiyon (sertleşme) durumunda doktora gitmek gereklidir. Penisin normal ereksiyon yeteneğinin korunabilmesi için, çabuk müdahale şarttır.

    Doktor penisi inceleyerek priapizm in nedenini araştıracaktır.
     
  12. elif Moderator

    Prostat

    Prostat, erkekte idrar kesesinin altında bulunan küçük bir salgı bezine verilen isimdir. sadece erkeklerde bulunur. Görevi meniyi oluşturan sıvının çoğunluğunu salgılamaktır. Geç erkeklerde prostat bir ceviz büyüklüğündedir, ancak 40 yaşlarının sonunda ve 50 yaşlarının başında prostat büyümeye başlayabilir.

    Erkeklerin çoğunda bu bir probleme neden olmaz. bazı erkeklerde prostat büyümesi idrar yoluna baskı yaptığı için idrar yaparken zorluk çekilebilir. sorunlar arasında gece yarısı idrara çıkmak için yataktan kalkmak ve sık sık idrar yapmak sayılabilir. idrar akışı eskiye göre yavaşlamış olabilir. idrar yapmak için zorlanmak gerekir ve idrarın belli başlı kısmı aktıktan sonra hala damla damla idrar gelebilir. Ayrıca kişi idrar yaptıktan sonra idrar kesesinin tamamen boşalmamış olduğu hissine kapılabilir.

    Bazı erkeklerde büyüyen idrar ameliyatla küçültülebilir ve normal idrar yapmak mümkün olur. Prostat ameliyatı genelde erkeğin cinsel istemini ve cinsel gücünü etkilemez ama cinsel ilişki sırasında meni idrar torbasına boşaldığı için baba olma yeteneği kaybolur.

    Bir çok vakada sorunlar prostat büyümesinden kaynaklanır. Bu durum can sikici olmakla birlikte ciddi değildir. Ancak bazen bu belirtiler prostat kanserinin habercisi olabilir, prostat kanseri de başarı ile tedavi edilebilen bir hastalıktır.

    Prostat kanserinin nedenleri tam olarak bilinmemektedir. Aşırı yağlı gıdalar prostat kanseri riskini arttırabilir, ayrıca ailesindeki erkeklerde prostat kanseri bulunan (baba, erkek kardeş, her iki taraftaki büyükbabalar) kişilerde risk iki kat fazladır. Birden fazla yakın akrabada prostat kanseri varsa risk daha da artar.

    Bu şekilde risk grubuna dahil olan erkekler 40 yaşından sonra düzenli olarak prostat muayenesi olmalıdırlar. Prostat muayenesi makattan yapılan bir muayene ve kan testinden ibarettir.

    Bu iki hastalık dışında özellikle genç erkeklerde görülen ve prostat iltihabı olarak bilinen bir hastalığı daha vardır prostatın. Sık sık idrar yapmak ve testislerde ve meni boşalırken ağrı duymak prostat iltihabının belirtileri arasındadır. Kolaylıkla tedavi edilebilir.
     
  13. elif Moderator

    Prostat büyümesi

    Prostat bezi, 50 yaşını geçen erkeklerde büyümeye başlayıp, rahatsızlıkverebilir. Hastalığın belirtileri gecenin son kısmında idrara kalkmak,gündüzleri sık sık idrar yapmak, idrar yapmakta zorluk, idrarın yavaşyavaş akması, idrarın başında veya sonunda bir damla kan şeklindegörülür. Kesin tedavi ameliyatla gerçekleşir.

    Zaman zaman yanlış olduğu halde prostat hipertrofisi olarak da adlandırılır. Aşağı yukarı altmış yaşlarından sonra idrar borusu çevresindeki bu doku hücreleri şişmeye başlar, ilk bakışta acı vermeyen tehlikesiz bir şişkinliktir bu. Daha çok idrar borusunun ıç yüzeyini kaplayan zarın altındaki bezler büyümeye başlar, prostatın kendisinde önemli bir irileşme olmaz. Tam tersine uğradığı baskının etkisi ile önce büzülür daha sonra da şişen hücrelerin etrafına bir kılıf örter.

    Hastalığın seyri:

    1. Dönem: Özellikle geceleri sık sık idrar yapma ihtiyacı duyulur. Fakat ancak uzun bekleyişlerden sonra çok az bir miktar idrar gelir. Karın boşluğu adaleleri bütün güçleriyle kasılarak bunu önlemeye çalışırlarsa da daha güçlü olan idrar torbası kasları bütün torbayı boşaltmak için uğraşırlar. Prostat büyümesine fazla içkiden, ayakları üşütmekten, peklikten ya da uzun süre oturmak katkıda bulunabilir. Çaresi yeteri kadar hareket etmek ve bağırsakları yumuşatıcı perhiz yapmaktır. Erkeklik hormonunun büyütücü etki yapabileceğine inanılmaktadır.

    2. Dönem: Büyüme sonucu laçka olan idrar torbası artık tam anlamıyla boşalmaz. Bir süre sonra da hiç idrar yapamama tehlikesi baş gösterir. Bu durumlarda hekim müdahalesi gereklidir. Son zamanlarda progesteron türevi hormonlarla büyümüş organın bir dereceye kadar ufaltılabileceği gösterilmişse de kesin tedavisi çok kere cerrahidir.
     
  14. elif Moderator

    Prostat tedavisi

    Prostatınızdan haberiniz var mı?
    Prostat, yalnızca erkeklerde bulunan, idrar kesesinin altında yer alan ve idrar borusunu çepeçevre saran bir salgı bezidir. Başlıca görevi sperm taşınması için sıvı üretilmesi ve depolanmasıdır. Tarifinden de anlaşılabileceği gibi prostat bir hastalık değildir ve bütün erkeklerde bulunur. Hastalar bende prostat var dediklerinde genellikle prostat büyümesinden bahsetmektedirler.

    Prostat hastalıkları genel olarak 3 grupta toplanabilir. İltihaplar, iyi huylu büyümeler ve kanserler. İltihapları daha çok genç erkeklerde görülürken, iyi huylu büyümeler ve kanserler orta yaş üzeri ve ileri yaşlarda ortaya çıkmaktadır.

    İyi huylu prostat büyümesi yaşın ilerlemesi ile artış gösterir. 80 yaşına gelmiş hastalarda iyi huylu prostat büyümesinin görülme sıklığı yüzde 80lere varmaktadır. Bu durum yeterli süre yaşadıklarında tüm erkeklerde iyi huyulu prostat büyümesi gelişeceğini göstermektedir. Yani prostat büyümesi erkekler için kaçınılmaz bir sondur. Aslında aynı durum prostatın kanserleri için de söz konusudur.

    Prostat büyümesinin belirtileri

    Sıkı sık idrara gitme, gece idrara kalkma, kesik kesik, damla damla idrar yapma, idrar kesesini tam boşaltamama hissi, idrar tutmada güçlük, idrar akış gücüde azalma, idrar yapamaya başlarken zorlanma gibi şikayetler prostat büyümesini akla getirmelidir. Prostat kanserinde de benzer belirtiler görülür. Fakat unutulmaması gereken nokta prostat kanserinin erken dönemde hiçbir belirti vermeyebileceği ve sadece muayene ve tetkikler sonucu anlaşılabileceğidir. Bu nedenle hiçbir şikayeti olsa da 45 yaş üzerinde her erkek senede bir defa ürolojik muayene ve kanserin erken tanınmasını sağlayan PSA (prostat pesifik antijen) dediğimiz kan testini yaptırmalıdır. İyi huylu büyümeler kansere dönüşmez. Fakat aynı hastada hem iyi huylu büyüme hem kanser bir arada bulunabilir. İdrar şikayetleri olan hastalar da bunun altında kanser olabileceğini düşünüp üroloji uzmanına başvurmalıdır.

    Teşhis

    Öncelikle hastanın şikayetlerini detaylı bir şekilde sorguluyoruz. Bu teşhis açısından önemli olduğu gibi tedaviyi yönlendirmesi açısından da çok önemlidir. Şikayetleri çok az olan bir hastaya herhangi bir tedavi verilmeyebilir. Bunun tersine günün önemli bir bölümünü tuvalette geçiren hastanın sıkıntısı da bir an önce giderilmelidir. Hastaya tam bir muayene yapılır. Muayenenin en önemli kısmını prostat direkt gözlenemediği için parmakla muayene teşkil eder. Bu basit ve aslında hastaların korktuğu kadar sıkıntılı bir işlem olmayan makattan muayene ile prostat büyüklüğü, kanser teşhisi gibi başka bir şekilde öğrenilemeyen çok değerli bilgiler elde ederiz. Ayrıca idrar, kan analizleri, ultrasonografi, akım hızının ölçülmesi gibi tetkiklerle tam bir değerlendirme yapılır. Özellikle prostat kanserinin erken yakalanmasını sağlayan PSA dediğimiz kan tetkiki önemlidir. Kanserler ve iyi huylu büyümeler mutlaka ayırt edilmelidir. Çünkü tedavileri çok farklıdır.

    İyi huylu prostat büyümesinde tedavi seçenekleri
    İyi huylu prostat büyümeleri ilaçla veya cerrahi müdahale ile tedavi edilebilirler. Her bir hasta için tedavinin zamanlaması ve seçilecek tedavi yöntemi farklı farklıdır, ayrıca hastanın şikayeti ile tetkiklerin sonuçlarına bağlıdır. Hastanın şikayetleri hafif derecede ve herhangi bir komplikasyon gelişmemişse ilaç tedavisi yapılabilir. Şu unutulmamalıdır ki prostatı yok eden bir ilaç henüz bulunamamıştır. İlaçlar kullanıldığı sürece etkili olurlar, bırakıldıktan bir süre sonra şikayetler tekrarlar. Böbrek yetmezliği, tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonu, idrar kesesi taşı, böbreklerde genişleme, kanlı idrar yapma, hiç idrar yapamama gibi komplikasyonları olan veya şiddetli yakınmaları olan hastalar cerrahi yöntemlerle tedavi edilmelidir. Hastanın zamanında ameliyattan kaçınması ile zamanla mesane ve böbreklerde kalıcı hasarlar oluşabilir ve yaş ilerledikçe ameliyatı kaldıramayacak duruma gelebilir.

    Cerrahi tedavi
    Cerrahi tedavi seçeneklerinin başlıcaları açık prostat ameliyatı, kapalı prostat ameliyatı veGreenlight lazerle prostat ameliyatıdır. Günümüzde en yaygın önerilen ameliyat olan kapalı prostat ameliyatında herhangi bir kesi yapılmadan idrar borusundan girerek ameliyat yapılmalıdır. Bu yöntemle hastalar daha çabuk iyileşmektedir. Greenlight lazerle prostat ameliyatı ise tedavide yeni bir dönüm noktası olmuştur. Kanama riski çok azdır. Hasta 24 saatte tabvurcu edilebilir.Genel anestezi alamayan hastalarda lokal anestezi ile uygulanabilir ve belkide en önemlisi cinsel fonksiyon kaybı genellikle görülmez. Ancak yüksek teknoloji gerektirdiğinden pahalı bir ameliyattır.

    Sonuç olarak;
    İyi huylu prostat büyümelerinde tek tip tedavi yoktur. Hastaya bütün yöntemlerden bahsedilir. Tedavi hastanın şikayetleri, muayene ve tetkiklerinin sonuçlarına göre yönlendirilmeli ve tedavinin seçiminde hastanın da istekleri göz önünde tutulmalıdır.
     
  15. elif Moderator

    Prostatit

    Prostatit; prostat iltihabına verilen genel isimdir.

    Akut Bakteriyel Prostatit

    Genellikle prostat absesi ile birlikte bulunur. Gram negatif adı verilen bakteri grubu tarafından meydana getirilirler. En sık neden olan bakteriler: E. coli, proteus ve klepsielladır. Bazen stafilokok ve enterokok gibi gram pozitif bakteriler de neden olabilir.

    Titremelerle yükselen ateş, idrar yollarına ait şikayetler, ve penis ile makat arasında ağrı ile kendini gösterir. İdrar yapamama, eklem ağrıları ve kas ağrısı da eşlik edebilir. Bazen absenin kendiliğinden boşalması sonucu penisin ucundan akıntı gelir.

    Tedavide genelde ikili antibiyotik enjeksiyonu tercih edilir. İdrar tutulumu varsa penisin hemen üzerinden enjektör ile idrar dışarı alınır. Abse varsa boşaltılır.

    Kronik Bakteriyel Prostatit

    Yine yukarıda adı geçen bakteriler neden olur. Prostat masajı ile alınan örnekte bakteri üretilebilir. Muayene sırasında ağrı meydana gelmez. Ateş gibi akut enfeksiyon bulguları yoktur.

    Tedavide esas; prostat sıvısına en fazla geçen antibiyotiklerle uzun süreli tedavi uygulamaktır (3 ay kadar). Tedavide trimetoprim-sulfametoksazol, sadece trimetoprim, indanil karbenisilin, doksisiklin ve eritromisin kullanılabilir.

    Kronik bakteriyel prostatit ile sıklıkla karışan durum, kronik abakteriyel prostatittir. Bu hastalıkta klamidya, mikoplazma, üreaplazma gibi mikroorganizmaların etken olduğu düşünülmektedir.
     
  16. elif Moderator

    Sistit (erkeklerde)

    Sistit, genellikle bir enfeksiyon sonucunda mesanenin iltihaplanmasıdır. Terim, Yunanca cyst: Mesane kelimesinden gelmektedir. Seyrek olarak iltihaplanma, interstitial sistit gibi başka nedenlerden kaynaklanır. Uretranın uzunluğu nedeniyle, erkeklerde sistitin genellikle başka nedenleri vardır. idrar yoluna baskı yapan büyümüş bir prostat gibi.

    Belirtiler

    - idrar yaparken acı duymak (yanma veya kaşınma hissi);

    - Sık veya acil idrar yapma ihtiyacı;

    - Bulanık, kötü kokulu, kanlı idrar (bazen);

    - Hafif ateş (bazen).

    Sistit erkeklerde çok görülen bir rahatsızlık değildir. Tedavisi kolayca da, tekrarlamasını önlemek için altında yatan nedenin de tedavi edilmesi gerekir.

    Teşhis

    Bir ürolog şikayetlerin tarifine ve testlere dayanarak teşhis koyabilir. Bu testler idrar analizleri, sistoskopi (özel bir aletle üretra ve mesanenin gözlenmesi) ve damar içi pylogram denilen özel bir röntgen çekimini kapsar. Enfeksiyona neden olan bakteriyi tanımlayabilmek için de idrar kültürü gerekebilir.

    Sistit hemen ve uygun şekilde tedavi edilirse önemli bir hastalık değildir. Sistit ve altında yatan neden tedavi edilmezse, kronik ve insanı zayıf düşüren bir şekle girer.

    ilaç Tedavisi

    Sistite neden olan enfeksiyonla mücadele edebilmek için antibiyotik verilir. Altındaki sebep için ilave ilaç veya ameliyat gerekebilir.
     
  17. elif Moderator

    Skrotumda kitleler

    Skrotumdaki kitlelerin çeşitli sebepleri vardır. Bunlar, tümörler, kistler ve diğer iltihaplar, fiziksel örselenmeler ve kasık fıtığıdır.

    Belirtiler

    - Skrotumda yumru veya şişme;

    - Belli yerlerde ağrı veya hassasiyet olasılığı

    Tümörler selim veya habis olabilirler. Testislerin kendilerinin içinde büyüyen tümörler çoğunlukla habis (kanser) olurlar, skrotumun içinde başka bir kısımda gelişen tümörler ise genellikle selimdir Testis kanseri daha ilerde anlatılacaktır.

    Ağrısız selim bir kist olan spermatik kist ya da spermatosel çok yaygın görülür. Testisin üstünde epididime yapışık olarak gelişir. Bu bölümde ilerde anlatılacak olan Hidrosel ve varikosel de skrotumdaki ağrısız selim kitlelerdir. Hematosel de skrotumda incinme sonucu ortaya çıkan bir kitledir ve kan birikiminden oluşmuştur.

    Kasık fıtığı, bağırsaklardan bir bölümün skrotum içine kadar inerek onu şişirmesiyle ortaya çıkar.

    Teşhis

    Skrotumdaki her türlü kitlenin doktor tarafından incelenmesi gereklidir. Kitle bir tümörse habis olabilir. Kesin bir teşhis konulabilmesi için tümörün ameliyatla çıkarılması gerekir. Kan testleri ve ultrasonografi yöntemi, birçok zararsız kitleyi tümörlerden ayırmakta yardımcı olabilir.

    Habis tümörler tehlikelidir. Kanser yayılmadan fark edilebilirse genellikle etkili bir şekilde tedavi edilebilir. Skrotumdaki kitlelerin diğer nedenlerinden kasık fıtığı hariç hiçbirisi tedavi gerektirmez.

    Tedavi-Ameliyat

    Testiste tümör varsa tümörün ameliyatla alınması şarttır. Testis kanseri, testisin tümünün alınmasını ve muhtemelen ilave tedaviyi de gerektirir.
     
  18. elif Moderator

    Testis Ağrısı


    Testislerde iltihaplanma, testislerin fazla ya da gereğinden az kanla doluşması bu organlarda ağrıya yol açabilir. Bu tür rahatsızlanmaların dışında buralara yapılan sürekli kan basıncı sonucu ortaya çıkan sancılara, sık sık cinsel gerilime ulaşıp meni fışkırtmama yüzünden meydana geldikleri için, "damat sancıları" adı da verilmektedir.

    Gerçekten de cinsel organın kasılması eğer bir boşalma ile sonuçlanmazsa kasık dolaylarında ve testislerde sancılara yol açabilir. Testise kan getiren damarlar üstünde basınca yol açan herhangi bir durum da testislerde ağrı ve sancıya yol açabilir.
     
  19. elif Moderator

    Testis kanseri

    Testis kanseri çoğunlukla, sperm üreten hücrelerde başlar. Kanser ilk olarak testiste bezelye büyüklüğünde sert bir yumru olarak dikkat çeker. Bu yumru genellikle dokunulduğu zaman acımaz. Erken safhalarda başka belirti yoktur. Birçok erkek tümörü kendisi keşfeder. Ne kadar erken fark edilirse o kadar iyidir. Genellikle kanser sadece tek testisi etkiler.

    Belirtiler

    - Testiste yumru veya şişme;

    - Muhtemelen bölgesel ağrı veya hassasiyet

    - Testiste ağırlık hissi (bazen).

    Testis kanseri genç erkeklerde, özellikle 15-35 yaşlarında ve siyah erkeklere kıyasla beyaz erkekler arasında daha çok görülür. Eğer testislerin biri veya her ikisi doğumda inmemişse, ileride her iki testis için de kanser riski daha büyüktür. Erken tespit edilerek tedavi edilirse, kanser genellikle iyileşebilir.

    Teşhis

    Kendi kendini muayene ile skrotum içindeki tümör veya başka bir oluşumun varlığı fark edilebilir. Böyle bir yumru fark ederseniz, acıyıp acımadığına bakmadan hemen doktora danışın. Teşhisi doğrulamak için ultrasonografi yapılabilir.

    Testisteki bir tümör hemen her zaman habistir, ama tümörün varlığından emin olmak için doktor muayenesi gereklidir. Testisleri ve skrotumu etkileyen başka şartlarda da benzer yumrular ortaya çıkabilir. Epididimit, Hidrosel, Vanikosel ve Orşit gibi. Bunların bir kısmı da zararsızdır.

    Testiste tümör varsa, ameliyatla çıkartılması şarttır. Tümör habis ise, vücudun başka yerlerine dağılıp dağılmadığını anlamak için, kan testleri, röntgen ve başka testler gerekir.

    Testis kanseri teşhisi konulan erkeklerin yüzde 70 i tedaviden sonra 5 yıl veya daha fazla yaşarlar (5 yıl sağ kalma oranı). Ancak, bu geç safhada keşfedilmiş kanserleri de kapsamaktadır. Testis kanserlerinin en çok görülen türü olan seminom erken teşhis ve tedavi edilirse, hemen hemen bütün vakalarda iyileşebilir.

    Tedavi-Ameliyat

    Hasta testisin ameliyatla alınması gereklidir. Bu erkekliğin kaybedileceği anlamına gelmez, çünkü geride kalan sağlıklı testis vücudun normal cinsel ve hormon üretme işlevlerini yerine getirebilir. İki testis de kaybedilirse, kısırlık meydana çıkar. Ancak 3 haftada bir enjeksiyonla erkeklik hormonu verilerek gerekli olan normal cinsel işlev sağlanabilir.

    Diğer Tedaviler

    Kanserlerin vücudun diğer kısımlarına yayılmasını önlemek veya yayılmışsa ona karşı mücadele edebilmek için radyoterapi veya kemoterapi kullanılır.
     
  20. elif Moderator

    Testis muayenesi


    Testis kanseri potansiyel bir katildir,ama erken yakalandığında genellikle iyileştirilebilir.

    Bir iki dakikalık basit bir muayene testislerdeki bir oluşumu ilk safhalarında belirleyebilir. Kadınların kendi göğüslerini incelemeleri gibi, testislerin kendiniz tarafından incelenmesi de önemli ve kolaydır ve hayat kurtarabilir. Testis kanserine yaşlı erkeklerden çok genç erkeklerde rastlandığı gibi, bu kendini muayene lise yaşlarında başlamalıdır.

    Bir incelemeyi duştan veya ilik bir banyodan sonra, skrotumun (torbanın) derisi gevşek ve rahatken yapmak gerekir. Testisler tek tek muayene edilmelidir. Testisi elinize alıp başparmağınızla yüzük parmağınız arasında yuvarlayın. Bunu yaparken, testisin üzerinde yumru olup olmadığına bakın. Ayrıca, testisin bir önceki muayeneye göre kıyasla,büyümüş, sertleşmiş veya başka türlü değişmiş olup olmadığına dikkat edin. (Testisin üzerine doğru hissedilen küçük katı kısım testisin normal bir bölümüdür; testisin tepesinden yukarı uzanan boru da anormal bir oluşum değil, testisle skrotumun normal bir parçasıdır.)

    Testisin üzerinde bir yumru veya içinde bir değişiklik hissederseniz, bunun mutlaka kanser olması gerekmez. Ama ne olduğunu anlamak için hemen doktorunuzu ziyaret edin.
     

Sayfayı Paylaş