Ergenlik & Kimlik Bunalımı - Kimlik Karmaşası

Konusu 'Sosyoloji-Psikoloji' forumundadır ve RüzGaR tarafından 15 Ekim 2007 başlatılmıştır.

  1. RüzGaR Super Moderator


    TurkeyArena

    İnsan yaşamı içerisinde önemli bir dönüm noktası olan ergenlik pek çok değişkene bağlı olan karmaşık bir gelişimsel süreci içerisinde barındırmaktadır. Gelişimsel süreç boyunca değişimler kaçınılmaz olmaktadır. Bu süreçte genç, yaşamı gelip geçmeden yeniden yapma, yeniden deneme, yeniden düşünme fırsatını bulur ve böylece gelecekteki olasılıklara yönelmiş olur. Bu olasılıklar gerçekte yaşamak istediği olasılıklardır. Erikson (1984), ergenlerin içinde bulundukları gelişimsel dönemde iki önemli soru ile ilgilendiklerini belirtmiştir: kendilerini ne olarak hissettikleri ve başkalarının gözünde ne oldukları ile önceden kazanılan rol ve becerilerin meslek gruplarına nasıl ilişkilendirileceği.

    Bazı teorisyenler, ergenlik dönemi boyunca, kritik basamaklar olarak; bir üst okula geçişi sağlayan akademik başarı, psikolojik özerklik, karşı cinsle yakın ilişkiler kurabilme ve tutarlı bir kimlik duygusu hissedebilmeyi görmektedirler (Cicchetti ve Rogosch, 2002).

    Kimlik, bireyin “ben kimim?” sorusuna verdiği diğerlerinden farklı, eşsiz bir insan olduğu yönündeki yanıtıdır. “Kimlik” terimi, gençlik dönemi ile yakından bağlantılıdır. Bu dönemde biyolojik değişimle birlikte psikososyal gelişim süreci de birlikte yer almaktadır. Ergenlik döneminde genç kim olduğunu, hangi değerlere sahip olduğunu, yaşamdaki rolünü, gelecekte nasıl biri olmak istediğini gibi öğrenmeye çalışır. İşte bu sorulara yanıt arama süreci sonunda kimlik kavramı oluşur (Ingersoll, 1989).

    Yaşanan fiziksel değişimlerle birlikte dürtülerin ani ve hızlı bir şekilde yükselmesi gençlik dönemindeki kimlik sorunlarını ortaya çıkarmaktadır. Ancak kimlik sorunları bir yandan sosyal bir konudur. Sadece fiziksel büyümeyi ya da cinsel gelişimi değil, aynı zamanda başkalarının gözünde bireyin yerini, nasıl göründüğünü ve onların beklentilerini de kapsamaktadır. Gençler özellikle kendilerinin kim olduğu hakkında kararsız oldukları için, oldukça kaygılı bir şekilde kendilerini “bir grup içinde” tanımlama eğiliminde olurlar.

    Ergenler, diğerleri arasında özgünlüklerini ya da farklılıklarını sergileyebilmek için çaba harcamak zorundadırlar. Ergenlerin gösterdiği bu çaba temelde, bireyin kişiliğindeki güçlü ya da sağlıklı yanları ön plana çıkararak kendisini olabilecek en olumlu biçimde var etme ve diğerleri tarafından öyle tanınma savaşıdır. Ancak, gencin seçtiği gelişimsel yollar her zaman uyumu sağlayacak bir düzeyde devam etmez. Bazen uyumsuz yollar, yörüngeler ortaya çıkabilir. Bu uyumsuz yörüngeler ergeni bir bocalama içerisine sokabilir. Bu yöndeki bir ergenlik krizini çözümleyemeyen genç, kimlik karmaşası ya da rol karmaşası diye adlandırdığı durumla karşılaşır. Erikson’a göre, ergen için bu karmaşa iki şekilde sonuçlanabilir; ya arkadaşlarından ve ailesinden kendini soyutlayarak içe kapanır ya da bu karmaşa içinde kendi kimliğini kaybeder.

    Karmaşa içerisinde sıkışan ergen aşırı uç durumlara sapabilir, cinsel kimlikle ilgili yoğun kuşkulara girebilir veya ciddi yetersizlik duygularına kapılabilir. Bu durumu daha ileri bir düzeye taşırsak, yaşanan kimlik karmaşası ergende; depresyon, kaygı bozukluğu, psikopatik davranışlar, hatta psikotik bozukluk dediğimiz ciddi ruhsal rahatsızlıklara neden olabilir.

    Ancak unutulmaması gereken nokta, ergenlerin büyük bir bölümünün kimlik karmaşasını ciddi sorunlar yaşanmadan atlattığıdır. Burada dikkat edilmesi gereken, ergenin böyle bir karmaşa yaşamaması değil bu karmaşanın üstesinden gelebilmesinin sağlanmasıdır. Bu başta gencin kendi çabasını gerektirdiği gibi, aile, okul ve ilişki içerisinde bulunduğu diğer ortamların desteğini alabilmesiyle de ilişkilidir. Yine ihmal edilmemesi gereken diğer önemli nokta da bir uzmandan görüş ya da destek alınmasının, yapılacak işlerden biridir. Sorunların varlığı ne kadar erken tespit edilebilirse, sorunların çözümü de o kadar hızlı ve sarsıntısız olacaktır
     



Sayfayı Paylaş