En Güzel Uzun Şiirler

Konusu 'Karışık Şiirler' forumundadır ve EjjeNNa tarafından 10 Ocak 2016 başlatılmıştır.

  1. EjjeNNa Administrator


    Beni sen akşamcı ettin

    Hayal sevgilim
    Elde kadeh
    Dilde sen
    Her akşam bu sofrada bir rüzgardır esen

    Yıldızlara isimler verdim kendimce
    Biri hayal
    Biri gurbet
    Biri hasret
    Biri hep o güzel memlekettir memleket
    Sokaklarında büyüdüğüm seninle
    Buluştuğum gözlerinle
    O güzel memleket bir yıldıza adını verdi
    Akşamları göğe kaldır başını seyret
    Belki geçmişin ışıkları henüz sönmemiştir
    Belki resimler kaybolmamıştır
    Belki isimler unutulmamıştır
    Belki batmayı unutmuş güneşler vardır gökte
    Seyret aynaya bakmadan seyret gökyüzünü
    Bir yıldız göz kırpıyorsa
    Veya bir ışık kayıyorsa
    Benim kadehimdir şerefine kalkan
    Işıklara doğru
    Sana doğru
    Şiirler geliyor gökyüzünden
    Bu bilinmeyen hayal meyhanesinden

    Beni kimse görmedi
    Ben kimseye el sallamadım
    Seninle meşguldum
    Tanıdıklar görmüşse de ben onları tanımadım
    İnanır mısın senden başkasını da pek sallamadım

    Baharlar açıyor toprakla birlikte ben de canlanıyorum
    Hayallerimi uçurtma yaptım
    Gökyüzünde yalpa yalpa yalpalanıyorum
    Birşey göremiyorum uzaktan sana uzanamıyorum
    Adını çağıracağım bir kimse de yok
    Hep yalnız yürümüşüm sokaklarda demek ki
    Sana bakayım derken kimse kalmamış yanımda
    Bir senin adın var aklımda
    Onu da söyleyemem
    Onu bağıramam özgürce
    Adını tutukladım beynimde salıvermek yok
    Havalandırma bile yasak
    Voltayı hayallerimde atacaksın
    Sen kimseye görünmeyeceksin

    Gel be dünya, evinden atma beni hayata çok alıştım
    Azraile satma beni
    Sana söylerim beni vermezsen ellere
    İsimleri itiraf ederim
    Bir konuşsam sarsılırsın

    Beni sen akşamcı ettin hayal sevgilim
    Elde kadeh
    Dilde sen
    Meyhane beğen meyhanelerden
    Küfürlere karıştı gecenin çığlıkları
    Sesim sesine ulaşmaz
    Aşk buna mı derler
    Kavuşulmazsa büyür
    Kavuşulursa erir

    Ben seni seyrederdim
    Köşeden
    Arkana takılırdım anlamazdın akşam üstleriydi
    Bizlerle pek oynamazdın
    Bir yakan toptu son oyunumuz
    Ellerin ellerimi yaktı
    Gözlerin gözbebeklerimi
    Bisikletimde kaldı sıcaklığın
    Bisikletim yok şimdi

    Beni sen akşamcı ettin
    Hayal sevgilim
    Elde kadeh
    Dilde sen
    Bir de o zümrüt gözlerinde öpüşen
    Mutlu çocuk
    Nereye yolculuk bile demeden
    Gittin evlendin
    Seslenemedim
    Seni hiç görmedim
    Ben ölmedim
    Sen ölmedin
    Neredeydin bilemedim
    Bir tebrik de edemedim

    Şimdi eski dostlara rastlıyorum
    Herbiri bir yerde
    Kimi okumuş kimi zengin
    Kimi mutlu
    Kimi bezgin

    Ben bir dünya tatlısı ile evliyim şimdi
    Dünyaya bunca bağlanmam onun eseriydi
    Şiirler yazdım ona şarkılar oldu
    Bu kadeh onunla doldu
    Seni inattan soruyorum herkese
    Daha neler var bu şiir devam ederse

    Bırakma hayallerimi
    Hayal güzelim
    Ben akşamcıyım
    Sen akşamsın
    Bir güzel bestede şarkısın dinlediğim
    Bir özlemsin bitiremediğim
    Dün gibi herşey oysa
    Dün gibi ama
    Zamana şehir de dayanamamış
    Yıkılmış
    Sokaklar süklüm püklüm
    Ağaçlar büyümüş ve çürümüş
    Bizse yaşamadıklarımıza inat saçlarımızda beyazlar
    Sokaklarda maziyi arıyoruz
    Yanılıyoruz dostum
    Yanılıyoruz
    Zaman geldi biz ayrılıyoruz
    Ben sana alıştım hayat
    Darılırım gidersen
    Bir daha yüzüne bakmam
    Şerefsizim yanına bile gelmem

    Bu şiir uzayacak
    Hayal güzelim
    Yorulduysan git
    Laf lafı
    Laf mısrayı açıyor
    Bende uyku yok
    Zaman azaldıkça
    Uykum kaçıyor
    Daha uzun kalmak ayakta
    Sanki daha uzun yaşamak gibi
    Hiç uyumasam ömrüm iki katına çıkar mı
    Aldanmak mı yoksa hayallerim
    Ömür nedir
    Hayat nedir hayal nedir
    İşte şu oturduğum sedir nelere şahittir
    Ben bilmem o da dünyada ben de
    Belki o sedir daha bir kıymetlidir
    Herşey izafi hayal sevgilim
    Güzel
    Çirkin
    İyi
    Kötü
    Uzun
    Kısa
    Ve daha neler neler
    Adına sıfat dediğin ya da nitelik
    Asıl olan
    Mutlakla birliktelik

    Sazlıklarda bir kamış
    O kamış neye yaramış
    Diye sorma
    Kamış kamış olmuşsa mutlaka
    Birşeye yaramıştır
    Hani insan insan olmuşsa da aynısıdır
    Palavra gayrısıdır
    Ben bıkmadım yaşamaktan
    Yaratan bıktırmasın
    Aşk ile yansın yüreğim
    Ayakkabım sıktırmasın

    Haşim adam bıçaklıyor mu sokaklarda
    Yüksel 'i dövdüler mi kapıda
    Vay anam ne kıymetliymiş gözlerin sen hala kaçır onları

    Mahallenin bebeleri birbirine girsin senin için
    Elyüz kan içinde elin oğlu şenli
    Bizi bize kırdırttın
    Güzeller güzeli
    Hayal şehrin hayal kızı
    Helal olsun sana
    Akan kanlar yoluna şerbettir senin

    Beni sen akşamcı ettin hayal güzelim
    Ötekiler ne oldu bilmem
    Biri emekli olmuş
    Öbürü elini tornaya kaptırmış
    Biri de terörist dediler
    En akıllısı manifaturacı, müteahhit
    Kapatmış hayal şehrin arsalarını
    Sonra önüne gelene satmış


    Ben kiraladım yanındaki meyhaneyi

    Parasız mey satarım karşılığında muhabbet
    Ben sana hapsoldum müebbet
    Yine de diyorum kendime be adam haline şükret
    Ya idam olsaydı cezan
    Af da etmezdi devlet

    Bu şiir ah bu şiir seni bana getirsin
    Ne işim varsa beni alıp bitirsin
    Sesler uzakta kaldı
    Yaşlar yaş olmaktan çıkmak üzere
    Bu şiir seni bana getirecek mi bilemem
    Ama ben kalkıp gideceğim uzaklara
    Aklımı bırakıp
    Aşkımı bırakıp
    Bir de yakamı bıraksam
    Kurtulacağım
    Sana bir sepet çiçek yollayacağım
    İsimsiz
    Bir kucak şiir
    Bitimsiz

    Ellerimde güller açmış
    Sabah çiğleri üzerinde
    Fırından sıcak ekmek kokusu yayılır
    Çocukluğumun istüne
    Uyanmak ne de zordur okul varsa
    Sen uykularımı bölerdin
    Buğdaylı rüzgar kokusuyla
    Büyüdük herşeyi büyüttük
    Aşkı
    Hasreti
    Milleti
    Sen neredesin ey sevgili

    Caner Mardin


    Yüreğim Aşkına Susuz

    Susuz kaldı yüreğim aşkına
    çöl oldu duygularım
    hani nicedir özlediğim sen
    bir bıçağın altında
    kanımı akıttım nemli toprağına
    dudaklarım kupkuru
    kalbim atmıyor sanki

    aynaya baktım bugün alnımda kan
    aşkına hüküm giydim demiştim
    ama kalbim o kadar kirli ki
    girmek istemedin sanki
    nazlı bir kuş gibi penceremde
    süzüyordun ben dikeni yüklenmiş çiçeğini

    ama inanıyorum ki sen dikenlerime aldırmazsın
    sevgimi hissettiğin yüreğimin hürmetine
    acır da bağışlarsın değil mi?

    nice yüzler gördüm ki kanlı
    nice yüzler gördüm ki maskeli
    nice yüzler gördüm ki aşksız
    ben ben neresindeyim bu sersenişin ey sevgili
    işte aşksız ve kupkuru bir çöle dönmüş kalbimi
    yapmacıksız ve sade
    aşksızsa da iki yüzlü ve kanlı değilim.
    nefretleri eritiyorum sabah güneşinde
    kurban ediyorum kaprislerimi, kıskançlıklarımı
    iki yüzlülükleri ve kibirleri
    sahtekarlık kokan ibadetlerimi
    sana sadece susuz kalmış kalbimi sunuyorum.
    al sevgili al boya beni aşkının sularına

    Seyit Ahmet Uzun
     



Sayfayı Paylaş