Elveda Sidonie

Konusu 'Kitap Özetleri' forumundadır ve RüzGaR tarafından 21 Ekim 2007 başlatılmıştır.

  1. RüzGaR Super Moderator


    TurkeyArena

    Erick Hackl
    18 Ağustos 1933’te Steyr hastanesinin kapıcısı kapının önünde uyuyan bir bebek bulur. Bezlere sarılı bebeğin yanı başında bir kağıt parçası bulur ve kağıtta şöyle yazmaktadır: “Adım Sidonie. Altheim’a giden yolda dünyaya geldim. Kendime anne baba arıyorum.”

    Hastane yetkilileri bebeği bakıma alır. Bebek ailesi tarafından terkedilmiş ve bakıma muhtaç bir haldedir. Daha sonra durumu iyileşince bir aileye evlatlık olarak verilir. Adlersburg ailesi küçük Sidonie’yi evlatlık olarak yanlarına alırlar. Aile reisi Hans bir fabrikada çalışmaktadır. Karısı Josefa ise ev hanımıdır ve oğulları Manfred ile ilgilenmektedir. Sidonie bu aileye katıldıktan sonra ev biraz hareketlenmiş ve tatlı bir telaş almıştır. Hans Manfred’in Sidonie’yi kıskanacağını zanneder ve onun mutsuz olmaması için ayrı bir ilgi gösterir. Josefa bebek eve geldikten sonra yeniden anne olma duygusunu tadar ve halinden çok memnundur. Manfred de bu küçük sevimli şeyden çok hoşlanır ve sürekli onunla ilgilenir. Adlersburg ailesi mutlu bir tablo çizmekte ve durumlarından memnun bir şekilde yaşamaya devam ederler.

    Sidonie artık büyümüş ve okul çağına gelmiştir. Manfred ondan dört yaş büyüktür ve derslerinde başarılı bir öğrencidir. Sabahları beraber kalkıp kahvaltı ederler ve daha sonra da okula giderler. Sidonie okulu çok sevmiştir ve abisi Manfred gibi başarılı bir öğrenci olmayı hedefler. Öğretmeni Sidonie’den çok memnundur ve onun başarılı olacağından emindir.

    Adlersburg ailesi zor bir döneme girmiştir. Hans savaş nedeniyle işten çıkarılmış ve devlet tarafından askere alınmıştır. Josefa iki çocukla kalmış ve ne yapacağını bilemediği bir hale düşmüştür. Sonunda karar verir ve bir çiftçinin yanında çalışmaya başlar. Ailesinin geçimini sağlamak için bu işi yapmaya mecbur kalmıştır. Hans uzun bir süre ailesine haber verememiştir. Onun hayatta olduğundan şüphe ediyorlardır ve onu çok merak ederler. Ama içlerinde oldukları durum sebebiyle onu düşünmeye fazla fırsatları olmaz.

    Savaş oldukça büyümüş ve çok kötü bir hal almıştır. Devlet zor durumda olan ailelerin çocuklarını toplama kampına almaya başlamıştır. Bu durum Josefa’nın hiç hoşuna gitmez ama Sidonie’yi göndermek zorunda kalır. Sidonie bunun bir gezi olduğunu sanmaktadır ve geri geldiğinde gördüklerini Manfred’e anlatmak için sabırsızlanır. Artık Sidonie ilk defa zor bir durumla karşı karşıya kalmıştır. Günler geçtikçe bunun bir oyun olmadığını anlar ve üzüntüsünden yemek bile yemez. Sürekli ailesini düşünür ve ailesi de onu çok merak etmektedir. Oradaki yetkililer çocuğun hasta olduğunu sanır ve bu yüzden yemek yemeyip bu kadar kötü bir hale düştüğünü düşünürler.

    Savaş giderek durulmaya başlamıştır ve askerler de terhis edilmektedir. Hans eve dönmüştür. Josefa ve Manfred’i çok kötü bir halde görür. Gözleri bir anda Sidonie’yi arar ve hemen onu sorar. Josefa’nın verdiği cevabı duyunca deliye döner. Belediyeye giderek toplama kampında olanların durumunu öğrenmeye çalışır. Yetkililer bu konuda herhangi bir bilgi vermek istemez ama Hans’ın yoğun ısrarı üzerine ellerine geçen kayıtlara bakarlar. Burada Sidonie Adlersburg’un toplama kampında zatürreden öldüğü yazmaktadır. Bu haber Adlersburg ailesini yıkar. Ne yapacaklarını bilemezler. Perişan olurlar ama ellerinden bir şey gelmez.

    Yıllar sonra Manfred Sidonie ile aynı toplama kampında olan birisiyle şans eseri tanışır. Ondan öğrendiğine göre Sidonie zatürreden değil üzüntüden ölmüştür.
     



Sayfayı Paylaş