Ekoyay 11.Sınıf Dil ve Anlatım Kitabı Sayfa 116-124

Konusu 'Dil ve Anlatım 11. Sınıf' forumundadır ve BaRıŞ tarafından 7 Kasım 2011 başlatılmıştır.

  1. BaRıŞ Well-Known Member


    Arkadaşlar 2011-2012 EKOYAY yayınları Dil ve Anlatım ders kitabı sayfa 116-124 arası yapamayanlar için yardımcı olur umarım. Not: Lütfen eksik veya hatalı gördüğünüz yerleri yorum ekleyerek belirtiniz.

    8.FIKRA

    Sayfa 116
    HAZIRLIK
    - Fıkralar her konuda yazılmakla birlikte özellikle herkesi ilgilendiren günlük olaylardan seçilmiş konularda yazılır. Günlük gazetelerdeki köşe yazılarında yurt ve dünyadaki güncel olaylar hakkında görüş belirtilir.
    - Bu söz fıkra yazılarının kısa; ama özlü, yoğun bir anlatımı olduğunu vurguluyor.

    Sayfa 117
    Gazete ve dergi gibi süreli yayınlarda, bir yazarın periyodik olarak genel bir başlık altında günün sosyal ve siyasî olaylarını kendi bakış açısına, siyasî, ideolojik eğili-mine ve düşünce yapısına göre değerlendirdiği kısa yorum yazılarına fıkra denir. Yazarın, gündelik olayları, özel bir görüşle, güzel bir üslupla, kanıtlama gereği duymadan yazdığı kısa, günübirlik yazılardır.
    - Gazete yazısıdır.
    - Yazar düşüncelerini kanıtlama yoluna gitmez.
    - Dil tabiidir. Günlük deyimlere, yer yer nükteli sözlere yer verilir.
    - Okuyucuyla sohbet ediyormuş gibi bir hava sezdirilir. turkeyarena.net
    - Türün ünlüleri, Ahmet Rasim, Falih Rıfkı, A. Haşim, H. Cahit Yalçın, Peyami Safa.

    Bir yazarın herhangi bir konu veya günlük olaylar hakkındaki görüşlerini, düşüncelerini ayrıntılara inmeden anlattığı gazete ve dergilerde yayımlanan kısa fikir yazılarına Fıkra denir. Bu tür yazıların diğer adı da ‘Köşe Yazısı’dır. Fıkralar, gazete ve dergilerin belli sütun veya köşelerinde yayımlanır.

    Yazılı kompozisyon türü olarak fıkra düşünsel ağırlıklı, günlük, kısa yazılardır. Siyasi ve toplumsal olaylar ele alınırken belgelere, kanıtlara, aşırı ayrıntılara yer verilmez. Fıkra yazarı geniş kitlelere seslendiği için dili kolay anlaşılır olmalıdır. Her konuda fıkra yazılabilir.
    Fıkranın Özellikleri
    1. Günlük olaylar veya düşüncelerle ilgili konular işlenir.
    2. Konular tarafsız bir şekilde ele alınmalıdır.
    3. Düşünceyi ön plânda olmalıdır.
    4. Konular çok değişik açılardan ele almadan, ayrıntılara inmeden işlenir.
    5. Yazılanlara okuyucuyu inandırma zorunluluğu yoktur.
    6. Yazılanlar okuyucunun ilgisini çekmelidir.
    7. Nükteli fıkralardan, kıssalardan, vecize ve atasözlerinden faydalanılmalıdır.
    8. Açık, sade ve akıcı bir dil kullanılmalıdır.
    Fıkranın Yazılma Amacı
    Fıkraların amacı, siyasî, kültürel, ekonomik, toplumsal vb. konuları çok defa eleştirel bir bakış açısıyla anlatarak kamuoyunu yönlendirmektir. Fıkralarda kesin olmaktan ziyade güzel, hoş sonuçlara varmaya; canlı, ilgi çekici olmaya özen gösterilmelidir. Yazar kendi duygu ve düşüncelerini en başarılı şekilde yansıtarak okuyucu ile arasında sıkı bir bağ kurar. turkeyarena.net
    Not: Bu tür fıkraları, kısa hikâye niteliğindeki, nükteli, mizah öğesi taşıyan fıkralarla karıştırmayınız. Bu tür fıkralarda dinleyeni güldürmek, eğlendirmek ön plandadır. Oysa köşe yazılarında okuyucuyu düşündürmek, güncel bir sorunu dile getirmek esastır.
    Fıkra ile Makalenin Farkı
    1. Makalelerde yazılanları ispatlama kaygısı vardır; ancak fıkralarda yazılanları ispatlama kaygısı yoktur.
    2. Makalelerde ciddi, yapmacıksız, bilimsel bir anlatım vardır. Fıkralarda açık, sade ve anlaşılır bir dil kullanılır.
    3. Fıkralar günübirlik yazı türüdür. Makalede ise böyle bir durum yoktur.
    Edebiyatımızda Fıkra yazan ilk kişi Ahmet Rasim’dir. Bunun dışında Falih Rıfkı Atay, Peyami Safa, Burhan Felek ve Çetin Altan en tanınmış fırka yazarlarıdır.

    Türk edebiyatında fıkra yazarlığı ne zaman başlamıştır?
    Türk edebiyatında fıkra yazarlığı, Şinasi’nin 1860 yılında Agâh Efendi ile birlikte çı-kardıkları Tercüman-ı Ahval gazetesindeki yazılarıyla başlamıştır. O zamandan günümüze kadar fıkra yazan başlıca yazarlar şunlardır: Namık Kemal, Ahmet Rasim, Ahmet Haşim, Falih Rıfkı Atay, Burhan Felek, Peyami Safa, Refi Cevat Ulunay, Orhan Seyfi Orhon, turkeyarena.net, Yusuf Ziya Ortaç, Bedii Faik, Necip Fazıl Kısakürek, Nazlı Ilıcak, Rauf Tamer, Ahmet Kabaklı, Çetin Altan, Oktay Ekşi, Uğur Mumcu, Abdi İpekçi, İlhan Selçuk, Ergun Göze, Hasan Pulur, Mehmet Barlas, Fehmi Koru, Ta-ha Akyol, Gürbüz Azak, Ahmet Taşgetiren, Cengiz Çandar, Yavuz Gökmen, Gülay Göktürk.
    Kaynak: Açık Öğretim Sisteminin Tanıtımı - Anadolu Üniversitesi

    Sayfa 118

    SÖZLÜ ANLATIM TÜRÜ FIKRA İLE GAZETE YAZISI FIKRA ARASINDAKİ FARKLAR
    - Sözlü anlatım türü olan fıkralar nükteli küçük hikayelerdir.Bunlar olayları gülünç, şakalı anlatarak insanları düşündürmeyi amaçlar.Gazetelerde yayımlanan fıkralar ise olayları yorumlayan ciddi veya nükteli yazılardır.
    - Sözlü anlatım türü fıkralarda olay örgüsü varken gazete fıkralarında yoktur.
    - Birisi olay çevresinde gelişen bir türken diğeri düşünce yazılarıdır.
    - Sözlü anlatım türü fıkralar anonimdir , gazete fıkralarının ise yazarı bellidir.
    3.Etkinlik
    - "Dünün Edebiyatını da Okuyun" metni "gençlerin dünün edebiyatçılarını okumaması" konusunda
    - "Padişaha Bir Gömlek" metni "mutluluk" konusunda
    - "Dört Santimlik Dünya" metninde ise "gençlerin teknoloji bağımlılığı" konusu işlenmiştir.

    4.Etkinlik
    ANLATIM TÜRLERİ
    Yer Altı Zenginlikleri:
    Açıklayıcı anlatım
    BU ANLATIM TÜRÜNE ÖRNEKLER: Turizm bölgelerinden birbiriyle çelişkili haberler geliyor.Örneğin Antalya’da yabancı tursit oranının rekor düzeye çıktığından söz edilirken genelolarak Ege’de ve özellikle Bodrum’da bir gerileme olduğu belirtilmekte.
    Tazı ile Çoban Köpeği:
    Mizahi anlatım
    BU ANLATIM TÜRÜNE ÖRNEKLER: O ciheti merak buyurmayınız paşam. Bu hayvancağızı da devletli mutfağınızdan bir ay yemek yesin, o tarif ettğiniz tazıdan beş beter hale gelir.
    Öyküleyici anlatım
    BU ANLATIM TÜRÜNE ÖRNEKLER: Çok pinti bir vezir,İncili Çavuş’un bir tazı getirmesini istedi.İncili gitti, besili bir çoan köpeği bulup getirdi…
    Dünün Edebiyatını da Okuyun:
    Öğretici anlatım
    BU ANLATIM TÜRÜNE ÖRNEKLER: Dünün yapıtlarını da arayın, bulun okuyun.Değerlendirin, tartışın.Onların yarına taşınmasına yardımcı olun.
    Açıklayıcı anlatım
    BU ANLATIM TÜRÜNE ÖRNEKLER: Klasikleri bir kenara bırakalım,Batı ülkelerinde Steinbeckler,Remarqueler,Gideler hala okunuyor.Yapıtları kitapçı raflarından inmiyor.
    Padişaha Bir Gömlek:
    Öyküleyici anlatım
    BU ANLATIM TÜRÜNE ÖRNEKLER: Mutlu kişinin gömleğini giyersen sen de mutlu olursun.” Demiş falcısı. Kral da geceleri sokak sokak dolaşıp …”
    Açıklayıcı anlatım
    BU ANLATIM TÜRÜNE ÖRNEKLER: Yoksulluk mutluluk getirmez,ama zenginliğin de mutluluğu garantiye aldığını söyleyemeyiz.
    Dört Santimlik Dünya:
    Betimleyici anlatım
    BU ANLATIM TÜRÜNE ÖRNEKLER: İkinci paragrafta film sahnelerini tasvir ettiği cümleler​
     



  2. BaRıŞ Well-Known Member

    Sayfa 121
    5.Etkinlik
    Metinler açık, akıcı, duru ve yalın anlatım özelliklerini taşımaktadır.
    6.Etkinlik
    - Fıkralarda öne sürülen düşüncelerin belgelerle kanıtlanma gereği duyulmaz.Fıkra yazarının okuyucuya yazılanları inandırma zorunluluğu yoktur.Görüş ve düşünceler kişiseldir, serbest bir tarzda belli kalıba bağlı kalınmadan görüşler anlatılır.
    - “Yer Altı Zenginlikleri” adlı metinde yazar , düşüncelerini kesin bir sonuca bağlamıştır. Fıkra yazılarında konu kısaca incelenir ; ancak mutlaka bir sonuca varılır.
    7.Etkinlik
    8.Etkinlik
    3.METİNDE “Genç kuşaklardan okurlarla konuşuyorum.” cümlesinde "kuşaklardan" sözcüğü gereksizdir.
    İlginç yorumlar üretiyorlar. Yargılıyorlar. (İkinci cümlenin nesnesi eksik)
    Yeni yazarlar kadar hızlı satmıyorlar gerçi; ama (yapıtlarının) sürekli okurları var.(tamlayan eksikliği) turkeyarena.net
    “Dört Santimlik Dünya”metninde “Aslında bu tip filmlere meraklı değilim, (bu filmleri) görmesem de bir şey kaybetmem.” (nesne eksikliği)
    “Büyük sinema salonu tenhaydı, salonda toplasan yirmi kişi (vardı),
    (bunların) çoğu gençti.(dolaylı tümleç eksikliği, yüklem eksikliği, tamlayan eksikliği)
    “Film başladıktan sonra da sürekli olarak…”cümlesinde altı çizili sözcük gereksiz...
    “Öte yandan , Türkiye’nin 21.yüzyılda…” ile devam eden cümlede Türkiye’nin sözcüğünden sonra virgül kaldırılmalı…(Tamlamaların arasına virgül konmaz.)
    Son cümlede “Şairin” sözcüğünden sonra iki nokta getirilmeli.​

    Sayfa 122
    ANLAMA-YORUMLAMA
    1.Fıkralarda dil ağırlıklı olarak göndergesel işlevde kullanılmıştır.
    2."Yer Altı Zenginlikleri" adlı fıkranın yazılış amacı ülkemizdeki tarihi zenginlikler hakkında okuyucuya bilgi vermektir.Amaç bilgi vermek olduğu için yazar açık , akıcı bir dille açıklayıcı anlatım kullanmış, görüş ve düşüncelerini örneklerle ortaya koymuştur.
    3.Metnin ana düşüncesi ülkemizdeki turkeyarena.net yer altı tarihi zenginliklerin farkına varmamız ve bunları iyi değerlendirmemiz gerektiğidir.Bu ana düşünce metnin yazıldığı dönemi yansıtır.
    4. Fıkralar çoğunlukla güncel konuları içerdiğinden yazar okuyucu etkilemek kamuoyu oluşturmak için inandırıcı, etkileyici, dokunaklı, içten ve yalın bir dil kullanır. Fıkralar kısa ve öz yazılar olduğu için ayrıntılara girilmez.Anlatım, senli benlidir. Okurla sohbet havası hâkimdir. Bu nedenle fıkraların; insanı saran, tatlı, samimi, sıcak bir havası vardır. Fıkralarda genel olarak akıcı, duru, açık ve yalın bir anlatım söz konusudur. Yazar; konuyu çoğunlukla konuşma diliyle kaleme alır. Cümleler kısa ve anlaşılır niteliktedir. Yazı­nın kolay anlaşılması için uzun cümlelerden kaçınılır.
    7.Yazar son cümlesiyle düşüncenin yanında duygulara da hitap etmektedir.
    10.Etkinlik: AFİLİ TEKNO-YALNIZLIK​

    Sayfa 123
    ÖÇLME VE DEĞERLENDİRME
    1. - açık, akıcı, duru,sade, yalın, içten...
    - kanıtlama
    - toplumu ilgilendiren güncel konularda
    2. (D) (D) (Y)
    3. (B)
    4. (A)
    5. (A)
    6. (E)
    7. (D)
     
  3. misafir Guest

    bu ü ne demek oluyo anlamıyorum
     

Sayfayı Paylaş