Edebiyat ve Gerçeklik Arasındaki İlişki

Konusu 'Türkçe-Edebiyat' forumundadır ve RüzGaR tarafından 10 Ocak 2011 başlatılmıştır.

  1. RüzGaR Super Moderator


    Edebiyat ve Gerçeklik Arasındaki İlişki
    Edebiyatla gerçeklik ilişkisi, edebiyat bilimcilerin hep tartıştıkları bir konudur. Gerçeklikle ilişkisi açısından en uç metinlerde bile bir gerçek duygusu uyandırılmaya çalışılır. Bu bağlamda Umberto Eco, inançsızlığın askıya alınmasından söz ederken haksız sayılmaz. Edebiyattaki gerçeklik, kurmaca gerçekliktir, belki buna edebiyatın gerçekliği de denebilir. Gerçekten de bizim iklimimiz içinde edebiyat gerçekliğinin hem tartışılmaya hem de vurgulanmaya epey ihtiyacı vardır. Edebiyat gerçekliği bambaşka bir gerçekliktir. Edebiyat ve sanat gerçeğin üstünü büsbütün örtüp onu yok etmese de onu yerinden etmeyi, onu bozmayı ve başkalaştırmayı dener. Edebiyattaki benzetmelerin amacı da gerçekten uzaklaşmak veya gerçeği başkalaştırmak olarak görülebilir.

    Yazarın ve şairin yapması gereken yalnızca gerçeğe ayna tutup onu olduğu gibi yansıtmak değildir, “gerçeğe gerçek dışı bir ana kara eklemektir. Yazar (Latince) auctor, yani "artıran kimse" sözcüğünden türemiştir. Latinler yeni toprak fethederek yurduna katan komutanlara böyle derlerdi." O zaman genel olarak sanatçılar bildik dünyayı genişletip güzelleştirirler. Tanpınar’ın Bursa’da Zaman şiirini veya Beş fiehir’ini okuyup o beş şehirde dolaşmak herhalde oradaki bildik yapıları, Ulucami’nin şadırvanını başka bir gözle görmeye yarar. "Monet Ile de France’ın nilüferlerini resmedince nilüferler daha da büyümüş ve güzelleşmiştir." O zaman sanatın ve edebiyatın bildik dünyaya estetik bir boyut kazandırdığını ve onu güzelleştirdiğini söylemek mümkündür. Sanatın ve edebiyatın sağladıklarından biri de farkındalık duygusudur. Sanat ve edebiyat bize farkına varamadığımız güzellikleri gösterir.

    Edebiyat metni, gerçekten ne kadar kopmaya çalışırsa bir yandan gerçekle ilişkisini sürdürür. Ama bu ilgiyi doğru anlamak gerekir. Gerçekten büsbütün kopuk bir metnin anlamına hiç kimse ulaşamaz. Kimsenin anlamına ulaşamadığı bir metin tasarlamak güçtür. Her metin sonuçta bir dil ürünüdür ve dil ürünlerinin de bir anlamı vardır. Ancak insanın dünya bilgisinden kopuk anlam yoktur. Anlamın insanın dünya bilgisiyle mutlaka bağlantısı vardır
     



Sayfayı Paylaş