Ebelerin Görev ve Yetkileri

Konusu 'İş Hayatı' forumundadır ve OrKuN tarafından 24 Ocak 2012 başlatılmıştır.

  1. OrKuN Well-Known Member


    Ebelerin Görevleri, Ebelerin Yetkileri

    Ebeler derneği tarafından hazırlanan ebelik kanunu tasarısı

    Amaç
    Madde 1. Bu kanunun amacı, fertlerin ve toplumun sağlığını korumak üzere, ebelik mesleği ve hizmetlerinin çağdaş ölçütlere uygun şekilde düzenlenmesidir.

    Kapsam
    Madde 2. Bu kanun ebelerin eğitimine, görev yetki ve sorumluluklarına, çalışma esaslarına dair hükümleri kapsar.

    Madde 3. Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde ebelik yapabilmek için aşağıdaki vasıflara sahip olmak gerekir.

    A) Türk vatandaşı olmak

    B) Türkiye'de üniversitelerin ebelik ile ilgili lisans eğitimi veren fakülte ve yüksek okullarından mezun olmak

    C) Öğrenimlerini yurt dışında ebelik ile ilgili devlet tarafından tanınan bir okulda tamamlayarak denkliklerini onaylatmış olmak

    D) Diplomaları Sağlık Bakanlığınca tescil edilmek

    Madde 4. Ebe; gebelik, doğum, doğum sonrası ve yenidoğan döneminde gerekli izlem, bakım, danışmanlık ve eğitim hizmetlerini yürüten, normal doğumları ve doktorun olmadığı hallerde makat doğumları yaptıran, gerektiğinde epizyotomi uygulayan ve acil durumlarda uygun girişimlerde bulunan, ana çocuk sağlığı ve aile planlaması hizmetlerini yürüten, kadın, aile ve toplum sağlığının yükseltilmesi ve korunması için ebelik uygulamaları ile karşılanabilecek girişimleri planlayan, uygulayan, değerlendiren, denetleyen ve yöneten yetkili sağlık personelidir. Ayrıca ebe; temel sağlık hizmetleri kapsamında, bağışıklama, 0-6 yaş çocuk bakım ve izlemi, bulaşıcı hastalık kontrol programlarında da görev alır.

    Ebelerin birinci fıkrada sayılan hizmetlerde çalışma alanlarına, pozisyonlarına ve eğitim durumlarına göre; görev, yetki ve sorumlulukları Sağlık Bakanlığı'nca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.

    Madde 5. Türkiye'de ebelik mesleğini bu Kanun hükümleri dahilinde ebe unvanı kazanmış Türk vatandaşı ebelerden başka kimse yapamaz.

    Madde 6. Ebeler meslekleriyle ilgili lisans üstü eğitimi alarak uzmanlaştıktan ve diplomaları Sağlık Bakanlığı'nca tescil edildikten sonra uzman ebe olarak istihdam edilir.

    Madde 7. Ebeler, Sağlık Bakanlığı ve ilgili kuruluşlar tarafından belirlenen, mesleki uygulamaları ve acil durumlar için gerekli ilaç ve tetkikleri reçete edebilir, araç ve gereçleri kullanabilir.

    Madde 8. Ebeler, meslekleri ile ilgili, özellik arz eden alanlarda belirlenecek esaslar çerçevesinde yetki belgesi alırlar. Yetki belgesi alınacak eğitim programlarının düzenlenmesi, uygulanması, koordinasyonu, belgelendirme tescili, kredilendirme ve yetki belgelerinin iptali gibi hususlar Sağlık Bakanlığı'nca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.

    Madde 9. Ebeler çalıştıkları kurum ve kuruşlarda, ebelikle ilgili yönetim görevlerini yürütürler. Ebelikle ilgili yönetim görevlerinde lisans üstü eğitime sahip ebelerin rüçhan hakları vardır. Bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren, ebelerin çalıştıkları kurum ve kuruluşlarda baş ebelik, ebelik hizmetleri müdürlüğü kadroları açılır.

    Madde 10. Bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 1219 sayılı kanunun 47 ila 57. maddeleri, Yataklı Tedavi Kurumları İşletme Yönetmeliği’nin 133. maddesi ve 224 sayılı kanuna dayalı 154 sayılı yönergenin ebelikle ilgili hükümleri (2b, 2c, 5a,5b) yürürlükten kalkar.

    Geçici Madde 1 - Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce ebelik programlarından mezun olanlar ile halen bu programlarda kayıtlı bulunan öğrencilerin kazanılmış hakları saklıdır.

    Madde 11.- Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

    Madde 12. Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.


    YASA TASARISININ GEREKÇELERİ
    1. Maddenin gerekçesi: Ebelik tarihin en eski mesleklerinden biridir. Bir işin meslek sayılabilmesi için gereken en önemli özelliklerden biri, yapılan işin toplumun değişmesi ve insanlığın daha iyiye doğru gitmesinde toplumsal içerikli ve belirgin bir görev yüklenmesidir. Gelişimsel yaşam süreçleri gereği gebelik, doğum, emzirme gibi sağlık açısından son derece önemli deneyimler geçiren kadınların sağlığı, toplum sağlığının en önemli boyutunu oluşturmaktadır. Annenin sağlığı, çocuğun sağlığını ve dolayısıyla ailenin sağlığını doğrudan etkileyen bir faktördür. Bu nedenle, gebeliğin ve anneliğin güvence altında olması, bebeklik, çocukluk ve ergenlik dönemlerinin en az risk altında, hastalık ve sakatlıklardan uzak olarak geçirilmesi gerekmektedir. Bu açıdan bakıldığında, anne ve çocuk mortalite ve morbiditesini azaltmaya odaklanan ebelik, toplumun en temel gereksinimi için yaşamsal bir hizmet vermektedir

    Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), 2000 yılında Münih Deklarasyonu ile sağlığın geliştirilmesi çalışmalarında ebelik hizmetlerini değerlendirerek, doğurganlık hızının düşürülmesinde, anne ve çocuk ölümlerinin azaltılmasında, ebenin bireye, aileye ve topluma sunduğu hizmetlerin kalitesinin önemi üzerinde durmuştur.

    Milenyum Kalkınma Hedefleri’ne ulaşmanın sağlanmasında diğer sağlık hizmetlerinin yanında “Ebelik Hizmetlerinin” geliştirilmesinin önemi; 2020 yılında dünya nüfusunun 1 milyardan fazlasının 60 yaş üzerinde olacağı ve bağımlı nüfusun 1990 yılıyla karşılaştırıldığında %115 – 257 oranında artacağı projeksiyonu ile açıkça görülmektedir. Sadece giderek artan yaşlı nüfusun sağlık ihtiyaçlarının karşılanması değil, güvenli anneliğin sağlanmasında en önemli girişim olan – doğumların sağlık personeli tarafından yaptırılması – da gerçekleştirilememiştir. Bu gün gelişmekte olan ülkelerde, bütün doğumların sadece %58’i bir ebe veya eğitimli sağlık personeli yardımıyla gerçekleşmektedir.

    “Dünya Sağlık Örgütü, Avrupa Bölgesi ,” 21.Yüzyılda Herkes İçin Sağlık Hedefleri”inde yer alan “Yaşama Sağlıklı Başlanması Hedefi” ebelik mesleğinin aile ve toplum için ne kadar önemli olduğunu bir kez daha açığa çıkarmıştır.

    5 – 13 Eylül 1994 tarihlerinde Kahire’de “Uluslararası Nüfus ve Kalkınma Konferansında” kabul edilen eylem planınında ,”cinsler arası eşitlik, hakkaniyet kadınların güçlendirilmesi, güvenli annelik, üreme hakları ve üreme sağlığı vb”gibi önemli konularla ilgili uluslararası amaçlar belirlenmiş, politika ve programlara yer verilmiştir. Bu programlarda en önemli görev ekip anlayışı içerisinde, tüm sağlık personeline ama öncelikle ebeye verilmiştir.

    Görüldüğü üzere, toplum için temel bir hizmet sağlayan ebeler, halen 1928 tarih ve 1219 sayılı yasa ile yönetilmektedir. Bu yasa tasarısının amacı, ebelik mesleği ve hizmetlerini çağdaş ölçütlere uygun şekilde düzenlemektir.

    3. Maddenin gerekçesi: Ebelik eğitiminin lisans düzeyinde olması gerektiği gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde kabul görmüş ve yasa ya da yasa niteliğinde ki direktiflerde hükme bağlanmıştır. Ülkemizin de onay verdiği, Dünya Sağlık Örgütü Genel Kurul Tavsiye Kararları ve Münih Deklerasyonu (2000) bu konu ile ilgilidir. Halen yürürlükte olan, 1928 tarih ve 1219 sayılı yasaya göre ülkemizde ebeler sağlık okulu mezunu olarak görülmektedir. Oysa ülkemizde ebelik eğitimi 1997-98 eğitim öğretim yılında YÖK ve Sağlık Bakanlığı arasında imzalanan bir protokolle lisans düzeyinde sürdürülmektedir. Üniversitelerin bünyesinde 11 yıllık temel eğitim üzerine dört yıllık lisans eğitimi veren yüksekokulların sayısı şu anda 31’dir. İlk mezunlarını 1998-99 öğretim yılında veren yüksekokullardan her yıl yaklaşık olarak 1300 ebe yetişmektedir. Madde 3, ebeliğin lisans düzeyinde eğitimle kazanılan bir meslek olmasını sağlamak amacıyla düzenlenmiştir.

    4. Maddenin Gerekçesi: Ebeler sağlık sistemi içinde en temel görevi üstlenen sağlık personelidir fakat yaşadıkları en büyük sıkıntılardan biri, görev yetki ve sorumluklarının belirsiz olmasıdır. Madde 4’ün amacı ebelerin görevlerine açıklık getirerek yaşanan karmaşayı ortadan kaldırmaktır. 30.09.2005 tarihinde yayınlanan Avrupa Birliği Resmi gazetesine göre, Avrupa Birliği’ne üye ülkeler, ebelerin en azından aşağıdaki faaliyetleri icra edebilmelerini sağlamalıdır.

    (a) Aile planlamasına ilişkin eksiksiz bilgi vermek ve tavsiyelerde bulunmak;

    (b) Gebeliklerin teşhisi ve normal gebeliklerin izlenmesi; normal gebeliklerin gelişiminin izlenmesi için gerekli olan muayenelerin gerçekleştirilmesi;

    (c) Riskli gebeliklerin mümkün olduğu kadar erkenden teşhis edilebilmesi için gerekli muayeneleri belirlemek ya da bu konuda tavsiyelerde bulunmak;

    (d) Hijyen ve beslenmeye ilişkin tavsiyelerde bulunmak da dahil olmak üzere ebeveynliğe hazırlığa ve çocuğun doğumuna tam olarak hazırlanmaya yönelik programların temin edilmesi;

    (e) Çalışma hayatında anneye bakım ve yardım sağlama ve minimum klinik ve teknik araçlar yardımı ile rahim içinde fetüsün durumunu izleme;

    (I) Gerektiğinde epizyotomi ve acil durumlarda makat doğum da dahil olmak üzere, gerekli uygulamaları gerçekleştirme;

    (g) Bebeğin annesinde görülen ve doktora başvurmayı ve uygun durumlarda doktora yardımcı olmayı gerektiren uyarı işaretlerini tanıma: doktorun olmadığı durumlarda gerekil acil durum tedbirlerini alma, özellikle plasentanın elle çıkarılması ve ardından uterusıın elle muayenesi;

    (h) Yenidoğan bebeğin muayenesini ve bakımını gerçekleştirmek; ihtiyaç durumunda gerekli tüm girişimleri gerçekleştirmek ve gerektiğinde derhal resüsitasyon gerçekleştirmek;

    (i) Doğum sonrası dönemde anneye bakım sağlamak ve anneyi izlemek, anneyi yenidoğan bebeğin optimum düzeyde gelişimini sağlayabilecek konuma getirmek için ona gerekli tüm tavsiyeleri vermek;

    Ebelik bakımı; koruyucu önlemleri, anne ve bebekte anormal durumları saptamayı, tıbbi bakımda yardımda bulunmayı ve gerektiğinde acil yardım önlemlerinin alınmasını kapsar. Ayrıca çalışma alanları göz önünde bulundurulduğunda özellikle, AÇSAP konuları ağırlıklı olmak üzere yaşam boyu kadın sağlığının temel izleyicisi olarak ebelerin görev yaptığını görmekteyiz. Ebenin, sadece kadınlara değil aileye ve topluma da sağlık eğitimi verme ve danışmanlık yapma gibi önemli bir sorumluluğu da vardır. Anne–babalığa hazırlık amacıyla verilen doğum öncesi eğitimden, jinekoloji, aile planlaması ve çocuk bakımına kadar uzanan sorumluluklar da ebenin görevleri içinde yer alır.

    5. Maddenin Gerekçesi: Ebelik mesleğini kimlerin icra edebileceğine açıklık getirmek amacı ile düzenlenmiştir. Ülkemizde kimi zaman ebelere ait alanlarda, hemşireler ve hatta acil tıp teknisyenler çalıştırılmaktadır. Ebelik ve hemşirelik mesleği birbirine yakın meslek grupları olsa da, müfredatları birbirinden farklıdır. Ebenin çalışma alanlarında doğum ve kadın hastalıkları alanında uzmanlaşmamış hemşirenin çalışması –ki ülkemizde bu uzmanlık lisans üstü eğitim programlarıyla olmaktadır -, riski ve buna bağlı olarak da maliyeti artırır. Özellikle acil tıp teknisyenlerinin müfredatları, ebelik eğitimi ile kıyaslandığında, hastalar için ciddi risk doğuracak kadar yetersiz ve eksiktir. Bu madde ile sağlık hizmeti sunum sistemi güvence altına alınmaktadır.

    6. Maddenin Gerekçesi: Ebelik, çağlar boyunca toplumlar içinde saygın bir yer edinmiş, içinde bilim ve sanatı da barındıran profesyonel bir meslektir. Bu durum, ebelikte lisansüstü eğitimin gerekliliğini ortaya koymaktadır. Ülkemizde ebelikte yüksek lisans programları açılmaya başlamıştır. Ebelik eğitiminin lisans düzeyine çekilmesi ile birlikte yüksek lisans programlarının sayısı artacak, ebelikte doktora programları açılmaya başlanacaktır. Bu madde ile, ebelikte yüksek lisans ve doktora yaparak uzmanlaşanların, özlük hakları ve çalışma alanlarındaki pozisyonları koruma altına alınmıştır.

    7. Maddenin Gerekçesi: Bir ülkenin gelişmişlik düzeyini belirleyen temel göstergelerden biri anne ve çocuk sakatlık ve ölümlülük oranlarıdır. Temel hedefi bu oranları azaltmak olan ebeler, ağırlıklı olarak I. Basamak sağlık hizmetleri içinde, ev ziyaretleri yaparak özveri ile çalışır. Çoğu zaman çalışma alanında tek sağlık personeli olarak hizmet veren ebe, özellikle ülkemizin kırsal bölgelerinde gebeye bakım ve izlem yapan tek sağlık personelidir. Gebelik kadın için her ne kadar normal yaşam süreçlerinden biri olsa da, sağlık ve hastalık çizgisini birbirine yaklaştıran ve içinde pek çok riski barındırabilen bir süreçtir. Riskli gebeliklerin mümkün olduğu kadar erkenden teşhis edilebilmesi, gebe ve fetüs için hayati önem taşımaktadır. Avrupa Birliği’nin ebelik mesleği için belirlediği direktiflerden biri, riskli gebeliklerin erken teşhisi için gerekli muayeneleri ebelerin belirlemesi ya da tavsiye etmesidir. Ayrıca normal gebeliklerin gelişiminin izlenmesi için gerekli olan muayenelerin gerçekleştirilmesi ve minimum klinik ve teknik araçlar yardımı ile rahim içinde fetüsün durumunu izleme de bu direktiflerin içinde yer alır. Ülkemizin kırsal bölgelerinde gebeyi tek başına izleyen bir sağlık personeli olarak ebelerin, gebe için gerekli tetkikleri reçete edebilmesi ve araç gereçleri kullanabilmesi gerekir. Ayrıca, ülkemizin şartları düşünüldüğünde; gebe ve fetüs sağlığının yükseltilmesi için gerekli olan folik asit, demir preparatları ve gebelik yakınmalarına yönelik bazı temel ilaçları, ebelerin reçete edebilmeleri, gebeliğin sağlıklı bir şekilde sürdürülmesine yardımcı olacaktır.

    8. Maddenin Gerekçesi: RİA uygulaması, Neonatal Resusitasyon (NRP), ebeveynliğe hazırlık kursları gibi özellik arz eden bazı alanlarda, ebelerin yetki belgesi alarak çalışmaları, hizmette kalite ve güvenliğin artmasını sağlayacaktır.

    9. Maddenin Gerekçesi: Ebelerin temel sorunlarından biri, çalıştıkları kurum ve kuruluşlarda yönetim görevlerine hemşirelerin atanması, ebelerin bu alanlarda görev alamamasıdır. Bu sorun, halen yürürlükte olan yasada ebelerin sağlık meslek okulu mezunu, olarak görülmelerinden kaynaklanmaktadır. Oysa ebelik eğitimi, dünyanın pek çok ülkesinde ve Avrupa Birliği ülkelerinde olduğu gibi 1997-98 öğretim yılında YÖK ve Sağlık Bakanlığı arasında imzalanan bir protokolle lisans düzeyine çıkarılmıştır. Ayrıca bu yasa tasarısının yürürlüğe girdiği tarihten itibaren, ebelik eğitiminin lisans düzeyinde olması güvence altına alınmaktadır. Bu durumda ebelerin çalıştığı kurum ve kuruluşlarda benzer eğitimden geçen hemşirelerin yönetici olmaları, ebelik mesleği için olumsuz bir durumdur ve ebelerin otonomisine zarar vermektedir. Bu madde ile ebelik mesleğinin otonomisi koruma altına alınmıştır.

    10. Maddenin gerekçesi: Yasanın yürürlüğe girme koşulunu belirtmektedir.

    11. Maddenin Gerekçesi: Kanun hükümlerinin Bakanlar Kurulu tarafından yürütüleceğini hükme bağlamaktadır.

    Geçici Madde: Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce ebe ünvanı almış olanlarla, bu ünvanı almak üzere ilgili okullarda okuyan öğrencilerin kazanılmış haklarını korumak üzere düzenlenmiştir.

    Kaynak: turkebelerdernegi
     



Sayfayı Paylaş