Dünya Kadınlar Günü Şiirleri

Konusu 'Karışık Şiirler' forumundadır ve EjjeNNa tarafından 11 Ocak 2016 başlatılmıştır.

  1. EjjeNNa Administrator


    Dünya Kadınlar Günü Şiir

    Bugün Dünya Kadınlar günü.
    Unutulmamalı dünü,bugünü.
    Sevgi ve şefkat gösterelim.
    Koruyalım geleceğin küçüğünü.

    Türk kadını çalışır,emekçidir.
    Yalanları hiç olmaz gerçekçidir.
    Her zaman kıymet bilinmeli.
    Bugün Dünya Kadınlar günüdür.

    Kadınlar çileyi çok çeker.
    Gönüllere sevgi tohumları eker.
    Dilleri bal,pekmez sanki şeker.
    Bugün Dünya Kadınlar günüdür.

    Kavgaya hayır,istemezler eziyet.
    Hiç birinde yok ne kin,ne kötü niyet.
    Her birinde var pek çok büyük marifet.
    Bugün dünya kadınlar günüdür.


    KADIN

    Kimi der ki kadın
    uzun kış gecelerinde
    yatmak içindir.
    Kimi der ki kadın yeşil bir
    Harman yerinde dokuz zilli
    Köçek gibi oynatmak içindir.
    Kimi der ki ayalimdir.
    Boynumda taşıdığım vebalimdir.
    Kimi der ki hamur yoğuran.
    Ne o, ne bu, ne döşek, ne köçek, ne ayal, ne vebal.
    O benim kollarım, bacaklarım.
    Yavrum, annem, karım, kız kardeşim hayat arkadaşımdır.

    Nazım HİKMET


    BİR KADIN

    Bir kadın cocuktur aslında.
    Cocuk gibi davranmayı sever.
    Erkegin kendisine bir cocuga gösterdigi sefkati göstermesini de ister.
    Bir cocugu oksar gibi incitmekten korkarak oksamalidir erkek kadını..
    Ama her kadın cocukca da olsa dinlenilmesini, dikkate alinmasini ister.
    Yani bir kadının cocukluk yapmasina izin vereceksiniz,
    ama asla onu bir cocuk olarak görmeyeceksiniz.

    Bir kadın güçlüdür aslında.
    Hatta erkeklerden çok daha güçlüdür.
    Ama bu gücünü her zaman ortaya koymasini sevmez.
    Ister ki erkegin gücü kendisine huzur versin.
    Kendi kendine yapabilecegi seyleri bile erkegin yapmasini bekler.
    Böylece hem daha kadın oldugunu hissedecektir hem de
    erkeginin ne kadar güçlü oldugunu görecektir.
    Ancak kadın gücünü göstermek istediginde onu engelleyemezsiniz.
    Yapmak istedigi bir sey varsa mutlaka yapar.

    Bir kadın sevgilidir aslında.
    Içinde her zaman sevgiyi tasir.
    Sevdiklerinden kolay kolay ayrılamaz.

    Sevdiklerini kolay kolay kıramaz.
    Zor sever ama tam sever.
    Bir kadının tam anlamıyla sevebilmesi için
    yüreginin kabul ettigini beyninin de kabul etmesi gerekir.
    Ve sevmezse de onu asla sevmeye zorlayamazsınız.
    Belki kolayca yüregine girebilirsiniz.
    Ancak beyninde yer etmemisseniz her an terk edilebilirsiniz.

    Bir kadın yalnızdır aslında.
    Hiçbir zaman kadını bütünüyle elde edemezsiniz.
    Kendisine ait bir dünyasi vardir ve orada hep yalnızdır.
    O dünyaya kimsenin girmesine izin vermez.
    Hiçbir anahtar o dünyanin kapısını açamaz.
    Yalnızlık onun sıgınagıdır.
    O sıgınaga ne zaman girecegine, ne kadar kalacagina hep kendisi karar verir.
    Sıgınaktayken oradan çikmaya zorlarsaniz onu sonsuza dek kaybedebilirsiniz

    Bir kadın bilgindir aslında.
    Neler yapabilecegini erkek akli hayal bile edemez.
    Yaratıcılıgının sınırı yoktur.
    Ama bunu ortaya çıkartmak için hayatının erkegini bekler.
    Hoyratça harcamaz yaratıcılıgını sadece erkegine saklar.
    Bir kadının gerçek erkegi olmayi basarabilmisseniz çok sanslisiniz demektir.
    Çünkü yasamınız asla sıradan olmayacaktır.

    Bir kadın hayattır aslında.
    Çünkü hayatın içinde olan her sey ancak kadınlar oldugunda anlam kazanıyor.
    Yemek yemek, su içmek bile.
    Bir kadının elinden içtiginiz suyla kendi kendinize bardagi doldurup
    içtiginiz su arasindaki lezzet farkını anlayabiliyor musunuz?
    Anlıyorsanız ne mutlu size. Anlamıyorsanız, ne yazik ki yasamıyorsunuz.

    CAN DÜNDAR


    VE KADINLAR


    Ve kadınlar,
    bizim kadınlarımız:
    korkunç ve mübarek elleri,
    ince, küçük çeneleri, kocaman gözleriyle
    anamız, avradımız, yarimiz
    ve sanki hiç yaşamamış gibi ölen
    ve soframızdaki yeri
    öküzümüzden sonra gelen
    ve dağlara kaçırıp uğrunda hapis yattığımız
    ve ekinde, tütünde, odunda ve pazardaki
    ve karasabana koşulan
    ve ağıllarda
    ışıltısında yere saplı bıçakların
    oynak, ağır kalçaları ve zilleriyle bizim olan
    kadınlar,
    bizim kadınlarımız..

    Nazım HİKMET


    Kadının tarifi nedir?


    Bu konu hayatım boyunca aklımı kurcalamıştır..
    Kimdir kadın,nasıl biridir,ne düşünür,ne yer,ne içer,duyguları varmıdır?

    Kadının tarifi herkeze göre değişiktir şüphesiz...
    Kadının adı her gönülde başka başkadır...
    Bir de benim tarifimi okuyun bakalım...

    Sabah ezanıyla kalkandır kadın...
    İbadetini yapan,mutluluk dileyendir Tanrıdan...
    Be soba tutuşturandır çalı çırpıyla,odunla değil ha!..
    Su ısıtan,ineğin yemini hazırlayan,ve ahırı temizleyendir...
    Kahvaltıyı hazırlayandır,çocukların karnını doyurup okula,eşini de balığa veye kahveye gönderendir...
    Evini toparlayan,temizleyendir...Yemek pişiren,bulaşık yıkayandır...
    Dik yamaçlarda toprağı bilek gücüyle kazıyandır,ürün yetiştirendir...
    Yetiştirdiği ürünü toplayan,sırtında speti ile pazara taşıyan,pazarlıyan ve kazandığı para ile evin kuru gıda ihtiyacını temin edip getirendir..
    Tütün gibi,yetiştirilmesi çok zor bir ürünü,tek başına,tam 14 ayda yetiştiren,sonra da satarak evin gelirini sağlayandır...
    Dik yamaçlarda çalı çırpı toplayan,ağaç budayan ve de bunu SIRTINDA evine taşıyandır kışlık yakacak için...
    Denize sürüklenen odun parçalarını,soğukta olsa su,yılmadan,usanmadan toplayandır...
    Çocuklarına annelik,kocasına eşlik yapandır...
    Eşinin yük taşımasını kendisine hakaret sayandır...
    O masal anlatandır...
    Esirgeyendir...
    Koruyandır...
    O anamdır


    ANACIĞIM


    Nasıl hatırlamam anacığım nasıl?
    Kaç geceler bana ninni söylerdi,
    Hasta olunca oydu başucumda bekleyen,
    Biraz yorulmayayım, üzülmeyeyim, hemen
    Alır kucağına okşardı, saçlarımı öperdi.

    Nasıl hatırlamam anacığım nasıl?
    Uzun kış geceleri masal masaldı.
    Güzel çoban kızları, iyi kalpli sultanlar,
    Bir suyun akışı gibi geçip gitti zamanlar
    Şimdi ne o dünkü çocuk, ne de o masal kaldı.

    Nasıl hatırlamam anacığım nasıl?
    Yıkayan oydu mürekkep lekeli parmaklarımı.
    Akşam biraz geciksem yollara düşerdi .
    Sokağa çıkarken «Yavrucuğum üşütme» derdi.
    Hemen bir kazak örerdi biraz boş kaldı mı.

    Nasıl hatırlamam anacığım nasıl?
    Bilirim yine kalbinde yerim anacığım.
    Selam sana Kadınlar Günü İstanbul’dan.
    Yeni dönmüşçesine bir akşam okuldan,
    Vefalı ellerinden öperim anacığım.

    Ümit Yaşar OĞUZCAN


    KADINLAR GÜNÜ


    Bugün kadınlar günü,
    Koşalım Çağlayan'a .
    Çağlayan nehir gibi,
    Coşalım Çağlayan'a.

    Elimizde bayrağımızla,
    Dilimizde marşlarımızla,
    Eşimizle, çocuğumuzla,
    Koşalım Çağlayan'a.

    Toplumumuzu germeyelim,
    Buna mahal vermeyelim,
    Dinci, laik el ele,
    Koşalım Çağlayan'a.

    Hakkımızı arayalım,
    Cehalete karşı duralım,
    Bugün özgür olalım,
    Koşalım Çağlayan'a.

    Herkes bizi dimdik görsün,
    Özgürlüğümüz daim olsun,
    Dünya kadınları örnek alsın,
    Koşalım Çağlayan'a.

    Üzerimizde oyunlar oynanmasın,
    Çarçaf,türban kalmasın,
    Kimse kimseyi kırmasın,
    Koşalım Çağlayan'a.

    Çalışma hayatına katılalım,
    Ekonomik özgürlüğümüzü alalım,
    Atatürk'e layık olalım,
    Koşalım Çağlayan'a.

    Cahil, aciz kalmasın diye,
    Bu oyunlar sürmesin diye,
    Çatışmalar olmasın diye,
    Koşalım Çağlayan'a.

    Fatma Biber
     



Sayfayı Paylaş