Dünya İle İlgili Şiirler

Konusu 'İle İlgili Şiirler' forumundadır ve oguzturk tarafından 27 Aralık 2015 başlatılmıştır.

  1. oguzturk Administrator Staff Member


    Dünya. Şiiri

    Bir garip küresin sen
    İçinde neler neler
    Bir araya toplanmış
    Deliler divaneler

    Çeşit çeşit duygular
    Çeşit çeşit insanlar
    Çeşit çeşit öyküler
    Ve daha neler neler

    Kümi ağlar-güler kimi
    Kimi sever-sevmez kimi
    Kimi gelir-gider kimi
    Dünya

    Kümi ölür-doğar kimi
    Kimi arar-bulur kimi
    Kimi yazar-yakar kimi
    Dünya

    Hem anlamam
    Hem severim seni
    Dünya

    Ne ateşler söndürür,
    Ne ateşler yakarsın
    Her akşam sildiğini,
    Yeni baştan yazarsın (Dünya)

    Bir boşluğun içinde
    Durmadan dönüyoruz
    Bir çığ gibi döndükçe
    Yaşam büyütüyoruz (Dünya)

    Kimi susar-susmaz kimi
    Kimi bilir-bilmez kimi
    Kimi verir-vermez kimi
    Dünya

    Kimi duyar-duymaz kimi
    Kimi alır-almaz kimi
    Kimi kalır-kalmaz kimi
    Dünya

    İlhan İrem


    Dünya, dünya

    Dünya, dünya, dünya, dünya,
    Sen atlısın, benim yaya,

    Sen bir hansın, ben bir yolcu,
    Ben av oldum, sensin avcı,
    Sanma ki olmam davacı,

    Dünya, dünya, dünya, dünya,
    Sen atlısın, benim yaya,

    Sen durmadan dönüyorsun,
    Ölüme gönderiyorsun,
    Bilmem kimi seviyorsun,

    Dünya, dünya, dünya, dünya,
    Sen atlısın, benim yaya,

    Yaptığın sana da kalmaz,
    Her şey ölür, Allah ölmez,
    Kim demiş ki ateş sönmez,

    Dünya, dünya, dünya, dünya,
    Sen atlısın, benim yaya,

    İçin başka, dışın başka,
    Bir gün sende dersin keşke,
    Benim gibi düşsen aşka,

    Dünya, dünya, dünya, dünya,
    Sen atlısın, benim yaya,

    Sinan Karakaş


    Bu Dünya

    Dinleyin ağalar tarif edeyim
    Fani değimlidir yani bu dünya
    Bir kapısız hane kimseler bilmez
    Gün be gün artırır şanı bu dünya

    Adem Havva evvel dadına yetti
    Nice yüzyıl anlar ömür sarfetti
    Encamı anlarda dünyadan gitti
    Havva'dan ayırdı anı bu dünya

    Adem Havva buna şaşıben kaldı
    Bak iki kardaşa ne fitne saldı
    Habil'in muradın elinden aldı
    Kabil'e ettirdi kanı bu dünya

    Kabil'i mest edip attı bir taşı
    O taşa rast geldi Habil'in başı
    Habil koydu gitti kavim kardaşı
    Ondan bilindiki fani bu dünya

    Adem Peygamber'den Nuh'a varınca
    İnsanlar kaynadı misli karınca
    Abadı hoş görür kendi karınca
    Harap etti o mekanı bu dünya

    Orda gitti insanların hayası
    Nuh'a bakmadılar oldular asi
    Suya gark eyledi o kadar nası
    Anda oldu Nuh Tufanı bu dünya

    Hep su aldı kara yerin yüzünü
    Deresini tepesini düzünü
    Kimisinin hak kurtardı özünü
    Andan artıp oldu sani bu dünya

    Bu dünyaya gelen elbette gider
    Hanidir yüz yirmi dört bin peygamber
    Hani Şah-ı Alem Sahib-i Mimber
    Netti o Şah-ı Cihan'ı bu dünya

    İnanma dünyaya uyandır dili
    Hani Hak arslanı o gerçek veli
    Sahibi Zülfükar Hazreti Ali
    Nitti o Şah-ı Merdan'ı bu dünya

    Hani nitti nida eden Bilal'ı
    Hani Peygamberin dokuz helali
    Hazreti Fatıma kaşı hilali
    Nitti o Mah-ı tabanı bu dünya

    Bu dünyadan asla vefa ummu sen
    İnanma ki kimse kala sağ esen
    Hazreti Hüseyin Hazreti Hasan
    Nitti ol iki civanı bu dünya

    Her kimi sorarsan toprakta ara
    Nicesi yüzünü vermiştir yara
    Çaresiz ölüme bulmuştu çare
    Acep nitti o Lokman'ı bu dünya

    Bir nazar et yalancı meydana bak
    Cennet yapan şeddad-ı şeytana bak
    Kaftan kafa hükmeden sultana bak
    Yemedi mi Süleyman'ı bu dünya

    Kimi yağa bala indirmez başı
    Kimisine vermez doyunca aşı
    Kimisi beğenmez kutnu kumaşı
    Kimine vermez keteni bu dünya

    Bu dünya fanidir kalmaz selamet
    Bir gün kıyametten gelir alamet
    Teccal çıkar dünya olur melamet
    Gösterir ahır zamanı bu dünya

    İsa iner teccallarla cenk eder
    Bu cihanı teccallara teng eder
    Tevahu fitnesi aradan gider
    Kırk yıl İsa'nın mihmanı bu dünya

    İsa gidip dünya halı kalınca
    Cümle alem ayşınuşa dalınca
    Emredip İsrafil suru çalınca
    Dağıtır taht-ı divanı bu dünya

    İsrafil bir kere surunu vurdu
    Künfe yükün emri aleme erdi
    Nice yüzyıl bir insanı gördü
    Ne bir kuşu ne insanı bu dünya

    O zamanda alam giyer hep kara
    Kalmaz al üstünde bir kitap kara
    Ay gün her taraftan olur kapkara
    Harap görür asumanı bu dünya

    Hak-taala evrakları saçanda
    Herkes cihed bulup gözün açanda
    HIFZI der ki biz mahşere göçende
    Orda teslim eder canı bu dünya

    Kağızmanlı Hıfzî


    Neyleyim Dünya Malını

    Hü dedem çağırdım gerçek erlere
    Pirim var n'eyleyim dünya malını
    Çünkü varacağım kara yerlerdir
    Ölüm var n'eyleyim dünya malını

    Hazreti Ali'yi gördüm batında
    Zülfikar elinde Düldül altında
    Erenler yanında pirler katında
    Malım var n'eyleyim dünya malını

    Gönlümü gönderdim dünya dolaşa
    Gökten kısmet yağıp kullar üleşe
    Pirim Ali ile Hakk'a ulaşa
    Ali'm var n'eyleyim dünya malını

    Gönlümü gönderdim neye erecek
    Gönül ile güzel Hakk'ı bulacak
    Hakk'ın divanına doğru varacak
    Yolum var n'eyleyim dünya malını

    Pir Sultan Abdal'ım biçare fakir
    Mümin bahçesinde bülbüller şakır
    Muhammet Ali'nin alnında balkır
    Nurum var n'eyleyim dünya malını

    Pir Sultan Abdal


    Yürü Bre Yalan Dünya

    Yürü bre yalan dünya
    Yalan dünya değil misin
    Hasan ile Hüseyin'i
    Alan dünya değil misin

    Ali bindi Düldül ata
    Can dayanmaz bu firkata
    Boz Kurt ile kıyamete
    Kalan dünya değil misin

    Tanrı'nın Arslan'ın alan
    Düldül'ü dağlara salan
    Yedi kere ıssız kalan
    Kalan dünya değil misin

    Bak şu kışa, bak şu güze
    Ciğer kebap oldu köze
    Muhammed'i bir top beze
    Saran dünya değil misin

    Pir Sultan'ım ne yatarsın
    Kurmuş çarkını dönersin
    Ne konarsın. ne göçersin
    Kalan dünya değil misin

    Pir Sultan Abdal
     



Sayfayı Paylaş