Dünya Çiftçiler Günü Şiirleri Dünya Çiftçiler Günü İle İlgili Şiirler

Konusu 'İle İlgili Şiirler' forumundadır ve oguzturk tarafından 4 Aralık 2015 başlatılmıştır.

  1. oguzturk Administrator Staff Member


    Çiftçiler

    Dinle çiftçilerin garip halini
    İlkbaharda çifte başlar çiftçiler
    Hiçbir zaman işten çekmez elini
    Durmaz yıl on iki ay, işler çiftçiler

    Ölçer tohumunu, koyar sekleme
    El gitti der oğluna, haydi bekleme
    Tarlası herk ise, ya ikileme
    Tohumu toprağa aşlar çiftçiler

    Evvel buğday eker, sonra arpayı
    Her gün gazla saçar kuşların payı
    Tarlada görürse kuşu, kargayı
    Döner sapanınan taşlar çiftçiler

    Tohumunu kurtarır, bekler yağmuru
    Gider, gelir, bakar, tarlası kuru
    Yağmur geç yağarsa, yüzün azdırı
    Bekler bulutlardan yaşlar çiftçiler

    Yağmur bol olursa, güler yüzleri
    Bakar göğ ekini görür bizleri
    Çayır çimen bürüyünce dizleri
    Öküzün boyunu hoşlar çiftçiler

    Kimi pulluk koşar, kimi makine
    Kimi eski çifti kullanır yine
    Bol bol gözü doymayınca ekine
    Şaşar, nideceğim nişler çiftçiler

    Ekin firik, ığış ığış yellenir
    Bıldırcınlar arasında dillenir
    Gelinler al giyer, kızlar sallanır
    Bulur ırgatların çiftler çiftçiler

    Aşık Veysel ŞATIROĞLU


    Harmanda

    Yavaş yavaş kurur terim,
    Karşımda harmanlarım yığılı,
    Açık bağrımda günün huzuru,
    Kavruk yüzümle gülümserim

    Siz de duyar mısınız bu zevki?
    Dağların gölgesi bu tarafa düşünce,
    Sanırım yalnız çalışanlara vergi
    Temmuz akşamlarının şiiri

    Talip APAYDIN


    Hasan Dayı


    Hasan dayı çapasını
    Tarlalarda unuturdu
    Çanağını lapasını
    Çapkın rüzgar soğuturdu

    Hasan dayı koşamazdı
    Dizlerinde derman azdı
    Çocuklar da pek haylazdı
    Sataşmadan duramazdı

    Hasan dalı aksakallı
    Bir dedeydi, beli şallı
    Sözü tatlı… Çalışkandı
    Güneşlerde yüzü yandı

    Geldi çattı sisli günler
    Bağ bahçenin rengi soldu
    Geçti gitti sıcak günler
    Hasan dayı hasta oldu

    Pencerenin ta dibinde
    Afacanlar bağırırdı
    - Yapma Hasan dayı! İn de
    Kapı, duvar hep sağırdı

    Hasan dayı kulübede
    Allah’ına can vermede
    Hacı nine ağlıyordu
    Kara yazma bağlıyordu

    Afacanlar alay sandı
    Kahkahalar sedalandı
    Şaka etme Hasan dayı
    Kim sürecek bu tarlayı?

    İmam, muhtar, köylü geldi
    Hıçkırıklar yürek deldi
    Okudular Elham, Yasin
    Hep dediler: Amin, amin

    Hasan dayı toprak oldu
    Koyun, kuzu, keçi, oğlak
    “Me, me!” diye ağlayarak
    Mezarından otlar oldu

    Ruşen Eşrefe ÜNAYDIN
     



Sayfayı Paylaş