Dudak Estetiği, Dudak Kalınlaştırma İnceltme

Konusu 'Sağlık-Genel' forumundadır ve elif tarafından 3 Şubat 2010 başlatılmıştır.

  1. elif Moderator


    Dudak Estetiği, Dudak Kalınlaştırma İnceltme
    Dudaklar, yüzün tam ortasında bulunması nedeniyle burun gibi fizik görünüm açısından çok dikkati çeken yapılardır. Bu nedenle eski yıllardan beri diri ve dolgun dudaklar güzelliğin, çekiciliğin ve gençliğin göstergesi olarak kabul edilmiştir. Dudak estetiği dudakların daha güzel görünmesi için yapılan estetik girişimleri kapsar.

    Özellikle yüz güzelliği kavramında dudak önemli bir yere sahiptir. Dudak güzelliği yüz görüntüsünün daha güzel ve çekici olmasını sağlar. Dudakların kalın ve dolgun olması gençliğin göstergesi iken, incelmiş ve kenarlarında kırışıklıklar olan dudaklar yaşlılığın ifadesi olabilir. Dudak pembe kısımlarının ince olması bazen genetik olarak doğuştan ortaya çıkar, bazen de yaşlanmaya bağlı olarak dokuların incelmesi sonucunda oluşabilir. Genellikle dudak yaşlanması yüz yaşlanmasına paralel olarak ilerlemektedir. Dudakların görünümünde çene yapısı, burun ve dişler önemli yer tutar. Dudakların yerleşimi dışında dudağın boyu, genişliği, alt ve üst dudak kalınlıkları, gülme durumunda dişlerin ne kadar görüldüğü de operasyon planı açısından önemlidir. Alt dudak, üst dudaktan daha dolgun olmalı, gülerken diş etleri görünmemelidir. Dudaklar, burun ucundan çene ucuna çizilen hayali çizginin gerisinde kalmalıdır. Bu hattın önünde yer alan abartılı dudaklar estetik bir görüntü vermeyecektir. Dudak estetiği, dudakları genetik olarak ince olanlar, dudakları zamanla yaşlanmaya bağlı doku kaybı sonucu incelenler, dudakları normal görünümde olup da daha kalın ve dolgun dudaklarla daha genç, daha güzel ve daha çekici olmak isteyenlere uygulanmaktadır. Bunun dışında birde dudakta normalden fazla kalınlık olması durumunda da inceltme ya da küçültme şeklinde dudak estetiği yapılabilir.

    Dudak kalınlaştırma amacıyla yapılan dudak estetiği girişimleri iki ana gurupta toplanabilir. Bunlardan birincisi geçici olarak yapılanlar, ikincisi kalıcı olarak yapılanlardır. Geçici olarak yapılan dudak estetiği girişimleri arasında dolgu maddeleri ve yağ enjeksiyonu sayılabilir. Kalıcı olarak yapılan dudak estetiği girişimleri arasında ise, dermofet yağ-deri greftleri, ve suni maddelerle yapılan dolgular sayılabilir.

    Dolgu maddeleri konusunda ayrıntılı bilgileri dolgu maddeleri sayfamda bulabilirsiniz. Bunlar en zararsız yöntemlerdir ancak etkisi 6-12 ay sürer. Orijinal dolgu maddesi kullanıldığında allerjik reaksiyon ya da başka riski yoktur. Süre sonunda madde tamamen erir ve kaybolur. Yağ enjeksiyonları da geçici yöntemler arasındadır çünkü değişen oranlarda enjekte edilen yağ erir. Bu oran % 100 e kadar ulaşabilir yani tamamı eriyebilir. Bunun için işlemin tekrarlanması gerekir. İki üç seanstan sonra % 30-40 kadarı kalıcı hale gelebilir. Ayrıca yağ erirken kalan yağ hücreleri dudaklarda asimetriye neden olabilir bunu düzeltmek için tekrar yağ enjeksiyonu gerekir. Dermis ve fasya greftleri daha az erime gösteren ve kalıcılığı daha uzun olan dokulardır. Ancak bu greftlerin alındığı bölgede bir miktar iz kalır, ya da eğer varsa daha öneki bir iz yerinden alınabilir. Yağ greftinde iz söz konusu değildir. Dermis ya da dermofet grefti göbek altı bölgesindeki deriden yada varsa apandisit ameliyatı izi gibi bir yara skarından hazırlanabilir. Derinin üsteki hücre kısmı soyulur, alttaki kollajen ihtiva eden dermis tabakası eliptik bir şerit şeklinde hazırlanır. Bu dermis şeriti ağız içinde iki yandan yapılan küçük kesiler yoluyla hazırlanan dudak içindeki bir tünele yerleştirilerek dudak içindeki hacim artırılmış dolayısıyla dudak kalınlaştırılmış olur. Bu ameliyatlar lokal anestezi altında kolaylıkla gerçekleştirilebilir. Dudak kan dolaşımı çok olan ve kolay şişen bir bölge olduğundan ameliyat sonrası ödem ve morluklar oldukça fazla olmakla birlikte bu şişlikler genellikle 7-10 günlük bir sürede kaybolmaktadır. Morluğun daha çabuk giderilmesini sağlayan kremler kullanılabilir.

    Dudak kalınlaştırmak için bazı suni maddelerde kullanılmaktadır. Bu işlemler ameliyatsız bir yöntemdir. Bu amaçla kullanılan maddelerin en eskisi dudağa sıvı silikon enjeksiyonudur. Uygulanan hastalarda çeşitli komplikasyonlara neden olduğu için, artık Amerikan gıda ve ilaç kurumu FDA tarafından estetik dolgu maddesi olarak satılması ve direkt doku içine enjeksiyonu yasaklanmış ve kullanılmamaktadır. Dudak kalınlaştırmak amacıyla reaksiyon oluşturmayan dolgu maddeleri üretmek için son yıllarda büyük çabalar sarfedilmektedir.

    Hyaluronik asit bunlar arasında en zararsız olanıdır. Hyaluronik asit, vücut dokularındaki mevcut yapı taşlarındandır. Dudakları kalınlaştırmak amacıyla yaygın olarak kullanılmaktadır. Vücutta mevcut bir madde olduğundan hyaluronik enjeksiyonları istenmeyen bir reaksiyona neden olmaz. Ancak bu enjeksiyonun kalıcılığı ortalama 6-12 aydır ve etkisi geçince tekrarlanması gerekmektedir. Buna rağmen ucuz ve kolay bir yöntem olması nedeniyle dolgunlaştırma amaçlı yapılan dudak estetiğinde yaygın olarak kullanılan bir yöntemdir.

    Yine diğer bir suni madde olan Gortex denilen malzeme ise kalıcıdır. Dudak kenarlarından yapılan küçük kesilerden dudak içine yerleştirilir. Konulduğu şekilde kalır ve şeklini muhafaza eder. Fakat zamanla dudağı delerek dışarı çıkabilmesi en önemli dezavantajıdır. Dudak kalınlaştırmak için uygulanan diğer cerrahi yöntem grubu ise dudak mukozasını (kırmızı renkte olan bölüm) ilerleterek dudakta kalınlaşma sağlayan ameliyatlardır. En iyi ve kalıcı sonuçlar elde edilir. İyileşme 2-5 günde tamamlanır. Lokal anestezi altında yapılan basit ameliyatlardır.

    Dudak estetiği her zaman dudağı kalınlaştırmak için yapılmamaktadır. Bazen aşırı kalın olan dudakların küçültülmesi amacıyla da dudak inceltme ameliyatı yapılabilir. Kalın olan dudağın mukozasından (kırmızı renkli kısım) elips şeklindeki bir parça altındaki yağ dokularıyla birlikte çıkartılır ve uygun bir teknikle dikilir. Bu işlem lokal anestezi ile yapılır. Oluşan şişlik ve morluklar birkaç gün içinde kaybolur. Mukozada yapılan dikişlerin izleri görünür olmadığından ameliyat sonrası herhangi bir iz problemi oluşmamaktadır.
     



Sayfayı Paylaş