Dolunay ilgili şiir şiirler

Konusu 'En Güzel Şiirler' forumundadır ve SeçiL tarafından 19 Şubat 2016 başlatılmıştır.

  1. SeçiL Well-Known Member


    DOLUNAY. Şiiri

    Ay, dolunay,
    Ak yeleli dolunay.
    Semaların sevdası,
    Gecelerin rüyası,
    Ondördü, onbeşi, ziyası,
    Gönlümün hülyası,
    Derdimin devası,
    Ay, dolunay.
    Bayrağımın hilâli,
    Gök kubbenin cemali,
    Kamer, sevgili,
    Yüreğimde simgeli,
    Ay, dolunay.
    Gözümün nuru,
    Gönlüm sûruru,
    Varlığı yüce, aydınlık gece,
    Aşkıma ömür,
    Hoş bir bilmece,
    Ay, dolunay,
    Asumanın gururu,
    Mehtabın umûru,
    Dünyanın nûru.
    Göklerde özlemim,
    Bayrağımda sevgim.
    Sen nerdeysen, ben ordayım,
    Be nerdeysem, sen ordasın,
    Ay, dolunay, dolunay…


    AY DOLUNAYDI


    Önce karanlıktı her taraf
    sonra bir ay doğdu üzerime
    iki dağın arasından,
    nazlı nazlı
    yavaş yavaş
    aydınlattı ortalığı
    ay dolunaydı,
    ben derbeder.

    Saat beşi beş geçe
    on+bir
    iki kişi nöbetçi
    biri garaj biri kule
    ben mevsimi geçmiş bir lale
    sararıp solmuşum
    şafaktan birgün daha yolmuşum
    yağmaya hazır bir bulut gibi
    dertlerimle dolmuşum

    Ay aydınlıktı
    neye yarar
    şafak karanlık
    günler boynuma asılmış
    paslı gerdanlık


    DOLUNAYLA ÖPÜŞTÜM


    Hayat dik bir yokuş tırmanmam gerek
    Zorlukları yılmadan hep aşmam gerek

    Korkmadan; hep dikine hep dinginine
    Yukarı yukarı… yukarı… daha da yukarı

    Fırtınalar koptu
    Şimşekler çaktı
    Yıldırımlar düştü
    Ufacık karıncaydım
    Hiç korkmadım

    Dağların şahikalarında durdum
    Yanımda melekler
    Uçurdular mavi bulutlarda
    Dolunayla seviştim
    Yıldızlarla gülüştüm

    Erdem dolu nefesimi soludum
    Eridi buzlar.


    DOLUNAYDAYIM


    Dolunaya vurdu yüreğim
    En hayta duygulara
    Açıldı gecemin bir kapısı.
    Geceyi yuttu Ay,
    Ayak parmaklarımda oynadı
    Sular.
    Gel gitlerle sallanırken bedenim
    Korktum sensizlikten
    Kıyısında saklandım denizin.

    Bir eldi bedenimde gezinen
    Yenildim ürkekliğime.
    Dağıldı geceye damarlarımın her bir ucu
    Titredi
    Yer
    Gök…
    Sol yanıma koydum seni
    Kıyamadım kaldırmaya.
    Dolunayın ışığında
    Baktım…
    Baktım…
    Sana.
    Yoksa rüyalar mı kandırdı beni
    Anlayamadım.


    Dolunay BAKIŞLIM


    Bazen bir fırtına bazen de taşkın
    Dolunay bakışlım şimşek çakışlım
    Bedelsiz bir sevda gönülde şaşkın
    Dolunay bakışlım yürek yakışlım

    Susarak sükutu gizler yüzünde
    Hasreti kaynıyor gönül közünde
    Nur saçar bakarken iki gözünde
    Dolunay bakışlım sürme çekişlim

    Ruhunda gizlenmiş hicrân busesi
    Hançereden çıkar lahûti sesi
    Muazzez Vatan`ın necip güftesi
    Dolunay bakışlım sevda büküşlüm

    Firdevsi rüyaya mağrur bir gece
    Suskun yüreğinde sanki bilmece
    Zamanı çevirir ülküde hece
    Dolunay bakışlım şiir akışlım

    Bir asalet parlar duruşu aydır
    Sineye işlenmiş özü hilaldir
    Gittiği yol serhat ya da ikbaldir
    Dolunay bakışlım yıldız nakışlım


    DOLUNAY YÜZLÜM Şiir


    Öylesine içten, öylesine sıcak,
    Hipnoz bakışlı, can yakan
    Kömür karası gözlerine daldım…
    Bir yolunu bulup da çıkamıyorum…
    Lazer ışınlı bakışlarına kilitlendim
    Çırpınıyor, kurtulamıyorum…

    Ok gibi kirpiklerin saplandı sol yanıma
    Yaralandım gülüm, sana diyemiyorum…
    Balköpüğü sözlerinle avunuyor,
    Sana olan hasretimi bastırıyorum…

    Dolunay yüzlüm,
    Dış güzelliğini, al, al yanaklarını,
    Gül pembesi dudaklarını anlatırken,
    İç güzelliğine, o muhteşem yaratanın
    Eserine gölge düşer diye korkuyor,
    Şaheserinde kusur bulamıyorum…

    Ben ki; deli yürekli,
    Bulutlara üfleyen,
    Gölgesine posta koyan…
    Karadeniz iklimi gibi,
    Sonbahar mevsimi misali,
    Sudaki med-cezirler gibi…
    Anlık değişmelerini,
    Hindi gibi kabarmalarını
    Hoş görüyor,
    Kızıp da canına…
    Okuyamıyorum.
    Çünkü ben….!


    Dolunaylı Geceler Şiir


    Yirmi sekiz günde bir, dolunaylı her gece,
    Beni kader ağına, atan gelir aklıma.
    Gözyaşı damlasından, bir şiir verir hece.
    Esin kaynağı siman, o tan gelir aklıma.
    Sabahsız gecelerde, gelmeyen uykum gibi,
    Özlemle geçen günler; denizlerde kum gibi…
    Her gecene ışıkken, damla damla mum gibi;
    Ben hasretle erirken, yatan gelir aklıma.
    Meleklerden yas geldi, Kör Şeytan’a uyana.
    Umutlar paramparça saçılırken dört yana,
    Kıskandığım bedeni, şimdi başka bir cana;
    Beni hiç düşünmeden, katan gelir aklıma.
    Hangi güçten af gelir, aşka mezar kazana?
    Yine sitemin düşer, aşka destan yazana,
    Baharı yaşatmadın, diye erdim hazana.
    Bana sebepsiz yere, çatan gelir aklıma.
    Saçıma düşen aklar, hasret günleri saydı.
    Hicran kızıl korunu, sensiz yıllara yaydı.
    Bana damla düşmüyor, hani umut deryaydı?
    Hasretin kör kuyusu, vatan gelir aklıma.
    Bin hayalin düğümü, kavuşma rüyasının,
    Ben çektikçe uzayan, sonu gelmez yasının,
    Uçsuz bucaksız olan, bir hüzün deryasının,
    Çırpındıkça dibine, batan gelir aklıma!
    Dolunaylı geceler, zalimin nazarında,
    Bin bir acı dökülür sitem ve azarında.
    Adım:Aşka Esir’di, kaderin yazarında.
    Boynu zincirli beni esirler pazarında,
    Halkalı köle diye satan gelir aklıma!


    Kış ve Dolunay

    Küçük yerlerde
    daha kendine özgü
    kış sıkıntısı.

    Bıraksam yükselecek Dolunay
    hızla.
    Bırak, kalsın biriksin tortusu
    içime, hızla.

    Karlı tellerdeki saksağanlardan başka
    hiçbir yere uğramaz bu tren.

    Kapattım ışığı.
    Seviyorsam
    kalbim ve dolunay
    ışıtır odayı.

    Buz gibi ortalık
    saçaklardan sarkıyor soğuk.
    Nasıl güzel bir şeymiş
    şu yalnızlık


    Seni Beklerken

    Hadi ne duruyorsun…
    Ağlasana
    Yağmurlar gibi yüreğime
    Hıçkırıklara boğulsana
    Haykırsana sevdanı yankı alevleriyle
    Konsana yüreğime bir kuş misali
    Gecemin sessizliğini bozsana
     
    Son düzenleme: 20 Şubat 2016



Sayfayı Paylaş